Astım, sadece inhalatörlere bağlı kalmayan kronik bir solunum yolu hastalığı olup, beslenme alışkanlıklarının atakların sıklığı üzerinde önemli bir etkisi olduğu belirtildi. Uzmanlar, doğru beslenmenin hastalığı doğrudan tedavi etmese de semptomları önemli ölçüde hafifletebileceğini ve nefes almayı kolaylaştırabileceğini vurguladı. Astım, solunum yollarının kronik bir hastalığı olarak yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Hastalık genellikle uygun tedaviyle kontrol altında tutulsa da, beslenme şekli ve yaşam alışkanlıklarının semptomların sıklığı ve şiddeti üzerinde önemli bir rol oynayabileceğine dair artan kanıtlar aktarıldı. Dengeli beslenmenin astımı tedavi etmese de vücudu destekleyebileceği, iltihaplanmayı azaltabileceği ve astım ataklarını tetikleyen faktörlere karşı dayanıklılığı artırabileceği belirtildi. Uzman Diyetisyen Tamara Tanasković, "Blic sağlık"a yaptığı açıklamada, gıda, takviyeler ve astım kontrolü arasındaki bu bağlantıyı detaylandırdığını kaydetti. Uzman Diyetisyen Tamara Tanasković, astımın solunum yollarının şiştiği ve daraldığı, hava akışını kısıtlayarak nefes almayı zorlaştıran bir hastalık olduğunu belirtti. Astım atağı sırasında solunum yollarının daraldığını kaydeden Tanasković, dış veya iç faktörlerin astım atağını tetikleyebileceğini ve bazı kişilerin her iki faktöre de duyarlı olabileceğini açıkladı. Tanasković, tetikleyicileri anlamanın hastalığın daha iyi kontrol altına alınmasında ilk adım olduğunu ancak günlük beslenmenin de önemli bir rol oynadığını vurguladı. Tanasković, sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzının astım hastalarına atakların sıklığını azaltarak yardımcı olabileceğini bildirdi. Beslenmenin iyi dengelenmesi gerektiğini, C vitamini ve antioksidanlar açısından zengin gıdaların, yağlı balıkların ve ev yapımı çorbaların yüksek oranda tüketilmesini vurguladı. Bireysel danışmanlıklarında aylara göre nasıl uygulanacağı konusunda anlaştıkları iyi bir takviye programı eklediğini, ayrıca yılın dönemine ve atakların sıklığına bağlı olarak sabah içeceği de eklediklerini aktardı. Takviyelerin tedavinin yerini tutmadığını ancak özellikle belirli besin eksiklikleri varsa vücut için önemli bir destek olabileceğini kaydeden Uzman Diyetisyen Tamara Tanasković, astım hastalarında özellikle C vitamini, B6 ve magnezyum gibi bazı besin öğelerinde eksiklikler görülebileceğini belirtti. Takviyelerin geleneksel astım tedavisini tamamlaması gerektiğini vurgulayan Tanasković, reçeteli ilaçları doktor tavsiyesi olmadan asla bırakmamayı ve takviye kullanmak istenildiğinde bir doktor veya eczacıya danışılması gerektiğini vurguladı. "Blic sağlık" muhabiri, astıma yardımcı olabilecek vitamin, mineral ve şifalı bitkileri açıkladı. Uzman Diyetisyen Tamara Tanasković, astım için takviyelerin dozajına dair aşağıdaki tavsiyeleri aktardı: "Meyan kökü tansiyonu yükseltebileceği için mutlaka doktorunuza danışın. Yüksek tansiyonunuz varsa kullanmayın." şeklinde vurguladı. Takviyelerin vücuda destek sağlamada önemli bir rol oynayabilmesine rağmen, kullanımlarının dikkatlice planlanması ve mevcut tedaviyle uyumlu olması gerektiğini belirtti. Uzman Diyetisyen Tamara Tanasković, "Bunlar genel dozlardır; size uygun olanı ve kullandığınız ilaçlarla birlikte ne kullanabileceğinizi belirlemek için doktorunuza danışın. Tüm takviyeleri aynı anda kullanmaya gerek yok, iyi bir takviye programını uygun beslenmeyle birlikte dağıtmak önemlidir." sözlerini aktardı. Tanasković, özellikle belirli sağlık sorunları olan veya tedavi gören kişilerde özel dikkat gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları aktardı: "Bazı genel dozları belirttim, ancak özellikle başka ilaçlarla birlikte tedavi alıyorsanız veya başka sağlık sorunlarınız varsa (örneğin, omega-3 yağ asitleri ve antikoagülan ilaçlar; meyan kökü ve hipertansiyon, çünkü kan basıncını artırabilir) mutlaka danışma zorunludur." Astım kontrolünün sadece tedavi ve beslenmeyle sınırlı olmadığını, günlük alışkanlıkların da atakların sıklığını önemli ölçüde etkileyebileceğini bildirdi. Uzman Diyetisyen Tamara Tanasković'in tavsiyeleri ise şunları içeriyor: Sonuç olarak, astımın doktor tarafından reçete edilen tedaviden, doğru beslenmeye ve dikkatle seçilmiş yaşam alışkanlıklarına kadar kapsamlı bir yaklaşım gerektirdiği belirtildi. Gıdaların ve takviyelerin ilaçların yerini tutmadığı ancak iltihabı azaltmada ve vücudun direncini güçlendirmede güçlü bir müttefik olabileceği vurgulandı.