Ekonomist Prof. Dr. Ivan Arnautović, kamuoyunun odağında olan Euribor'un kredi taksitlerini doğrudan etkileyen belirgin değişiklikler kaydettiğini bildirdi. Nisan 2026'da yıllık Euribor değerlerinin yüzde 2,7-2,8, aylık ortalamanın ise yüzde 2,8 civarında seyrederek önceki yıla göre artış gösterdiğini belirten Arnautović, bu yükselişin küresel ekonomik istikrarsızlıklar ve Avro Bölgesi'ndeki faiz oranı hareketleri bağlamında gerçekleştiğini açıkladı. Arnautović, "Blic televizyonuna" yaptığı açıklamada, kredi faiz oranlarının değişken (Euribor) ve sabit (banka marjı) olmak üzere iki bölümden oluştuğunu vurguladı. Değişken kısmın Euribor olduğunu, sabit kısmın ise kredi vadesi boyunca değişmeyen banka marjı olduğunu aktardı. Euribor'u, Avro Bölgesi bankalarının birbirlerine borç verdikleri faiz oranı olarak tanımlayan Arnautović, bunun Avrupa pazarında paranın fiyatını temsil ettiğini kaydetti. Bu fiyatın ekonomik gelişmelere göre değiştiğini açıklayan ekonomist, Euribor yükseldiğinde toplam faiz ve aylık kredi taksitlerinin de arttığını, Euribor düştüğünde ise taksitlerin azaldığını belirtti. Euribor'a endeksli kredilerin bu değişken doğası nedeniyle belirli bir risk taşıdığını ifade eden Arnautović, fiyatlarının sadece bankanın başlangıçta sunduğu koşullara değil, piyasa hareketlerine de bağlı olduğunu kaydetti. Arnautović, kredi almak için "mükemmel bir zaman" diye bir şey olmadığını, kredinin gerçekten ihtiyaç duyulduğunda alınması gerektiğini vurguladı. Euribor'un sürekli dalgalanan "canlı bir varlık" olarak görülmesi gerektiğini açıklayan ekonomist, mevcut Euribor seviyesinin (yaklaşık yüzde 2,5) ve banka marjının eklenmesiyle toplam faizin yüzde 5 civarında olabileceğini ancak bunun uzun vadede böyle kalmayacağını aktardı. Ekonomist, örnek olarak 100.000 avroluk 25 yıl vadeli bir konut kredisinde, banka marjının yaklaşık yüzde 2,5 olması durumunda, Euribor artışı nedeniyle aylık taksitin yaklaşık 558 avrodan 585 avroya yükselebileceğini belirtti. Ancak bu değişikliklerin kalıcı olmadığını ve piyasa hareketlerine tabi olduğunu da kaydetti. Değişken faizli kredilerde faizin sözleşmeye bağlı olarak her üç veya altı ayda bir düzenli olarak ayarlandığını, bu nedenle Euribor'un düşmesi halinde aylık taksitlerin otomatik olarak azalacağını açıkladı. Arnautović, Sırbistan'da mevcut 160.000 konut kredisinin yalnızca yüzde 0,1'inde tahsilat sorunu yaşandığını, bunun istatistiksel hata düzeyinde olduğunu ve vatandaşların kredileri sorumlulukla aldığını kaydetti. Ayrıca, kredi maliyetini temel olarak Euribor ve avro-dinar ilişkisinin belirlediğini vurguladı. Sırbistan Ulusal Bankası'nın dinar kurunu avro karşısında yaklaşık 117 dinar seviyesinde istikrarlı tuttuğunu ve bunun borçlular üzerindeki ek yükü önemli ölçüde hafiflettiğini aktardı. Ekonomist son olarak, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yaklaşan bahar toplantısında enflasyon ve faiz oranlarının ele alınacağını belirterek bu konuların küresel önemini vurguladı. IMF Direktörü Kristalina Georgieva'nın iyimser senaryoda bile küresel ekonomik büyümenin yüzde 3,3'e ulaşamayacağı yönündeki mesajının, dünya ekonomisindeki yavaşlamayı ve önümüzdeki dönemdeki belirsizliği işaret ettiğini sözlerine ekledi.