Fransız Le Monde gazetesi ve N1'in aktardığına göre, Sırbistan'da yakın zamanda yürürlüğe girmesi planlanan yargı reformunun, Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı'nı (TOK) önemli ölçüde zayıflatacağı belirtildi. Özellikle Fransız yargısıyla işbirliği içinde soruşturmalar yürüten bu kurumun başkanı Mladen Nenadić, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, reformla birlikte 11 savcının görevden alınacağını ve geriye kalan 9 savcının binlerce mevcut dosyayı devralmak zorunda kalacağını kaydetti.

Mladen Nenadić, Le Monde'a verdiği demeçte, özellikle 2020 yılında Fransız ve Hollanda polisinin kırdığı şifreli iletişim yazılımı Sky ECC ile ilgili soruşturmaları yürüten savcılığın, Sırp İlerleme Partisi (SNS) bakanlarına yönelik yolsuzluk soruşturmaları başlattığından bu yana zararlı bir çalışma ortamında bulunduğunu aktardı. Nenadić, "En yüksek devlet yetkilileri ve medya bizi pislik gibi görüyor" diyerek, iktidara yakın medyadaki provokatif açıklamaları ve bazı soruşturmalarda polisin savcılarla işbirliği yapmayı reddetmesini vurguladı. SNS milletvekili ve tartışmalı yasanın yazarı Uglješa Mrdić ise Sırp televizyonunda yaptığı açıklamada, reformun amacının "Cumhurbaşkanı Vučić'i tutuklamak isteyen" ve "devleti devirmek için renkli bir devrim yapmak isteyen" savcılara karşı koymak olduğunu bildirdi. Bu söylemin, güçlü Rusya yanlısı bir akımın ve yaygın yolsuzluğun olduğu bu ülkede yankı bulduğu kaydedildi. Avrupa Komisyonu, söz konusu reformun "Avrupa yolunda bir geri adım" teşkil ettiğini belirtti. Hukukun üstünlüğünü derinden ihlal edecek olmasına rağmen "hiçbir istişare yapılmadan kabul edildiğini" dile getiren yargı sektöründeki sendikalardan birinin temsilcisi Nemanja Đurić, reformun Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı'nı (TOK) zayıflatırken, Cumhurbaşkanı Vučić'e yakınlığıyla bilinen Belgrad Yüksek Kamu Savcılığı'nın yetkilerini artıracağını kaydetti. Sırbistan'ın resmi olarak AB üyeliği adayı olmasına rağmen, Brüksel'in özellikle yargının güçlendirilmesi konusundaki tüm reformları yıllardır askıya aldığı da hatırlatıldı.

Reform, ülkenin ikinci büyük şehri Novi Sad'daki tren istasyonu çatısının Kasım 2024'te çökmesi ve on altı kişinin ölmesiyle başlayan çalkantılı bir dönemde gündeme geldi. Bu trajedi, 2000 yılında eski diktatör Slobodan Milošević'in düşüşünden bu yana Sırbistan'daki en büyük protestoları tetiklemişti. Yüz binlerce Sırp vatandaşının yolsuzlukla mücadelede güçlendirme talepleri üzerine, yerel yargının bir kısmı harekete geçmişti. Otuz yılı aşkın süredir Sırbistan'da hiçbir bakanın yargılanmadığı bir ortamda, TOK, Çinli bir şirket tarafından yürütülen Belgrad-Novi Sad demiryolu hattı projesindeki şüpheli fahiş fiyatlar nedeniyle birçok SNS yetkilisi hakkında soruşturma yürüttüğü kaydedildi. Ayrıca, ABD Başkanı'nın damadı Jared Kushner'in Belgrad'da inşa edeceği "Trump Kulesi" projesinin başarısızlıkla sonuçlanması kapsamında, makamın kötüye kullanılması ve belgelerde tahrifat gerekçesiyle Kültür Bakanı Nikola Selaković'i yargı önüne çıkardığı vurgulandı. Memnuniyetsizlik dalgasıyla ciddi şekilde zayıflayan Cumhurbaşkanı Vučić'in, hareketin 2025 sonbaharında zayıflamasından bu yana kontrolü yeniden ele almaya çalıştığı belirtildi. SNS'nin üniversitelerden medyaya, kültürden yargıya kadar son aylarda iktidarı eleştirmeye cesaret eden kurumlara karşı misilleme önlemlerini artırdığı bildirildi. Bu politikanın, Balkan ülkelerini AB'ye çekerek Moskova'nın etkisine karşı koymak isteyen ancak bölgenin en büyük ülkesinde hukukun üstünlüğü alanındaki bariz gerilemeyi göz ardı edemeyen Avrupa Komisyonu'nu özellikle endişelendirdiği ifade edildi. Cumhurbaşkanı Vučić, 4 Şubat Çarşamba günü Reuters ajansına verdiği demeçte, "Başkan olduğu sürece Sırbistan'ın AB yolunda kalacağını" savunarak, partisinin kabul ettiği reformu "ayrıntılı olarak inceleyeceğini" duyurdu. Bu durumun, nihayetinde Brüksel'in baskısı altında müzakere edebileceğine dair bir işaret olarak algılandığı kaydedildi. Ancak Avrupa Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos'un haftalardır bu reformun geri çekilmesini talep ettiği Le Monde tarafından belirtildi.