Spot: Toplamda 44 yıl Almanya'da yaşamış gazeteci ve yargı tercümanı Erdin Kadunić, karısı ve üç çocuğuyla birlikte Düzeldorf'u terk edip Sarajevo'ya taşındı. Content: Kadunić ailesi, tüm avantajları ve dezavantajları göz önünde bulundurarak "evimize geri dönmek" isteğini dile getirdi. Bosna-Hersek'te yaşanan sorunlar farkındaydı ancak orada yaşayanların çoğu zaman önemsemediği şeyleri de gördü.

Kadunić, Sarajevo'da insanların birbirine olan yakınlığı, sıcaklığı ve empatiyi Almanya'dan daha fazla hissettiğini belirtiyor. Özellikle komşularıyla, satıcılarla ve diğer çocukların ebeveynleriyle günlük iletişimin önemini vurguluyor.

Üç çocuğu da yeni hayata hızla uyum sağladı. En küçük çocuk anaokuluna başladı ve aile, diğer ebeveynlerin ne kadar samimi ve karşılayıcı olduğunu keşfetti. Kadunić, Almanya'da böyle bir bağ kurmadıklarını söylüyor.

Bu, Kadunić için Bosna-Hersek'te yaşama deneyiminin ikinci dönemi değil. 2004 ile 2012 yılları arasında Bosna-Hersek'te yaşadı ancak o zamanlar yavaş değişimlerden dolayı Almanya'ya geri döndü. Şimdi ise, daha iyi altyapı, yollar, sokaklar, dijitalleşme ve bazı günlük işleri kolaylaştıran kurumlar gibi gelişmeleri görüyor.

Kadunić'e göre Almanya'daki durum kötüye gidiyor. Örneğin, bir zamanlar doğrulukla bilinen tren sistemi artık gecikmeler yaşarken sağlık sistemi de eskisi kadar iyi değil. Özellikle bazı incelemelerin (MR veya BT taraması) aylarca beklemek gerektiği belirtiliyor.

Kadunić ayrıca Almanya'da yaşam maliyetinin çok arttığını ve insanların birikim yapamadığını söylüyor. Eskiden, Almanya'daki kazançla evlerini kredi almadan inşa edebilen gastarbeiterler artık bunu yapamıyor.

Kadunić, Almanya'daki işçi maliyetinin (endüstriyel bir şirket için saatte 49 Euro) Macaristan'dakinden (saatlik yaklaşık 15 Euro) çok daha yüksek olduğunu örnek veriyor. Bu nedenle bazı Alman şirketlerinin üretim faaliyetlerini daha düşük iş maliyetli ülkelere taşıdığını açıklıyor.

Kaduniç, Almanya'nın çökmekte olduğunu iddia etmiyor. Aksine, ülkenin büyük ekonomik ve sosyal bir dönüşüm geçirdiğini ancak eski modelin artık aynı şekilde çalışmadığını düşünüyor. Enerji fiyatları yüksek, sanayi baskı altında ve emeklilik ve sosyal güvenlik sistemlerinde reformlara ihtiyaç var.

Kadunić'e göre Balkanlar kökenli bazı insanlar için Almanya'daki sağcı AfD partisi artışının dönüş kararlarını etkileyebilir. Kaduniç, Almanya'nın faşist bir ülke haline gelmediğini söylüyor ancak politik değişimlerin bazı ailelerin çocuklarının yetiştirilmesi ve gelecekteki yaşam tarzları hakkında düşünmelerini sağlayabileceğini belirtiyor.

Kadunić ailesi için en önemli faktör belki de çocukların taşınma sonrası deneyimi. Kaduniç, çocuklarının Sarajevo'da daha fazla özgürlük ve rahat bir atmosfer hissettiklerini söylüyor. "Tam olarak nefes alıyorlar" diyor.

Çocukları daha rahat ve huzurlu olduklarını belirtiyor, ancak ebeveynlerin ve aile kurallarının değişmediğini vurguluyor. Bu rahatlık duygusu, Kaduniç ailesinin tekrar Sarajevo'da yaşama kararını vermesinde önemli bir rol oynadı.

Kadunić için hesaplama sadece finansal değildi. Almanya hala düzenli bir sistem, iş ve birçok fırsat sunuyor ancak artık eskisi kadar evine göre avantajlı değil. Öte yandan, Sarajevo ailesine artık daha önemli hale gelen yakınlık, ait olma hissi ve çocukların rahat bir yaşamı sunuyor.