Şiddetli sağanak yağışlar başladığında drenajlardan yayılan kötü kokunun dayanılmaz hale geldiği, pencerelerin açılmasının veya kokulu mumların yakılmasının sorunu çözmediği belirtildi. Sorunun kişisel değil, borulardaki hava basıncından kaynaklandığı kaydedildi. Bu rahatsız edici duruma mutfakta bulunan basit bir çözümle müdahale edilebileceği açıklandı. Yoğun yağmur yağdığında kanalizasyon şebekesinin suyla dolduğu, artan basıncın havayı daireye doğru geri ittiği aktarıldı. Bu havanın borulardan gelen hoş olmayan kokuları ve kirleticileri doğrudan banyo ve mutfağa taşıdığı vurgulandı. Sifonun ilk savunma hattını oluşturduğu, ancak kuru veya tıkalı olması durumunda işlevini tam olarak yerine getiremediği kaydedildi. Bu tür bir sorunun en yaygın nedenleri arasında, nadiren kullanılan giderlerdeki kurumuş sifonlar, birikmiş yağ, saç ve sabun artıkları, boru bağlantılarındaki hasarlı contalar ve binanın çatısında havalandırma borusu eksikliği yer aldığı belirtildi. Hoş olmayan kokunun, borularda yıllarca biriken ve çürük yumurta kokusu veren hidrojen sülfür gazı üreten bakteri tabakası olan biyo-filmin oluşmasıyla ortaya çıktığı açıklandı. Bu gazın, kötü yalıtılmış her bağlantı noktasından kolayca geçtiği vurgulandı. Yağmur sırasında oluşan nem ve sıcak havanın bakterilerin üremesini hızlandırdığı, bu nedenle kokunun daha yoğun hissedildiği kaydedildi. Evde hemen uygulanabilecek basit bir çözümün bulunduğu aktarıldı. Gidere bir fincan karbonat dökülmesi, ardından hemen bir fincan beyaz sirke eklenmesi gerektiği belirtildi. Kimyasal reaksiyonun tortuları parçalaması için yaklaşık 15 dakika beklenmesi ve daha sonra bir litre kaynar su dökülmesi gerektiği kaydedildi. Bu işlemin haftada bir kez yapılması gerektiği belirtildi. Karbonat ve sirke kombinasyonunun, boru duvarlarını mekanik olarak temizleyen köpüklü bir reaksiyon oluşturduğu vurgulandı. Sirkedeki asidin yağları parçalarken, karbonatın hoş olmayan kokuları nötralize ettiği belirtildi. Tortuların daha inatçı olması durumunda, sirke dökmeden önce bir kaşık iri tuz eklenerek temizleme etkisinin artırılabileceği açıklandı. Daha güçlü bir etki için yarım fincan iri tuz, bir fincan karbonat ve bir fincan ısıtılmış sirke kullanılması, 20 dakika sonra her şeyin kaynar su ile durulanması gerektiği kaydedildi. Sorunun tekrar ortaya çıkmasını engellemek için sifonun her zaman su içermesi gerektiği vurgulandı. Nadiren kullanılan bir gider varsa, her üç günde bir içine bir bardak su dökülmesi gerektiği belirtildi. Sifondaki suyun gazların geçmesini engelleyen bir bariyer oluşturduğu açıklandı. Ek olarak, duştaki saç tutucuların ve lavabodaki süzgeçlerin boruların tıkanmasını önlemeye yardımcı olduğu aktarıldı. Ayda bir kez lavabonun altındaki sifon contalarının kontrol edilmesi gerektiği, sertleşmiş veya çatlamışlarsa değiştirilmelerinin önemli olduğu kaydedildi. Klor bazlı kimyasalların sadece son çare olarak kullanılması gerektiği, zira borulara zarar verebileceği vurgulandı. Tüm denemelere rağmen hoş olmayan kokunun eve hala yayıldığı durumlarda, sorunun muhtemelen daha ciddi olduğu aktarıldı. Dikey borularda hasar oluşmuş olabileceği veya çatıdaki havalandırmanın tıkalı olabileceği belirtildi. Eski binalarda boruların bazen deforme olarak suyun biriktiği bir nokta oluşturabildiği kaydedildi. Bu tür bir arızanın ancak bir uzmanın kamera yardımıyla doğru bir şekilde tespit edebileceği vurgulandı.