Ekološki Ustanak (Ekolojik Ayaklanma) milletvekili Nestorović, Sırbistan Meclisi'ne geri dönme kararı aldıklarını bildirdi. N1'e yaptığı açıklamada Nestorović, "Çok uzun süre bu konuyu düşündük ve Meclis'e geri dönme kararı aldık. Bunu meşruiyet sağlamak, oturup kendimizi çekmek için değil, Sırbistan'daki insanların başka hiçbir yerde duyamayacağı sorunları dile getirmek için yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Nestorović, daha önce Meclis'ten ayrılma kararı aldıklarında öğrencilerin erken seçim çağrısını desteklediklerini kaydetti. Meclis çalışmalarına katılmama kararlarını o dönemde yorum yaparak veya yeter sayıya katkıda bulunarak katılmanın anlamsız olduğunu düşündükleri için aldıklarını belirtti. Nestorović ayrıca, tüm fakülte genel kurullarının muhalefetle görüşmeye istekli olup olmadıklarını açıklamasını arzu ettiğini dile getirdi. "Eğer istemediklerini belirtirlerse, muhalefetin seçimlere girip başka bir blokta yer almasının tek mantıklı hareket olduğuna inanıyorum. O zaman birleşebiliriz, aynı taraftayız, aynı rejime karşı savaşıyoruz ve hiçbir engel yok" diye vurguladı.

Bir hukukçu olarak Nestorović, Anayasa Mahkemesi Başkanı Vladan Petrov'un siyasi beyanlarıyla Anayasa'yı ağır şekilde ihlal ettiğini değerlendirdi. Daha önce Sırbistan Meclisi'ne, Sırbistan Anayasa Mahkemesi Başkanı hakkında Anayasa ve Anayasa Mahkemesi Kanunu'nu ihlal ettiği gerekçesiyle görevden alma süreci başlatılması teklifini sunduğunu hatırlattı. Nestorović, "Yargıç Petrov'un en tartışmalı açıklaması, Politika'ya verdiği röportajda, iktidara karşı olan yargıçların görevlerinden alınması gerektiğini açıkça söylediği zamandı" ifadelerini aktardı. Bunun bir Anayasa Mahkemesi yargıcı için "hayal edilemez ve kabul edilemez" olduğunu vurgulayan Nestorović, "Aleksandar Vučić onu bu göreve getirmiş olsa da, 2017 ve 2019'da SNS'i desteklemiş olsa da bu onun özel meselesidir. Kendisi siyasi görüşlerini kamuoyu önünde ifade etmemelidir. Anayasa Mahkemesi bu ülkenin en yüksek kurumudur ve özellikle de bu mahkemenin başkanı konumundaysa, ne söylediğini kontrol etmeli ve Anayasa ile yasalara uygun hareket etmelidir" değerlendirmesinde bulundu. Nestorović, iktidarın "Anayasa ve yasaları ne kadar çok çiğnersen o kadar ilerlersin prensibiyle işleyen kendi ekosistemini - mafyatik bir sistem - yarattığını" ifade etti. "Hem Savcı Nenad Stefanović hem de Vladan Petrov, daha iyi pozisyonlar elde etmek için kendilerini sürekli Aleksandar Vučić'e kanıtlayan kişilerdir" diye kaydetti.

Kültür Bakanı Nikola Selaković'in milletvekili ve avukatı Vladimir Đukanović'in, soruya yanıt vermek yerine N1 muhabiriyle tartışıp onları "suçlu medya" olmakla suçlaması üzerine de konuşan Nestorović, böyle bir davranışın bir avukat ve milletvekili için uygunsuz olduğunu dile getirdi. "Gazeteci insani bir şekilde tepki verdi, mesleğini ve kişisel olarak kendini savundu. Hangi televizyon kanalında çalıştıkları fark etmeksizin bir avukat ve milletvekilinin gazetecilere bu şekilde davranması uygunsuzdur" diye açıkladı. Đukanović'in bu tür açıklamalarla "muhtemelen kendi seçmen kitlesine hitap ettiğini" düşündüğünü belirten Nestorović, Selaković'in bugünkü duruşmasına ilişkin olarak, yargıcın Sırbistan Hükümeti'ne bakanın dokunulmazlığını tesis etmek isteyip istemediğini sormak üzere bir yazı göndereceğini söylemesi üzerine, bu durumda Sırbistan Hükümeti'nin bakana dokunulmazlık sağlayabileceğini ve böylece davanın onun için sona ereceğini aktardı. Polisin bazı savcıların çalışmalarını engellediği yönündeki iddiaları da yorumlayan Nestorović, polisin savcılığın emirlerini yerine getirmemesi durumunda sorumlu olan İçişleri Bakanı hakkında cezai kovuşturma başlatılmasını beklediğini ifade etti. Kültür anıtlarını koruma kurumları hakkında konuşan Nestorović, mücadelelerinin devam ettiğini vurguladı. "Aleksandar Vučić ve Maliye Bakanı Siniša Mali'nin Genelkurmay Başkanlığı projesinden vazgeçme niyeti yok, sonuçta burası onlar için cazip bir konum... Sadece cumhuriyet ve şehir kurumlarındaki insanları, Sırp halkının kimliğini oluşturan şeyi birlikte savunmaya ve buna izin vermemeye çağırabilirim" diyerek sözlerini tamamladı.