EY İtalya'dan dünya çapında tanınan uzman Silvia Zanella, O.U.R. HR konferansı sahnesinden yaptığı açıklamada, değişimin artık on yılda bir değil, neredeyse her yıl yaşandığı bir dünyada iş dünyasının ayakta kalmasının anahtarının sadece verimlilikte değil, çalışanların kendilerini güvende hissettikleri bir ortam yaratmakta yattığını vurguladı. Zanella, değişimin sahiplenilmesi gerektiğini belirterek, "Değişim bize yapılan bir şey değil, sahiplenmemiz gereken bir süreçtir" mesajını aktardı. Makroekonomik analizlerin ardından Silvia Zanella, odağını mikro düzeye, yani kurumsal sistemler içindeki insana ve duygularına geri çevirdi. Zanella, değişimin yaşam kadar doğal olduğunu belirterek, değişmekten, yani 'kaymadan' korkmayı bırakmamız gerektiğini kaydetti. Zanella, ilginç bir paralellik kurdu; atalarımızın sel veya dinozorlar gibi tehlikelerle karşılaştığını ancak tehlikenin nereden geldiğini bildiklerini vurguladı. Günümüzde ise değişimlerin sürekli ve sıkça öngörülemez olduğunu belirten Zanella, gazeteyi açtığınızda her gün bu kadar hızlı tepki vermeye programlanmadığınız yeni bir "kaymanın" sizi beklediğini kaydetti. "İstikrar aramaya programlıyız ama değişim olmadan ilerleme olmaz" sözlerini aktaran Zanella, her değişimin aslında şirket içindeki değeri yeniden dağıttığını vurguladı. Liderler için kilit sorunun bu değerin kime gittiği ve dağıtımın adil olup olmadığı olduğunu kaydetti. Şirket kültürünün koridordaki posterlerde yazanlar veya mutfakta bir oyun odası bulunması olmadığını belirten Silvia Zanella, gerçek kültürün insanların nasıl hissettiği ve psikolojik güvenliğe sahip olup olmadıklarıyla yansıdığını belirtti. Liderlerin net kurallar ve bir çerçeve belirlemezse, korkunun çalışanların direncini artıracağını belirtti. İnsanların adaptasyonunu hızlandırmak için deneme özgürlüğüne ve en önemlisi ceza korkusu olmadan hata yapma özgürlüğüne sahip olmaları gerektiğini kaydeden Zanella, bir şirketin çalışanlarına sonsuz mutluluk garanti edemese de, tutarlılık ve çabalarının takdir edilmesini garanti edebileceğini vurguladı. İşin geleceği ve yapay zeka üzerine bir kitabın yazarı olarak Zanella, teknoloji hakkında güçlü bir mesaj verdi. Kendisi için yapay zekanın işten çıkarmalar veya insanlık eksikliği için bir bahane değil, bir araç olduğunu belirtti. "Yapay zeka, daha önce neyin işe yaradığını ve yarın neyin işe yaramayacağını görmenin mükemmel bir yoludur. Süreçlerin işlediği yerlerde sonuçları güçlendirirken, sorunların olduğu yerlerde onları açığa çıkarır" sözlerini aktaran Zanella, insana ait avantajın, algoritmaların henüz taklit edemediği "yumuşak becerilerde" kaldığını kaydetti. İK profesyonellerine ve yöneticilere tavsiyesi, her şeyi bir anda değiştirmeye çalışmamaları, çünkü bunun değişim yorgunluğuna yol açacağını aktardı. Bunun yerine, işbaşı eğitimi veya önemli toplantılar gibi kilit anlara odaklanılması gerektiğini belirtti. Çalışanlar için yapılanları anlatmazsanız onların bunu fark etmeyeceklerini belirten Zanella, liderlerin güven inşa etmek için iyi bir hikaye anlatıcısı olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, eski nesillerin, aynı deneyime sahip olmayan ve kurumsal dünyanın yazılı olmayan kurallarını bilmeyen gençlere mentorluk yapma sorumluluğu olduğunu da kaydetti. "Kayma, yaşam olduğu için yaşanır" sözleriyle sözlerini tamamlayan Zanella, tüm liderleri sorumluluk almaya ve ekipleriyle birlikte insani, kapsayıcı ve cesur bir çalışma geleceği yaratmaya çağırdığını belirtti.