Na jugozapadu İngiltere'de, Time Out dergisinin 2026 yılı için Büyük Britanya'nın en iyi 23 yerinden ikinci sırada yer alan Sent Majkls Maunt adası, dünyanın en güzel adalarından biri olarak kabul ediliyor.

Sent Majkls Maunt, Cornwall kıyısında yükselen bir ada ve üzerinde ortaçağ kilisesi ve şatosu bulunuyor. Ada, denizden çıkan taş yoldan ulaşılabiliyor. Bu yol sadece belirli saatlerde görünür ve geri kalan zamanlarda denizle kaplı.

Time Out dergisi adayı "masal gibi" olarak tanımlıyor ancak tarihi belki de masallardan daha ilginç.

Ada'ya ulaşmak için eski bir taş yoldan yürüyerek geçmeniz gerekiyor. Bu yol yaklaşık 15 dakika sürer. Ancak birkaç saat sonra aynı yol tekrar su altında kalır.

Sent Majkls Maunt resmi verilerine göre, bu yol her gün yaklaşık dört saat boyunca kullanılabilir. Bu da deniz seviyesinin yükselmesi ve düşmesiyle ilgilidir. Tam zamanlar değişir ve hava koşullarına bağlıdır.

Bu nedenle sadece belirli bir saatte adaya ulaşmak mümkün. Yanlış zamanı hesaplayanlar yolu denizle kaplı olarak bulabilirler. Yetkililer, suyun yükselmeye başladığında geçmeyi denememek konusunda uyarıda bulunuyor. Dalgalar hızlıdır, zemin kaygan ve bazı durumlarda güçlü akıntılar oluşabilir.

Ancak sadece düşük tide zamanlarında adaya ulaşmak mümkün değil. Yaz aylarında, yol su altında kaldığında küçük tekneler kullanılarak ada ziyaret edilebilir. Bu seyahat 5 ila 6 dakika sürer ve tarihi limana çıkar.

Tekneler ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında hizmet verirken kış aylarında sadece deniz seviyesi düşük olduğunda taş yoldan ulaşım mümkün olur.

Bu günlük değişim belki de adaya en büyük çekiciliğini kazandırıyor. Bir anda yürüyerek geçebilirsiniz, birkaç saat sonra aynı yerde durup arasında sizi denizle ayıran bir duvar görebilirsiniz.

Ada'daki yaşam izleri çok daha eski tarihlere dayanıyor. Ancak tarihi açıdan önemli bir dönüm noktası 12. yüzyılda gerçekleşmiştir. Norman İngiltere'nin fethi sonrası ada, ünlü Fransız manastırı Mon Sen MiÅ¡el ile bağlantılı hale geldi.

1135 yılında adanın zirvesine kilise ve manastır yapıları inşa edilmeye başlandı. Daha sonra bu dini kompleks kademeli olarak askeri bir rol de üstlendi. Günümüzdeki şatonun en eski bölümleri ortaçağ'a dayanıyor ve ada yüzyıllardır savaşların merkezinde yer almış.

1193 yılında Henri de Pomerej adayı ele geçirdi. Tarihsel kayıtlar, adamın hodo±sçular gibi giyinerek adaya girdiğini gösteriyor. Daha sonra, İngiliz İç Savaşı ve Fransız-İngiliz Savaşları sırasında da önemli bir rol oynadı.

Şatonun kilise kulesinden ateşlenen sinyal lambaları, Fransa'dan gelen olası ordu hareketlerini İngiltere'ye bildiren önemli bir araçtı.

Sent Majkls Maunt sadece tarihi bir anıt değil aynı zamanda hala yaşayan bir yerdir. Ada üzerinde küçük bir topluluk yaşıyor ve şato hala Sent Obin ailesine ait. Ada, Sent Obin ailesi ve Britanya'daki National Trust tarafından birlikte yönetiliyor.

National Trust, adada yıl boyunca yaklaşık 30 kişinin yaşadığını belirtiyor. Bu nedenle Sent Majkls Maunt sadece bir turist mekanı değil, aynı zamanda gerçek evler ve insanlar için de bir yaşam alanı. Zaten resmi ziyaret kuralları da bu gerçeği yansıtıyor; ada çalışma saatleri dışında kapalı tutuluyor ki sakinlerinin özel hayatlarına saygı gösterilsin.

Taş yoldan veya tekneyle adaya ulaştıktan sonra, şatoya giden yol taş ve engebeli bir patikadır. Şatonun zirvesinde 12. yüzyıldan kalma kilise ve şato bulunuyor. Teraslardan Cornwall Körfezi ve kıyı manzaraları görülebilir.

Ada ayrıca subtropikal teraslı bahçeleri, tarihi limanı, galerileri, mağazaları ve kafeyi de içeriyor. Yakınlarda bulunan South West Coast Path yürüyüş yolu da ada ziyaretini Penzans'a doğru bir yürüyüşe dönüştürebilir. National Trust, Penzans'ın Sent Majkls Maunt'tan yaklaşık üç mil uzaklıkta olduğunu belirtiyor.

Ancak birçok kişi için en büyüleyici manzara, hiçbir şeyin olmadığı anlarda ortaya çıkıyor. Cornwall kıyısında durup deniz seviyesinin düştüğünü ve suyun altında kalan taş yolun yavaşça ortaya çıktığını görmek... Ve birkaç saat sonra aynı yol tekrar denizle kaplanmasını izlemek.