Sırbistan Kültür Bakanı Nikola Selaković, Kültür Bakanlığı Sekreteri Slavica Jelača, Cumhuriyet Kültür Anıtlarını Koruma Enstitüsü Direktör Vekili Goran Vasić ve Belgrad Kültür Anıtlarını Koruma Enstitüsü Direktör Vekili Aleksandar Ivanović hakkında "Generalštab" kompleksinden kültürel miras korumasının yasa dışı bir şekilde kaldırılmasıyla ilgili olarak görevini kötüye kullanma ve sahtecilik suçlamalarıyla hızlandırılmış yargı süreci başlatıldı. Organize Suçlarla Mücadele Savcılığı (JTOK), geçen yıl 15 Aralık'ta bu dört isim hakkında dava dilekçesi sunduğunu bildirdi.

Avukat Ivan Simić, Nova portalına yaptığı açıklamada, sürecin daha hızlı ve ekonomik işlemesi için tasarlanan hızlandırılmış yargı usulünün, daha az sanıklı davalarda uygulandığını belirtti. Simić, bu tür davalarda klasik bir iddianamenin mahkeme tarafından onaylanması ve olası itiraz süreçlerinin ortadan kalkmasıyla yargılamanın önemli ölçüde hızlandığını kaydetti. Ayrıca hazırlık duruşmasının da yapılmadığını vurguladı. Simić, davanın iki ila üç ana duruşmada tamamlanmasının hedeflendiğini ancak tanıkların dinlenmesinin süreci uzatabileceğini ifade etti. Savcılığın sunduğu dava dilekçesinde, sanıkların iki ayrı görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu aktarıldı.

Bakan Selaković'in geçmişte Organize Suçlarla Mücadele Savcılığı (JTOK) çağrılarına uymakta isteksiz davrandığı ve ancak polisin devreye girmesiyle ifade verdiği hatırlatıldı. Selaković'in sorgusu sırasında JTOK Başsavcısı Mladen Nenadić ve kurumu hedef alan ağır hakaretlerde bulunduğu, bu nedenle uyarıldığı belirtildi. Selaković, daha önce yaptığı açıklamalarda bu sürecin kendisine değil, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'e yönelik bir saldırı olduğunu ve yetki alanı arkasına saklanarak iktidarı devirmeye çalışan "ablokaj çetesi" tarafından düzenlendiğini iddia etmişti. Selaković, bir bakan olarak dokunulmazlığa sahip olmasına rağmen, bu hakka başvurmayacağını defalarca açıklamıştı. Ancak duruşma salonunda bu tutumunu sürdürüp sürdürmeyeceği henüz netlik kazanmadı. Dava dilekçesinde savcılık, mahkemenin ana duruşma sonunda sanıkları suçlu bularak yasalara uygun cezaları vermesini talep ettiği vurgulandı.