Sırbistan pasaportuna sahip dünya divası Jasmin Levi, dün gece Çikago'daki ünlü Studebaker Tiyatrosu'nda uzun süre unutulmayacak bir konser verdi. Konsere Belgrad ve bölgeden gelenlerin de dahil olduğu izleyiciler, sanatçının inanılmaz bir kolaylıkla dönüşen sesi karşısında adeta nefeslerini tuttu. Levi, dinleyicilerini vahşi portakal kokulu Endülüs sokaklarından, Akdeniz kıyılarına ve atalarının derin Sefarad kökenlerine uzanan büyüleyici bir yolculuğa çıkardı. Uluslararası basında 500'den fazla medya kuruluşunda yer alan röportajlarında ve konser duyurularında, ünlü diva kendisinin artık bir Sırp olduğunu ve evini Sırbistan'da bulduğunu gururla belirtti. Geçtiğimiz yılın sonu ve bu yılın başında yerel medya, Jasmin Levi'nin çocuklarıyla birlikte Sırbistan vatandaşlığını ve pasaportunu resmi olarak aldığını aktardı. Newsmax Balkans'a verdiği röportajda ise Sırbistan ile olan bağını duygusal bir şekilde açıkladı. Sanatçı, "Artık tamamen Sırp'ım, Sırpça da öğreneceğim" şeklinde belirtti ve Sırbistan'daki dinleyicilerin "kendi taşıdığı aynı hüznü taşıdığını" bu nedenle burada kabul edildiğini hissettiğini kaydetti. Eleştirmenlerin Sefarad geleneği, flamenko ve modern Akdeniz sesinin eşsiz bir birleşimi olarak tanımladığı müziği, dün gece Çikago'da evrensel bir sevgi diline dönüştü. Onun yorumunun uyandırdığı duyguyu kelimelerle tarif etmek zordu; sesi bir an fısıltı gibi okşarken, bir sonraki anda her şeyi önüne katan azgın bir fırtınaya dönüşerek sonunda saf, içten bir sevgiye karıştı. Gecenin en özel anlarından biri, Jasmin'in yeni hayatından bahsettiği ve ayakta alkışlandığı bölümdü. Gururla, birkaç yıldır yaşadığı Belgrad'da huzuru ve evini bulduğunu vurguladı. Sırbistan ile olan bağı sadece resmi değildi; sahnede kendisine eşlik eden ve hakkında övgü dolu sözler sarf ettiği harika Sırp müzisyenler de vardı. Çikago'daki zaferin ardından Amerika turnesi hızla devam ediyor. Jasmin bu akşam Las Vegas'ta, yarın Los Angeles'ta sahne alacak, ardından Miami ve Washington konserleri gelecek. Turnenin zirvesi ise Pazartesi günü New York'taki Carnegie Hall'da gerçekleşecek büyük konser olacak; bu "Sırp asıllı İsrailli" sanatçı, sesinin en katı kalpleri bile nasıl erittiğini bir kez daha dünyaya gösterecek.