Yurt dışına seyahat edenler için pasaport ve vizenin yanı sıra gidilecek ülkenin özel yasalarını bilmenin kritik önemi olduğu belirtildi. Bazı ülkelerde sınır görevlilerinin, giriş izni vermeden önce mobil telefon, dizüstü bilgisayar veya diğer elektronik cihazların içeriğini talep etme ve arama yetkisine sahip olduğu kaydedildi. Unilad tarafından aktarıldığına göre, bu tür kontrollerin nedenleri suç faaliyetlerinden şüphelenilmesinden sosyal medya profillerini kontrol etme planlarına kadar değişmekte olup, yedi ülke bu alandaki katı kurallarıyla öne çıkmaktadır. Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Rusya'ya seyahat edenlerin elektronik cihazlarında gizlilik beklememeleri gerektiğini vurguladı. Rus yetkililerin cihazlara el koyma yetkisi olduğu ve cihazlarda bulunan içerik nedeniyle kişilerin gözaltına alınabileceği aktarıldı. Bu yasaların uygulanmasının öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı (CBSA), Gümrük Yasası kapsamında elektronik cihazları kontrol etme yetkisine sahiptir. Görevlilerin bu tür kontroller için mahkeme kararına ihtiyacı olmadığı ve yolcuların istenmesi halinde parolalarını vermek zorunda olduğu bildirildi. Ancak bu tür bir talebin, yasa dışı eşya ithalatı şüphesi veya yolcunun kimliğiyle ilgili şüpheler gibi sınır yasalarının ihlal edildiğine dair göstergeler veya şüpheler varsa mümkün olduğu kaydedildi. Avustralya'da da sınır personelinin elektronik cihazları arama yetkisine sahip olduğu açıklandı. Yolcular cihazlarını açmayı reddedebilse de, görevlilerin cihazlara yine de el koyup arama yapabileceği vurgulandı. Avustralya makamları, iş birliği yapmayı reddetmenin gözaltına alınmaya ve durumun tırmanmasına yol açabileceğini, özellikle de cihazın suç delili içerdiğinden şüpheleniliyorsa bu durumun daha da ağırlaşacağını belirtti. Yeni Zelanda'da aramalar nadir olsa da, görevlilerin telefon ve dizüstü bilgisayar gibi cihazları arama hakkına sahip olduğu bildirildi. Bu talebi yapmak için yasa dışı bir şeyin meydana geldiğine dair makul şüpheleri olması gerektiği kaydedildi. Böyle bir şüphe durumunda, yolculardan parolalarını açıklamaları istenebileceği aktarıldı. Reddetmenin, yaklaşık 2.479 Euro'ya denk gelen 5.000 Yeni Zelanda Doları'na kadar para cezasına yol açabileceği belirtildi. ABD'nin Hong Kong ve Makao Başkonsoloslukları, Mart 2026'da polisin yolculardan sadece parola değil, aynı zamanda cihazları deşifre etme anahtarları da talep edebileceğini vurguladı. Güncellenmiş Ulusal Güvenlik Yasası kurallarına göre, reddetmenin suç teşkil ettiği belirtildi. Bu kuralın sadece nihai varış yeri Hong Kong olanlar için değil, Hong Kong Uluslararası Havalimanı üzerinden seyahat eden tüm transit yolcuları da kapsadığı kaydedildi. Ulusal güvenliğe yönelik bir tehdit şüphesi durumunda, yetkililerin yetkilerinin daha da genişlediği açıklandı. Anakara Çin için ise daha az somut bilgi bulunduğu ve yasaların bölgeden bölgeye değişebileceği aktarıldı. Ancak yetkililerin elektronik cihazları arama yetkisine sahip olduğu ve özellikle ulusal güvenlikle ilgili endişeler varsa cihazlardaki bilgilerin kontrol edilebileceği bildirildi. Sınırda yasa uygulamasının her zaman tek tip olmadığı ve öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. Amerikan sınır görevlilerinin rutin sınır kontrolleri sırasında telefon, dizüstü bilgisayar ve kamera dahil olmak üzere cihazları mahkeme kararı olmaksızın arayabileceği belirtildi. Parola vermeyi reddetmenin suç olmamasına rağmen, cihazlara yine de el konulabileceği kaydedildi. ABD vatandaşı olunmaması durumunda ek göçmenlik zorluklarıyla karşılaşılabileceği vurgulandı. ABD'nin ayrıca sınırda sosyal medya kontrolünü uygulamayı planladığı, bunun da bir kişinin son beş yıldaki faaliyet geçmişini incelemeyi içerdiği ancak bu önlemin henüz yürürlükte olmadığı bildirildi.