Günlük kullanım sonucu biriken kir ve lekelerin etkili bir şekilde temizlenerek eski küvetleri beyazlatma sürecinin, yüzeye zarar vermeden uygun malzeme ve tekniklerle gerçekleştirilebileceği belirtildi. Düzenli bakımın, küvetin uzun süre iyi durumda kalmasını sağladığı kaydedildi. Küvet beyazlatmanın güçlü kimyasallar kullanmak anlamına gelmediği, birçok etkili çözümün mutfakta bulunabileceği vurgulandı. Temizleme yöntemi seçilirken küvetin yapıldığı malzemenin dikkate alınması gerektiği aktarıldı. Emaye dökme demir küvetlerin hasara daha dayanıklı olduğu, akrilik küvetlerin ise daha fazla dikkat gerektirdiği belirtildi. Küvetleri evde beyazlatmanın en popüler yollarından birinin karbonat ve alkollü sirke kombinasyonu olduğu bildirildi. Karbonatın hafif aşındırıcı etki göstererek kirleri giderdiği, sirkenin ise kireci çözdüğü ve hoş olmayan kokuları nötralize ettiği açıklandı. Temizlik sırasında meydana gelen kimyasal reaksiyonun, kirin yüzeyden ayrılmasına yardımcı olduğu ifade edildi. Bu yöntemi uygulamak için küvetin, özellikle kirli bölgelerin karbonatla serpilmesi ve ardından sirke ile püskürtülmesi gerektiği bildirildi. 10-15 dakika sonra yüzeyin yumuşak bir süngerle silinip ılık suyla durulanması gerektiği kaydedildi. Sarı lekeler ve hafif kirlilikler için limon suyu ve mutfak tuzu karışımının mükemmel olduğu belirtildi. Limon asidinin kireci ve organik lekeleri çözdüğü, tuzun ise inatçı kirleri gidermeye yardımcı olduğu vurgulandı. Malzemelerin macun haline getirilerek kirli bölgelere uygulanması, 10-20 dakika bekletilmesi, ardından nazikçe silinip durulanması gerektiği açıklandı. Daha inatçı lekeler için karbonat ve hidrojen peroksit (%3) macununun kullanılabileceği belirtildi. Hidrojenin beyazlatıcı etkiye sahip olduğu, karbonatın ise bu etkiyi artırarak uygulamayı kolaylaştırdığı kaydedildi. 15-20 dakika sonra yüzeyin yumuşak bir süngerle temizlenip iyice durulanması gerektiği aktarıldı. Emaye dökme demir küvetlerin dayanıklı olduğu ancak çizilmelere ve güçlü kimyasallara karşı hassas olabileceği ifade edildi. Doğal yöntemlerin yanı sıra seyreltilmiş klorun da kullanılabileceği bildirildi. Klorun lekeleri ve küfü etkili bir şekilde giderdiği, ancak agresif bir madde olduğu için dikkatli olunması gerektiği belirtildi. Güvenli kullanım için klorun 1:10 oranında suyla seyreltilmesi ve püskürtücü veya süngerle uygulanması gerektiği açıklandı. 10-15 dakika sonra yüzeyin silinip ılık suyla iyice durulanması gerektiği kaydedildi. Temizlik sırasında banyonun iyi havalandırılmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Yüzeyi çizebilecek sert fırça ve süngerlerden kaçınılması gerektiği bildirildi. Tüm temizlik maddelerinin iyice durulanmasının, küvete zarar verebilecek veya cildi tahriş edebilecek kalıntıların bırakılmaması için önemli olduğu belirtildi. Düzenli temizliğin inatçı tortu birikimini önlediği vurgulandı. Küvet bakımının, daha sonra inatçı lekeleri çıkarmaktan çok daha kolay olduğu aktarıldı. Haftalık temizliğin lekelerin oluşumunu engellediği belirtildi. Her banyodan sonra ılık su ve deterjan gibi nazik bir maddeyle hızlı bir durulama yapılması, güçlü aşındırıcı preparatlardan kaçınılması gerektiği bildirildi. Ayrıca nemi azaltmak ve küf gelişimini önlemek için banyonun havalandırılmasının önemli olduğu kaydedildi. Yüzeyi kirden koruyan seramik veya emaye cilası gibi koruyucu bir tabakanın ara sıra uygulanabileceği ifade edildi. Doğal temizlik yöntemlerinden sonra hafif bir koruyucu tabaka elde etmek için küvetin su ve az miktarda bitkisel yağ karışımıyla silinebileceği belirtildi.