"Filozofik Fakültesi'ne Yeni Bir Tehdit: Bilim Bakanlığı Akreditasyonu Korkutucu Bir Araç Olarak Kullanıyor. Finansal, idari ve kurumsal baskının ardından, Niş Üniversitesi Filozofik Fakültesine şimdi bilimsel araştırma faaliyetleri için akreditasyon verilmemesiyle tehdit ediliyor.

Filozofik fakültet, bilimsel araştırma organizasyonu için akreditasyon talebini Aralık 2024'te sundu ve Haziran 2025'te de bu talebi ekledi.

Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Bakanlığı şimdi Eylül 2026'da fakülteden tamamen yeni bir 'gözden geçirilmiş talep' sunmasını istiyor ve bunu yapmadığı sürece ilgili uzman kurulu akreditasyon sürecini tamamlayamayacağını belirtiyor.

İki yıl geçtiğinin hatırlatılması gerekiyor.

Bu sadece idari bir sorun değil, Filozofik Fakülteye yönelik yeni bir kurumsal baskı şekli.

Bakanlığın bu talebi, Niş Üniversitesi Senatosu'nun fakültede "Sırp Çalışmaları" bölümünün üniversiteye entegre edilmesi talebini reddetmesinden sonra geldi. Bu durum, Filozofik Fakülte üzerinde uygulanan koordineli ve politik motivasyonlu baskının bir göstergesi. Bakanlık, fakülteden 'geçerli yasal, organizasyonel, kadrolu ve bilimsel araştırma durumu'na uygun hale getirilmesini istiyor, özellikle de Tarih Bölümü, Sırp Dili ve Edebiyatı Bölümü ve Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü'nün ayrılmasını talep ediyor.

Ancak 8 Haziran 2026 tarihinde Yargıtay, "Sırp Çalışmaları" bölümünün faaliyetleri ile ilgili kararların uygulanmasını geçici olarak durdurmuştur. Bu durum fakülteye, Bakanlık tarafından istenen değişiklikleri yapması için zorunlu kılan bir yasal durum yaratıyor.

Bakanlığın talep ettiği bu durum, Yargıtay'ın verdiği geçici kararı göz ardı ediyor ve böylece yasaların ihlal edilmesine yol açıyor.

Bu sadece hukuki olarak tartışmalı değil, kurumsal olarak da tehlikeli bir durum. Kim iki yıllık süreci uzatmaktan sorumlu?

Fakültet Aralık 2024'te talebini sundu, "Sırp Çalışmaları" bölümünün kurulması ve Bakanlık tarafından yapılan tüm değişiklikler henüz gerçekleşmemişti. Akreditasyon sürecini yöneten kanunlar belirli karar verme süreleri içeriyor.

Peki neden süreç tamamlanmadı? Neden talep yeniden sunulması isteniyor?

Ve niye fakülte, Yargıtay'ın verdiği geçici kararı göz ardı eden yeni bir bilimsel araştırma kapasitesi göstermesi gerekiyor?

Bakanlık Filozofik Fakültesi'ne ve tüm akademik topluluğa bu soruların cevaplarını vermelidir.

Filozofik Fakülteye yönelik baskının yeni bir aşaması

Bu son adım, Filozofik Fakülte üzerindeki uzun süreli baskı bağlamında değerlendirilmelidir. İlk olarak üniversitenin isteği olmadan üç bölümün ayrılması için bir süreç başlatıldı. Ardından ders programları ve bütçe yeri alındı. Daha sonra fakültete maaşlar ve normal faaliyetler için finansman verilmedi. Şimdi bilimsel araştırma faaliyetleri için akreditasyon kullanılıyor.

Mesaj açık ve tehlikeli: Devlet politikasına uymayan kurumlara sadece eğitim ve finansman değil, bilimsel statüleri de tehdit edilebilir. Bu artık sadece bir fakülte meselesi değil, Sırbistan'da akreditasyon ve bilimsel çalışma koşulları bağımsız ve uzman süreçler olarak kalıp kalmayacağı sorusudur. Akreditasyon bir araç olmamalı

Akademik topluluk, hükümet organlarının geçici olarak durdurulmuş kararlarını kullanarak Filozofik Fakültesi'nin bilimsel araştırma statüsünü tehdit eden sonucu kabul etmemelidir. Akreditasyon süreci politik bir araç olmamalıdır. Bilim, öğrencilere ve akademik özgürlüğe bağlı olan kurumlara karşı bir cezalandırma aracı olmamalı.

Bakanlık kendi idari kararlarını kullanarak bir kurumun varlığını belirlemeyi amaçlamamalıdır.

Talep ediyoruz: 1. Filozofik Fakültesi'nin mevcut talebine göre, yasal çerçevede akreditasyon sürecini derhal tamamlayın; 2. Sürecin neden prosedürde belirlenen süreçte tamamlanmadığı konusunda kamuoyuna açık ve net bir açıklama yapın; 3. Yargıtay'ın geçici kararlarına saygı gösterin; 4. Hala aktif olan tüm ders programlarının Filozofik Fakültesi'nin faaliyet kapsamında olduğunu kabul edin; 5. Akreditasyon sürecini kurumsal ve politik baskı aracı olarak kullanmayı bırakın; 6. Niş Üniversitesi ve Filozofik Fakültesinin özerkliğini koruyun.

Niş Üniversitesi Filozofik Fakültesi'nde yaşananlar, Sırbistan'daki tüm üniversiteler ve bilimsel kuruluşlar için tehlikeli bir örnek oluşturuyor. Eğer devlet organları ilk önce statü değişikliklerini dayatabilir, sonra bu değişiklikleri yeni idari kararların temeli olarak kullanabilir ve son olarak akreditasyon tehdidiyle fakültenin bu değişiklikleri kabul etmesini sağlayabilirse, bağımsız akreditasyon sisteminden bahsedemeyiz.

Bilimsel kontrol mekanizması hakkında konuşuyoruz. Akademik topluluk derhal harekete geçmelidir" diye yazıyor Niş Üniversitesi Filozofik Fakültesi'nde çalışanların açıklaması.