Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in de belirttiği gibi, Sırbistan'da ilk sınıfa giden çocuklar için özel bir gün. Okul psikoloğu Meira Mrđenov, N1 portalına yaptığı açıklamada, çocukların okul başlangıcında hissettikleri korkuyu normal karşıladığını ancak bu korkunun ailelerin tepkilerine bağlı olarak değişebileceğini vurguladı.
"Bildiğiniz gibi, bir çocuk düştüğünde veya yaralandığında ilk önce ebeveynlerinin tepkisini izler. Eğer ebeveyn endişeliyse, o da ağlamaya başlayacaktır," diye örneklendirdi Mrđenov.
Bu nedenle, okul başlangıcına büyük bir heyecan yaratmamak ve bunu normal büyüme süreçlerinden biri olarak görmek önemli olduğunu savunuyor.
"Okul öğrenmek, arkadaş edinmek, oynamak, kuralları öğrenmek, hem keyifli hem de bazen zorlayıcı bir yerdir. Bu yaşamın bir parçasıdır, altı veya yedi yaştaki çocuklar için bir sonraki adım ve onlara bu şekilde sunulmalıdır," diye ekledi.
Mrđenov'a göre, ebeveynlerin çocuklarına okul hakkında gerçekçi bir bakış açısı kazandırmak en önemli şeydir. Çocukların zorlanmamaları ve görevlerini yerine getirmiş olmalarına dair baskı uygulamadan onlara destek olması gerektiğini belirtti.
"Çocuklara 'Artık çok oynadın, eğlendin, okula gittiğinde öğretmen seni sıkıştıracak, artık oyun yok' gibi şeyler söylemeyin. Bu doğru değil. Ayrıca çocukların yeteneklerini aşırı idealize etmeyin. Çocuk yeni bir ortama giriyor ve ona 'Okul kolaydır, sen çok zekisin, her şeyi iyi öğreneceksin' demek yerine gerçekçi olmalısınız," diye açıkladı Mrđenov.
Çocuklara okul öncesi hazırlıklar konusunda ne söylemeli? Ona göre önemli olan çaba göstermeleri, her şeyin anlaşılmadığında sorgulamaları, çalışmaları ve dikkatli dinlemeleri. Sonuçların zamanla ortaya çıkacağını belirtti.
Okulda başarılı olabilecek bir çocuğun belirtileri, öncesinde yapılan testlerde görülebilir. Bu yılki sonuçlar uzmanlara göre endişe verici. Artık daha fazla çocuğun, yaşına uygun temel becerileri geliştirmemiş olduğunu ve birçok kelimeyi bilmesine rağmen basit görevleri yerine getiremeyeceğini gösteriyor.
Motor gelişimindeki sorunların yanı sıra, Mrđenov, çocuklarda artan dil problemlerini de gözlemlediğini belirtiyor. Ebeveynlerin bu konuda dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.
"Artık daha fazla çocuk kötü telaffuzla veya tüm sesleri doğru telaffuz edemeyerek geliyor. Bu, birinci sınıfa giren çocuklar için büyük bir sorun çünkü okuma ve yazmayı öğrenmeyi zorlaştırır. Çocukların doğru şekilde konuşamadığını fark etmeyen ebeveynler onları logopediste götürmemiş olabilir," diye ekledi Mrđenov.
Mrđenov, çocukların okul başlangıcında okuyup yazabilmeleri gerekmediğini ancak harfleri tanımaları gerektiğini belirtiyor. Çocukların kendi adını yazmayı, sayıları bilmeyi, büyük ve küçük sayıları ayırt edebilmeyi öğrenmiş olmaları faydalı olduğunu söylüyor.
Ayrıca, kalem kullanma becerisi, yön bulma (sol-sağ, yukarı-aşağı, üst-alt), renk, şekil ve büyüklükte gruplandırma, hayvanlar ve mevsimler gibi konuları bilmeleri de önemli olduğunu vurguladı. <h1>
</h1>
Mrđenov, tüm bu becerilerin doğumdan başlayarak okul öncesi dönemde öğrenilebileceğini belirtiyor. Bu nedenle, çocuğun okul hazırlığı ömrü boyunca devam eden bir süreç olduğunu vurguluyor.
"Motor gelişim için spor yapmaları, kurallar öğrenmeleri, özgüvenlerini kazanmaları ve duygusal olarak gelişmeleri önemlidir. Harfleri öğrenme, okuma ve yazma ise okulda yapılır. Çocuklar oyun ve yetişkinlerle olan etkileşim yoluyla daha iyi hazırlanırlar," dedi Mrđenov.
Çocuğun gelişiminde ebeveynlerin rolü çok önemli. Ancak, bazı ebeveynler çocuklarının başarısı için aşırı çaba sarf ediyorlar.
"Öğretmenler ve eğitimciler genellikle ebeveynlerin çocuklarıyla yeterince ilgilenmediğini düşünüyorlar. Çocukların okulda yaşadıklarını paylaşmaları ve ebeveynlerinin onlara nasıl tepki vereceklerini öğrenmeleri önemlidir. Bu, çocukların düşünme yeteneklerini geliştirir," diye ekledi Mrđenov.
Aynı zamanda, bazı ebeveynler çocuklarına sürekli olarak telefon kullanmalarını sağlıyorlar.
"Restoranlarda çocuklar yemek yerken bile çizgi film veya video izlemekten vazgeçemiyor. Teknolojinin çağında bunu engellemek mümkün olmasa da ekran süresini sınırlamak önemlidir," dedi Mrđenov.