Sırbistan'daki dairelerde görülen sürekli nem ve küf sorunlarının sadece yüzeysel bir temizlik veya boya ile giderilemeyeceği, derinlemesine nedenlerden kaynaklandığı belirtildi. Uzmanlar, bu durumun zamanla yaşam alanlarının kalitesini düşürdüğünü, insan sağlığı, hava kalitesi ve enerji verimliliği üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını vurguladı. Nem ve küfün sadece estetik bir sorun olmaktan öte, duvarlardan mobilyalara kadar her şeyin dayanıklılığını tehdit ettiği kaydedildi.

Dairelerdeki aşırı nemin en yaygın belirtilerinden birinin, mahzen veya ıslak kumaşı anımsatan kalıcı, ağır bir koku olduğu aktarıldı. Bu kokunun genellikle köşelerde, dolaplarda, mobilya arkalarında ve hava sirkülasyonunun zayıf olduğu odalarda yoğunlaştığı ifade edildi. Kokunun sadece rahatsız edici olmakla kalmayıp, mikrobiyolojik aktiviteye ve küf gelişiminin başlangıç aşamasına işaret ettiği belirtildi. Küfün her zaman görünür olması gerekmediği, birçok durumda duvarların içinde, boyanın veya duvar kağıdının altında yayılabildiği kaydedildi. Havalandırma sonrası kokunun yalnızca kısa süreliğine kaybolup hızla geri dönmesi halinde, sorunun bayat hava değil, yaşam alanında biriken nem olduğu vurgulandı. Kış aylarında pencerelerdeki damlacıkların normal kabul edildiği ancak sürekli yoğuşmanın hava neminin çok yüksek olduğunu veya havanın neredeyse hiç dolaşmadığını gösterebileceği ifade edildi.

Küfün nadiren küçük ve tek bir yerle sınırlı kaldığı, duvarda belirdiğinde ise büyümesi için koşulların zaten ideal olduğu ve sorunun yayıldığı açıklandı. Görünür lekelerin çok daha ciddi bir durumun yalnızca ilk işareti olduğu kaydedildi. Küfü sıradan bir leke gibi silmek veya boyamak, yapılan en yaygın hata olarak gösterildi. Bu yöntemle yalnızca yüzeysel tabakanın giderildiği veya gizlendiği, asıl nedenin ise çözülmediği belirtildi. Duvarların nem ve küf sporlarıyla doymuş olması nedeniyle lekelerin haftalar hatta günler içinde tekrar ortaya çıktığı ifade edildi. Uzun vadede bu durumun sadece estetik sorunlara değil, sıvanın ve yalıtımın zarar görmesine, ayrıca çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına yol açtığı aktarıldı. Boyanın çatlamaya başlaması ve duvarın dokunulduğunda yumuşak hale gelmesinin, nemin yapının derinliklerine nüfuz ettiğinin bir işareti olduğu vurgulandı. Bu aşamada sorunun başlangıç seviyesinde olmadığı, yaşam alanının ciddi bir şekilde çürümeye başladığı kaydedildi. Nemin metal parçalarda korozyona, duvarların yalıtım özelliklerinin azalmasına ve ısıtma maliyetlerinin artmasına neden olabileceği belirtildi, zira nemli duvarların ısıyı emdiği ifade edildi.

Uzmanlar, zararsız görünen lekelerden yayılan küf sporlarının, özellikle çocuklar, yaşlılar ile alerjisi, astımı veya otoimmün rahatsızlıkları olan kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini bildirdi. Belirtiler arasında sürekli hapşırma ve geçmeyen burun akıntısı, kronik öksürük, boğazda kaşıntı, göz tahrişi ve astım semptomlarının kötüleşmesi yer aldığı aktarıldı. Ayrıca ruh hali değişiklikleri, yorgunluk hissi, isteksizlik ve kronik baş ağrılarının sıkça görüldüğü ifade edildi. Havadaki küfe maruz kalan kişilerin çoğu zaman sürekli soğuk algınlığı yaşadıklarını düşündüğü, oysa içinde bulundukları ortamın onları yavaşça tehdit ettiği kaydedildi. Ev dışında kendilerini daha iyi hisseden ancak eve döndüklerinde semptomların geri döndüğünü fark eden kişilerin, nem ve küf sorununu değerlendirmesi gerektiği vurgulandı.