Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da aktivistler, öğrenciler ve diğer vatandaşlar, Saraybosna'daki son kazanın kurbanlarıyla dayanışma amacıyla bugün bir dakikalık saygı duruşu ve şehir merkezinde bir yürüyüş düzenledi.

İnsan Hakları İçin Gençlik Girişimi'nin (YIHR) çağrısıyla Öğrenci Meydanı'nda toplanan kalabalık, üzerinde stilize edilmiş kırmızı kalp ve "Tek mücadele - Kalbimiz Saraybosna ile" yazan pankart taşıdı. Buradan, 1989'da Saraybosna'nın Belgrad'a hediyesi olan Skadarlija'daki Sebilj çeşmesine kadar yürüdü ve etkinlik burada sona erdi.

Öğrenci Meydanı'nda yüz kadar kişinin önünde konuşan aktivistler, Saraybosna'da yaşanan felaketle ilgili sorumluluk arayan vatandaşlara destek verdiklerini belirtti. Konuşmalarında, 1 Kasım 2024'te Novi Sad'da yaşanan kaza nedeniyle Sırbistan vatandaşlarının da benzer bir sorumluluk talebinde bulunduğunu aktardı. "Sırbistan'da da vatandaşların evden çıktıklarında 'bir tavanın başlarına düşmemesine veya bir köprünün yıkılmamasına dikkat etmeleri gerektiğini'" ifade ettiler.

Aktivistler, milliyetçi tutumlar ve iki ülke insanlarını ayıran sessizlik konusunda uyarıda bulunarak, vatandaşlar arasındaki dayanışmanın bugün 'sınır tanımayan bir direniş eylemi' olduğunu vurguladı. Saraybosna'nın modern tarihteki en uzun başkent kuşatması olan 1996'daki savaş kuşatmasının sona ermesinin yarın otuzuncu yıl dönümü olduğuna da işaret ederek, bu nedenle Saraybosna vatandaşlarına destek vermenin önemini kaydetti. Bir aktivist, "Drina Nehri'nin iki yakasındaki insanlar, milliyetçilik, çürümüş sistemler ve yolsuzluk nedeniyle 30 yıldır normal bir hayat yaşayamıyor" açıklamasını yaptı. YIHR'den yapılan açıklamaya göre, bugünkü Dayanışma Yürüyüşü, Saraybosna'daki son kazanın kurbanlarına ve 'bölgedeki tüm altyapı ihmali kurbanlarına' adandı. YIHR, bu trajedinin 'sadece teknik bir arızanın sonucu' olmadığını, aynı zamanda 'kamu güvenliğinin uzun süreli ihmalinin, hesap verilebilirliğin yokluğunun ve insan hayatına yönelik sistemik umursamazlığın' bir sonucu olduğunu bildirdi.

Bölgedeki şehirler ve toplumlar arasındaki dayanışmanın sadece bir sempati eylemi olmadığını, aynı zamanda 'güvenlik, sorumluluk ve her insan hayatının onuru için ortak bir mücadelenin ifadesi' olduğunu belirtti. Sebilj çeşmesinin, 1989'da Saraybosna'nın Belgrad'a bir hediyesi olarak, iki şehir arasındaki bağlantının bir sembolü olduğuna işaret etti. Bu nedenle, 'trajedilerin sınır tanımadığını, ancak dayanışmanın da sınırları olmaması gerektiğini' bu noktadan duyurmak istediklerini aktardı. Saraybosna'da, 12 Şubat'ta meydana gelen tramvay kazası nedeniyle sekizinci protesto cuma günü düzenlenmişti. Kazada Brčko'dan 23 yaşındaki bir öğrenci hayatını kaybederken, dört kişi yaralanmış, bunlardan biri ağır durumdaydı. 1992-96 yılları arasında Saraybosna'ya günlük ortalama 329 mermi düşerken, toplamda yaklaşık 50.000 ton topçu mühimmatı kullanılmıştı. Sırp Cumhuriyeti Ordusu (VRS) şehri çevre tepelerden kuşatma altında tutmuştu. Vatandaşlar elektrik, su ve ısıtma olmadan yaşarken, her gün keskin nişancı ateşine maruz kalmışlardı. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (MKSJ/ICTY), Saraybosna'daki sivillere yönelik uzun süreli bir terör kampanyası yürütüldüğünü tespit etmişti.