Eski Madencilik ve Enerji Bakanı Zorana Mihajlovic, K1 televizyonunda yayınlanan 'Perspektive' adlı podcast'in yeni bölümünde Sırbistan'ın enerji sektöründeki temel zorlukları, 'Jadar' projesini ve kaynaklar üzerindeki jeopolitik baskıları aktardı. Mihajlovic, on yıllarca süren yatırımsızlığın ciddi sonuçlar doğurduğunu ancak Sırbistan'ın olağanüstü kaynaklara sahip olduğunu ve enerji açısından tamamen kendine yeterli olma potansiyeli bulunduğunu vurguladı. Konuşma sırasında lityum, antimon ve bor gibi kritik maden hammaddeleri sorusunun özel ilgi çektiğini belirten Mihajlovic, bu hammaddelerin modern teknoloji ve sanayinin temel direği olduğunu kaydetti. Eski Bakan, "Sırbistan yaklaşık 300 milyar avro değerinde kritik maden hammaddesi zenginliği üzerinde bulunuyor ve gerçekten de bu konuyla daha ciddi bir şekilde ilgilenmememizin hiçbir tek nedeni yok" diye bildirdi. Mihajlovic, devletin sadece ihracatçı olmakla kalmayıp, batarya fabrikalarından elektrikli araçlara kadar tüm bir zinciri geliştirmesi gerektiğini, zira bunun devlete en büyük faydayı sağladığını belirtti. 'Jadar' projesine değinen Mihajlovic, tartışmanın tamamen siyasallaştığını ve uzmanlık alanından saptığını kaydetti. Bu nedenle sağlıklı bir diyalog yerine cevabın genellikle protesto ve otoyol kapatma eylemleri olduğunu belirtti. "Çok açık bir şekilde çevresel etki değerlendirme çalışmalarının yapıldığını söyledim. Bunlar bittiğinde hepimiz oturup konuşacağız. Eğer bizim için iyiyse yapacağız. Değilse yapmayacağız" diye vurgulayan Mihajlovic, kamuoyunda maden hakkında yanlış bir imaj oluşturulduğunu ve bu stratejik kaynağın durdurulmasında dış politika çıkarlarının da bulunduğunu aktardı. Enerji istikrarı için uzun vadeli bir çözüm olarak, maksimum düzeyde güvenli olan ve Sırbistan'a önümüzdeki 30 ila 40 yıl boyunca yeterli elektrik sağlayacak modern modüler nükleer santralleri işaret etti. Diğer yandan, Mihajlovic, NIS'in satışına ilişkin eski eleştirisini tekrarlayarak, devletin bu satışla kendi kaynakları üzerindeki kontrolünü kaybettiğini vurguladı. Mihajlovic, hükümetteki en başarılı çalışma dönemi olarak, Elektronik İnşaat Ruhsatı'nın getirildiği ve yüzlerce kilometre otoyolun inşa edildiği İnşaat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın başında geçirdiği altı yılı gösterdi. Son olarak, toplumsal bölünmelere ve üniversite blokajlarına da değindi ve yükseköğretim kurumlarının kapatılmasını anlamadığını, siyasi farklılıkların sadece kurumlar ve parlamento aracılığıyla çözülmesi gerektiğini, sokakta değil, bildirdi.