Eurostat tarafından açıklanan yeni verilere göre, İzlanda'dan Kuzey Makedonya'ya kadar tüm Avrupa'da tüketici fiyatlarının önemli ölçüde farklılık gösterdiği bildirdi. Avrupa Birliği'nde 100 avroya mal olan aynı ürün ve hizmet sepetinin, bulunulan ülkeye göre neredeyse dört kat daha pahalıya mal olabileceği belirtti. Bu veriler, günlük ürün ve hizmetlerin Avrupa'daki maliyetini ve ülkeler arasındaki fiyat farklarını adil bir şekilde karşılaştırmayı amaçladığı kaydetti. Eurostat, bu karşılaştırmayı temsili kılmak için 2.000'den fazla ürün ve hizmetin yıllık ulusal ortalama fiyatlarına dayanan fiyat seviyesi endekslerini kullanmaktadır. Bu endekslerde 100 değeri, Avrupa Birliği ortalamasına denk gelmekte; 100'ün üzerindeki bir değer ülkenin ortalamadan daha pahalı, altındaki bir değer ise daha ucuz olduğunu belirtti. Bu verilerin yalnızca fiyatları karşılaştırdığı, gelir düzeylerini dikkate almadığı, bu nedenle daha pahalı bir ülkenin sakinleri için mutlaka daha az erişilebilir olmadığı aktarıldı. Euronews'in aktardığına göre, bu geniş ölçüm, Gerçek Bireysel Tüketim (AIC) olarak bilinmekte ve uluslararası karşılaştırmalar için daha uygun olduğu açıkladı. Avrupa Birliği içinde Lüksemburg'un en pahalı, Romanya'nın ise en ucuz ülke olduğu bildirdi. Lüksemburg'daki tüketici fiyatlarının Romanya'dakinden iki buçuk kat daha yüksek olduğu belirtti. AB aday ülkeleri ve EFTA üyeleri de dahil edildiğinde, İzlanda en pahalı ülke haline gelirken, Kuzey Makedonya'nın en ucuz ülke olduğu, bu durumun fiyat farkını 3,7 katına kadar çıkardığı kaydetti. Genel olarak, Batı ve Kuzey Avrupa'nın daha yüksek fiyat seviyelerine sahip olduğu, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin ise hala önemli ölçüde daha ucuz olduğu vurguladı. Aynı ürün ve hizmet sepetinin AB ortalaması 100 avro iken, Kuzey Makedonya'da sadece 49,7 avroya mal olduğu aktarıldı. Bu sepetin Türkiye'de 52,2 avro, Bosna-Hersek'te 55,7 avro, Romanya'da 58,9 avro ve Bulgaristan'da 60 avro olduğu belirtildi. Bu ülkelerin tamamının AB ortalamasından en az yüzde 40 daha ucuz olduğu açıkladı. Daha uygun fiyatlı ülkeler arasında ise Karadağ (61), Sırbistan (62,5), Arnavutluk (65,7), Polonya (71,1) ve Macaristan (71,6) yer alırken, bu ülkelerde fiyatların AB ortalamasından en az yüzde 25 daha düşük olduğu kaydetti. Groningen Üniversitesi'nden Profesör Robert Inklar, Euronews Business'a yaptığı açıklamada, Avrupa genelinde fiyatların farklılaşmasının temel nedeninin ücretlerin farklı olması ve ücretlerin de üretkenlikle bağlantılı olması olduğunu aktardı. Profesör Inklar, işçilerin daha üretken olduğu yerlerde daha fazla kazandığını ve yüksek ücretlerin, restoran yemekleri, kuaför hizmetleri, diş hekimliği hizmetleri, konut kiraları veya çocuk bakımı gibi yerel olarak üretilmesi ve tüketilmesi gereken her şeyin maliyetini doğrudan artırdığını vurguladı. Ayrıca, uluslararası ticareti yapılan gıda veya giyim gibi ürünlerin bile satış, çalışanlar, nakliye ve işyeri kirası gibi önemli yerel maliyetler içerdiğini, bu nedenle fiyatlarının yerel ücretlerden etkilendiğini belirtti. Profesör Inklar, fiyat farklarının sadece hizmetlerle sınırlı olmadığını, mesafenin, dağıtımın, düzenlemelerin ve devlet sınırlarının da fiyatları etkilediğini açıkladı. Bu nedenle, herhangi bir karşılaştırmanın döviz kurları ve vergi sistemlerindeki farklılıklar dikkate alınarak, ücretleri veya kullanılabilir geliri, tercihen satın alma gücü üzerinden içermesi gerektiğini vurguladı. Genellikle en pahalı Avrupa ülkelerinin aynı zamanda en zengin ülkeler olduğu, yüksek fiyatların genellikle daha yüksek gelirlerle birlikte geldiği, bu nedenle ekonomistlerin fiyat seviyelerinin her zaman nüfusun satın alma gücüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.