Sırbistan'da 10 belediyede pazar günü yapılacak olağan yerel seçimler öncesindeki kampanya, ülkedeki büyük siyasi kutuplaşma nedeniyle “her sokağın ve her evin önemli olduğu” bir Stalingrad Savaşı'na benziyor. Filozof Fakültesi Profesörü Vladimir Vuletić ve siyaset bilimci Ognjen Gogić, “Jutro na Blic” adlı televizyon programında yaptıkları değerlendirmede, bu oylamanın sonuçlarının olağanüstü parlamento seçimlerinin zamanlamasını ve jeopolitik koşulları etkileyebileceğini belirtti. Profesör Vuletić, pazar günü gerçekleşecek yerel seçimlerin siyasi bağlamının, geçen yıl “iktidar koalisyonunun nasıl devrileceği” ana temasıyla yaşananların bir sonucu olduğunu kaydetti. Vuletić, iktidar koalisyonunun, Sosyalist Parti (SPS) gibi partilerin baraj altında kalma riskini önlemek için bu aşamada birlikte hareket etmenin daha basit ve iyi olacağını hesapladığını vurguladı. Kampanyanın hem iktidar hem de muhalefet tarafından “Stalingrad Savaşı” gibi yürütüldüğünü, “her sokağın, her evin önemli” görüldüğünü aktaran Vuletić, bu durumun geçmiş yılda oluşan siyasi atmosferin bir sonucu olduğunu belirtti. Normalde yerel seçimlerin yüzde 30-40 oranında seçmen çekeceğini ve bu kadar önemli olmayacağını sözlerine ekledi. Siyaset bilimci Gogić ise, Sosyalist Parti'nin (SPS), pazar günü yerel seçimlerin yapılacağı 10 belediyenin tamamında Sırp İlerleme Partisi (SNS) ile koalisyon kurulması konusunda fazla söz sahibi olmadığını düşündüğünü belirtti. Gogić, seçimlere hangi formatta girileceğine dair kararın her zaman bloğun ana partisi olan Sırp İlerleme Partisi veya özel olarak Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić tarafından alındığını açıkladı. Bu konuda aşırı bir anlaşma olduğunu düşünmediğini kaydeden Gogić, tamamen oy kaybını önlemek için optimal bir seçim performansı ve stratejisiyle ilgili olduğunu vurguladı. Vuletić, pazar günkü seçim sonuçlarına ilişkin olarak, iktidar koalisyonunun on belediyenin tamamında zafer kazanıp kazanmayacağının görüleceğini belirtti. Eğer bu gerçekleşirse, yetkili kurumların parlamento seçimlerini ne zaman düzenleyeceği konusunda çok geniş bir hareket alanı olacağını vurguladı. Vuletić, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in muhalefetin on belediyenin yedisinde favori olduğuna dair açıklamasının bir tür manipülasyon olarak algılandığını, ancak bunun “eğer muhalefetin favori olduğu yedi yerde bile biz kazanırsak, kendi favori olduğumuz yerlerde ne olacak?” mesajını içerdiğini değerlendirdi. Bu durumda, muhalefetin iktidara erken seçimler için baskı yapma alanının çok az kalacağını belirten Vuletić, eğer muhalefet favori olduğu yerlerde dahi kazanamazsa, erken seçime gitmenin gerçekten de kendi çıkarlarına olup olmayacağının bir soru işareti olduğunu ifade etti. Ancak, muhalefetin önemli sayıda belediyede başarılı olması durumunda, parlamento seçimlerinin erken yapılması yönündeki baskının devam edeceğini ve artacağını kaydetti. Öte yandan, siyaset bilimci Gogić, öğrenci hareketinin ve muhalefetin yerel seçimlere iktidardan farklı bir yaklaşımla yaklaştığını gözlemlediğini aktardı. Öğrenci-muhalefet bloğundan zafer mesajları duymasına rağmen, içten içe bu yerel seçimleri “neyin en iyi çalıştığını görmek” için bir tür laboratuvar olarak kullandıkları izlenimi edindiğini bildirdi. Gogić, öğrencilerin muhalefeti, muhalefetin öğrencileri desteklediği, bazen birlikte, bazen ayrı hareket ettikleri farklı modellerin denendiğini kaydetti. Bu nedenle yerel seçim sonuçlarının olağanüstü parlamento seçimlerinin zamanlamasını belirleyici bir şekilde etkilemeyebileceğini belirtti. Gogić, Ortadoğu'daki krizin küresel enerji krizine yol açması gibi çok daha ciddi belirleyicilerin bulunduğunu vurguladı. Sırbistan ekonomisinin oldukça kırılgan ve ekonomik şoka yatkın olduğunu ifade eden Gogić, enerji, piyasa ve enflasyon konusunda durumun belirsiz olduğu bir dönemde kimsenin seçimleri düşünmediği çıkarımında bulundu.