Arkeologlar, Sırbistan'ın Hlebi köyü yakınlarında bulunan bir yerleşim alanında yapılan çalışmalar sonucunda, 6.500 yıldan daha eski bir yapı keşfetti. Bu yapı, Orta Avrupa'nın bilinen en eski ritüel komplekslerinden biri olarak kabul ediliyor. Yapının gerçek amacı, uzmanların dikkatlice analizini yapmasıyla ortaya çıktı.

Yapının düzenine göre "gökyüzü takvimi" adı verildi. Ancak bu, günümüzdeki anlamdaki bir takvim değil, insanların gökyüzünü gözlemleyerek yılın önemli anlarını belirlemelerini sağlayan bir mekan.

Yaklaşık 230 metre çapında neredeyse dairesel bir yapı olan svetilik, 2,5 metreden daha derin bir hendekle çevriliydi ve içine 12 farklı girişle ulaşılabiliyordu. İlk bakışta bu girişlerin düzensiz bir şekilde yerleştirildiği gözleniyor.

Ancak arkeologlar girişlerin konumlarını analiz ettiklerinde iki geometrik sistem ve yapı içindeki iki önemli noktayı ortaya çıkardılar. Bu noktalardan, insanlar belirli yönlere doğru horizonta bakarak Güneş ve Ay'ın hareketlerini takip edebiliyordu.

Bir nokta Güneş ile ilişkilendirilmişti. Bir yandan yaz gündönümünde (en uzun gün) Güneş'in doğuşunu gösterirken, diğer tarafı kış gündönümünde (en kısa gün) Güneş'in batışını işaret ediyordu. Bu, insanların saatler, takvimler ve yazılı kayıtlar olmadan yılın en önemli iki dönemini belirlemelerini sağlıyordu.

Bu dönemde tarım yapan topluluklar için yılın değişimleri yaşamlarını derinden etkiliyordu. Güneş'in doğuşu yaz gündönümü ile yeni bir başlangıç ​​sembolü, kış gündönümü ise bir döngünün sonunu temsil ediyordu.

Sırbistan'daki bu yapı, Stonehenge'den yaklaşık 1000 yıl daha eski. Stonehenge'in ilk büyük yapısı MÖ 3000 yılında tamamlanmışken, Sırbistan'daki yapı MÖ 7500 civarında inşa edilmişti.

Yapının ikinci bölümü ise Ay'ı takip ediyordu. Ay'ın horizonta üzerindeki çıkış ve batış noktaları zamanla değişir. Ay yaklaşık 18,6 yıl içinde en kuzey ve en güney noktalarına ulaşır ve bu döngü tekrarlanır. Arkeologlar, yapıdaki girişlerin diziliminin bu ekstrem konumları takip etmeyi sağladığını düşünüyor.

Bu, yapının sadece Güneş'in hareketlerini gözlemlemek için değil, aynı zamanda Ay'ın uzun vadeli döngüsünü de takip etmek için kullanıldığını gösteriyor. Bu bilgiyi elde etmek, yıllarca süren gözlemler ve dikkatli analiz gerektirirdi.

Yapı, astronomi, mevsim değişimleri ve dini ritüellerin birbirine bağlı olduğu bir merkez olarak hizmet veriyordu. Yapının içinde bulunan insan kalıntıları ve hayvan kafatasları, bu bölgenin sadece gökyüzünü izlemek için değil, aynı zamanda ölülerle ilgili inançlar ve törenler de gerçekleştirildiği anlamına geliyor.

Yapı zamanla unutulmuştu. Demir Çağı'nda büyük hendek yavaşça doldu ve yapının yerinde bir köy kuruldu. Ancak günümüzde yapılan araştırmalar, bu eski gökyüzü takviminin insanlığın erken dönemlerindeki astronomik bilginin ve inanç sistemlerinin derinliğini ortaya koyuyor.