Sırbistan'da anayasaya aykırı biçimde yürürlüğe girdiği belirtilen yeni yargı yasaları, ülkenin hukuki düzenini kapsamlı bir çöküşün eşiğine getirdi. Özellikle Kamu Organize Suçlar Savcılığı (JTOK) ve yürüttüğü soruşturmaların hedef alındığı bu yasalara karşı yargı mensupları ve sivil toplum kuruluşları alarma geçti. Yargıç Miodrag Majić, JTOK'un devleti bir uyuşturucu kartelinin eline geçmekten kurtarmak için rüşvetçi yetkilileri derhal tutuklaması gerektiğini vurguladı, aksi takdirde hukuki düzenin tamamen ortadan kalkabileceğini kaydetti.

Yargıç Miodrag Majić, "Mrdić yasaları" olarak adlandırılan düzenlemelere karşı JTOK'un uyuşturucu kartelinin devleti ele geçirmesini önlemesinin tek yolunun, kartel üyeliği kanıtlanmış tüm devlet yetkililerini derhal tutuklayıp yargılamak olduğunu vurguladı. Majić, JTOK'a kalan tek gücün kamuoyu olduğunu ve halkı olan biten hakkında hızla bilgilendirmeleri gerektiğini belirterek, JTOK'un ve dolayısıyla toplumun hayatta kalması için vatandaşların birleşerek savunma yapması çağrısında bulundu. Ancak JTOK'tan acil eylem yerine, Başsavcı Mladen Nenadić'in sahne aldığı 'eğitici bir tribün' düzenlendiği ve somut bir plan sunulmadığı kaydedildi. Belgrad Barosu Başkanı Vladimir Prijović ise bu mücadelenin öncelikle JTOK'un kendi savaşı olması gerektiğini, avukatların dahi onların adına bu savaşı yürütemeyeceğini aktardı. Prof. Dr. Vanja Bajović de hukukçuların bu yeni yasalara uymak zorunda kalacaklarını, bunun ise "mutlak her şeyin yasa dışı olduğu bir devlette yasallığa başvurmanın tam bir saçmalığına" yol açacağını açıkladı.

JTOK'un somut bir eylem planı sunamaması ve kısa süreli eylemlerin ardından ortaya çıkan bu tablo, vatandaşların örgütlü suçlarla mücadeleye olan güvenini zedeledi. Kamuoyunda, yıllardır süregelen güvensizliği ve haklı şikayetlerini bastırarak JTOK'a destek verenlerin, karşılığında sadece 'bir grup insanın sigara molası' görüntüsüyle karşılaşmasının hayal kırıklığını artırdığı aktarıldı. Uzmanlar, tarihi hafıza kaybının topluma maliyetinin yüksek olduğunu belirterek, geçmişteki şaibeli atamalar, kritik davaların (örneğin 'Genelkurmay' ve 'Jovanjica 3') akıbeti ve başarılı savcıların (Rade Bajić, Saşa Ivanić, Miljko Radisavljević) neden geri plana itildiği gibi soruların cevapsız kalmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Toplumun, tüm bu soruları bir kenara bırakarak uyuşturucu karteline karşı son savunma hattı olarak JTOK'un yanında durduğu ancak JTOK'un eylem planının olmayışının, acil ve somut eylem gerektiren bir durumda destekçilerini hayal kırıklığına uğrattığı belirtildi.