Alman günlük gazetesi FAZ, "Tramp'ın Baskısı Sırbistan'daki Güç Yanılgısını Ortaya Çıkardı" başlıklı haberinde, dönemin ABD Başkanı Donald Tramp'ın tehditkar ve "tutarsız" politikalarıyla her zaman sadece güç gösterisi yapıyormuş izlenimi verdiğini, ancak bu tehditleri çok ciddiye aldığını bildirdi. Gazete, özellikle zayıf rakiplerin bu durumu deneyimlediğini, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in de sözde gücüyle övünmesine rağmen benzer bir durumla karşı karşıya olduğunu kaydetti. FAZ, enerji ve yakıt sıkıntısı ile zaten memnuniyetsiz olan Sırbistan vatandaşlarının baskısı altında kalan Vučić'in, Tramp'ın giderek daha gerçekçi hale gelen tehditleri karşısında boyun eğdiğini vurguladı.

FAZ, Rusya'nın Sırbistan Petrol Endüstrisi'ndeki (NIS) mülkiyet payının ABD başkanlarının uzun süredir "gözüne batan bir diken" olduğunu belirtti. Gazete, Gazprom'un daha çok "atılmaya benzeyen" çıkışının, Rusya'nın Avrupa Birliği'nin arka bahçesindeki etkisini azalttığını aktardı. Bu durumun Kremlin'deki stratejistlerin hoşuna gitmeyeceği tahmin edilirken, satış fiyatının yaklaşık bir milyar avro ile Rusya'nın NIS'i satın aldığı fiyatın iki buçuk katı olduğu ifade edildi. Ancak FAZ, bu gelişmeyle birlikte "Batı Balkanlar'daki enerji düzeninin" tamamen değiştiğini kaydetti. Gazete, bu yeni düzende Amerikalılar satın almaya rıza gösterirse Vučić'in komşusu Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın karlı çıkacağını bildirdi. Macaristan petrol şirketi MOL'un Rusya'dan hala uygun fiyatlı petrol ve gaz tedarik ettiğini belirten FAZ, NIS'in portföyünde yer almasıyla Macarların Batı Balkanlar'daki tüm petrol ve gaz piyasasını kontrol edeceğini vurguladı.

FAZ, "liberal olmayan" olarak nitelendirdiği Orban'ın hem Tramp hem de Vladimir Putin ile iyi ilişkilere sahip olduğunu hatırlattı. Gazete, Orban'ın Avrupa Birliği'nde Ukrayna'ya dört yıldır saldıran Rusya'yı zayıflatacak her karara karşı oy kullandığını ve Moskova ile olan bu yakınlığının AB'de birçok ülkeyi rahatsız ettiğini aktardı. Bu nedenle İspanya ve Romanya'nın Macar yatırımcıların demiryolu ve enerji şirketlerinin özelleştirilmesine katılmasını yasakladığını belirtti. Ancak Frankfurt günlük gazetesi, Orban'ın NIS'i devralarak bir darbe gerçekleştirdiğini ve bu sayede Rusya'nın "petrol ve gaz tedarikçisi olarak oyunda kalmaya devam ettiğini" yazdı. Gazete, Orban'ın AB'ye mesafeli duruşuna rağmen, Vučić'in Orban'ın kucağına kaçmasının, MOL için de geçerli olan AB kurallarına yaklaşmak anlamına gelmesinin ironik olduğunu bildirdi. FAZ, Washington'da atılan tek bir imzanın, kendisini Rusya ve Çin başkanlarıyla eşit gören Belgrad'daki güçlü lideri gerçeklerle yüzleşmeye ve ayakları yere basmaya zorladığını kaydetti. Vučić'in yavaş ekonomik büyümeye, yolsuzlukla malul bir hukuk sistemine ve kendisine karşı o kadar isyan eden bir nüfusa sahip küçük bir ülkenin yöneticisi olduğunu, bu nedenle erken seçim sözü vermek zorunda kaldığını belirtti. FAZ, AB üyeliği adayı Sırbistan'ın Batı Balkanlar'da kilit bir konuma sahip olduğunu ve Brüksel'in bu üyelik perspektifini koruması gerektiğini ifade etti. Ancak FAZ, yıllardır Belgrad'daki olaylara hükmeden Vučić ile bunun "neredeyse imkansız" olduğunu, zira kendisine duyulan güvenin sadece kendi halkının büyük bir kısmı tarafından değil, aynı zamanda AB'deki tüm kredinin de uzun zaman önce tükendiğini kaydetti.