Sırbistan Anayasa Mahkemesi Başkanı Vladan Petrov'un, geçen yıl 1 Ocak tarihinden Nisan 2025'e kadar olan süreçte televizyon programlarına 171 kez konuk olduğu ve ağırlıklı olarak siyasi konuları ele aldığı bildirildi. Birodi adlı kuruluş tarafından yapılan analizde, Petrov'un en çok Informer televizyonuna 35 kez çıktığı ve toplamda 138 saati aşkın süreyle ekranlarda yer aldığı kaydedildi. Nisan 2025'in 22 konuklukla en yoğun ay olduğu da belirtildi.

Birodi, yayınladığı açıklamada, program başlıklarının analizinin, bu konuklukların baskın olarak siyasi konulara, daha az ölçüde ise Petrov'un Anayasa Mahkemesi yargıcı ve Hukuk Fakültesi profesörü olarak uzmanlık alanı olan eğitim ve hukuk alanlarına ilişkin olduğunu gösterdiğini belirtti. Kuruluş, Petrov'un bir Anayasa Mahkemesi yargıcı ve Hukuk Fakültesi profesörü olarak alanında yetkin bir muhatap olduğunu da vurguladı.

Birodi, mevcut analizin Petrov'un programlarda söylediklerinin içeriğini kapsamadığını ve bu verilere dayanarak medya performanslarının bir siyasi partinin veya belirli bir kamu görevlisinin tanıtımı için kullanılıp kullanılmadığına dair bir sonuca varılamayacağını aktardı. Kuruluş, Petrov'un kendi medya varlığı denetiminin doğruluğunu sorgulayan açıklamasına atıfta bulunarak, bu analizi N1 haberine göre yayımladı. Birodi, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in röportajlarının denetimine Petrov'un tepkisi üzerine, bu izlemenin fonksiyoner kampanyasını takip etmek amacıyla ve ODIHR'nin devlet ile siyasi partiyi ayırma yönündeki birinci öncelikli tavsiyesi doğrultusunda yapıldığını kaydetti. Kuruluş, devlet başkanının medya eylemleriyle bu sınırı ortadan kaldırdığını ve Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda açıklama yapmadığını dile getirdi. Birodi ayrıca, Vučić'in medya görünümlerinin Sırbistan Cumhurbaşkanı, siyasi parti lideri veya başka bir kamu sıfatıyla olmak üzere hangi rolde yer aldığına göre hassas bir şekilde kaydedilip sınıflandırıldığını vurguladı. Kuruluş, siyasi aktörlerin görüşlerini değerlendirmediğini, ancak 2012'den bu yana, özellikle cumhurbaşkanının devlet işlevi ile parti faaliyetlerinin ayrılmasına ilişkin anayasal yükümlülüğü göz önünde bulundurarak, kamu görevlilerinin medya varlığının kapsamını, yapısını ve kurumsal çerçevesini ölçtüğünü belirtti.