Sırbistan'ın Kuršumlija kenti yakınlarındaki Štava köyünde, 13. yüzyılda Kralj Milutin tarafından madenlerde çalışmak üzere getirilen Saksonların asırlık hikayesinin devam ettiği bildirildi. Pančićev vrh'a çıkan yamaçlarda, Lukovska Banja'nın yukarısında yer alan bu unutulmuş köyde bugün de yalnızca kızıl saçlı çocukların dünyaya geldiği aktarıldı. Köyün tarihi ve gelenekleriyle adeta zamanın durduğu bir yer olduğu kaydedildi. Köyde bugün sadece yüz civarında yerel sakin yaşadığı belirtildi. Ancak geleneklerin, göreneklerin ve tarihin burada sanki zaman hiç geçmemiş gibi sürmeye devam ettiği kaydedildi. Ştava'nın ilk bakışta güçlü bir izlenim bıraktığı açıklandı. Bu köyde bugün de kızıl saçlı çocukların dünyaya geldiği, Valina ve Dmitar gibi sıradışı isimlerin ise unutulmayan kökenlere tanıklık ettiği vurgulandı. Bölgeden bir rehber olan Miroslav Jović, Kralj Milutin'in Saksonları Štava'ya getirdiğini ve onların o dönemin en yetenekli madencileri olarak kabul edildiğini belirtti. Jović, Orta Çağ'da bu madenlerin kurşun, altın, gümüş ve çinko açısından zenginlikleriyle tanındığını ve o madencilerin torunlarının bugün de burada yaşadığını aktardı. Köyün kalbinde, evlerin ve avluların yukarısında, gerçek bir mimari nadirlik olan Aziz Büyük Şehit Mina Kilisesi'nin yükseldiği kaydedildi. Kilisenin, Sırbistan'da eşsiz olan taş çatısıyla özel bir yapı olduğu belirtildi. Kilisenin girişinin üzerindeki bir plaka üzerinde, yapının 17. yüzyılda, Peć Patriği Paisije ve Gračanica Metropoliti Silvester döneminde resmedildiğinin yazılı olduğu belirtildi. Kilise avlusunda ayrıca Kralj Milutin döneminden kalma lahitler ve mermer anıtların bulunduğu aktarıldı. Jović, bu kutsal yerin asırlara meydan okuduğunu ve Štava'daki yaşamın sürekliliğini hatırlattığını vurguladı. Yerel halkın çekingen olduğu ve fotoğraf çekilmekten hoşlanmadığı bildirildi. Ancak onların geçmişle olan güçlü bağlarının her adımda görülebildiği kaydedildi. Ştava'nın sadece zengin bir tarihe sahip bir yer olmadığı, aynı zamanda bir efsaneler köyü olduğu belirtildi. Kralj Milutin'in gizli hazinesi ve terk edilmiş Roma madenleri hakkında nesillerdir hikayelerin dolaştığı aktarıldı. Bu hikayelerin, çeşitli yerlerden maceraperestleri ve hazine arayanları cezbettiği kaydedildi. Yerel sakinlerden biri, eski zamanlardan beri burada Kralj Milutin'in hazinesinin saklandığına dair bir hikaye bulunduğunu belirtti. Aynı sakin, insanların bugün de onu aramaya geldiğini ve işaretlerin Aziz Mina Kilisesi'nde olduğunun söylendiğini aktardı. Ştava'nın bugün sıradan bir köyden çok daha fazlası olduğu vurgulandı. Buranın, ortaçağ Sırbistanı'nın adeta yaşayan bir müzesi olduğu, tarihin unutulmadığı, aksine hala yaşandığı bir yer olduğu açıklandı. Burada zamanın yavaşladığı ve geçmiş yüzyılların hikayelerinin taşın, sıradışı isimlerin ve unutulmaya meydan okuyan kızıl saçların arasından yankılanmaya devam ettiği belirtildi.