1933 yılında Naziler Almanya'yı ele geçirdiklerinde sadece politikayı kontrol etmek istemediler. Hedefleri, ideolojilerini tüm alana yaymaktı. Adolf Hitler o yıl mart ayında "Ulusal Eğitim ve Propaganda Bakanlığı"nı kurdu ve bu bakanlığa Josef Goebbels'i atadı. Birkaç ay sonra da "Reich Kültür Kamarası" adlı güçlü bir kuruluş kuruldu, bu kurum rejimin film, tiyatro, müzik, edebiyat, görsel sanatlar, radyo ve basın üzerindeki kontrolünü sağladı.

Bu alanlarda profesyonel olarak çalışabilmek için Nazilerin kabul ettiği ideolojiye uymak ve ilgili kamara üyesi olmak gerekiyordu. Yahudiler, rejimin "politik veya sanatsal olarak uygunsuz" bulduğu birçok sanatçı ve intelektuel kademeli olarak kamu kültürel yaşamından çıkarıldı.

Nazilerin bu tür "Aryan kökenli" obsesyonu Almanya sınırları içinde kalmadı. Bu durum İngiliz bir profesör ve yazar olan J.R.R. Tolkien'i de yakaladı. Tolkien'in kitapları daha sonra dünya edebiyatının en ünlü eserleri arasında yer alacaktı.

Tolkien'in "Hobbit" adlı kitabı 1937 yılında Büyük Britanya'da yayınlandı ve hem okuyucuların hem de diğer ülkelerdeki yayıncıların dikkatini çekti.

Bir yıl sonra, Tolkien'in İngiliz yayıncısı Stanley Unwin, Alman yayın evi Riten und Lening ile "Hobbit"in Almanca çevirisi için görüşmeler yaptı. Ancak Alman tarafı, Tolkien'den "Aryan kökenli" olduğunu doğrulaması istedi.

Bu talep Tolkien'i öfkelendirmişti. Nazilerin bu tür talepleri o dönemde Alman toplumunda derinlere kadar işlemiş bir ırk sistemi parçasıydı. Tolkien için, Oxford Üniversitesi'nde felsefe profesörü ve dil bilgini olan bir adam için, bu soru sadece hakaret değildi, aynı zamanda bilimsel olarak anlamsızdı.

25 Temmuz 1938 tarihli bir mektupta Stanley Unwin'a öfkesini dile getirdi. Bu talepin neden kendisine yöneldiğini merak ettiğini ve bunun Yahudi kökenli olduğunu kanıtlama isteğiyle mi yoksa Alman yasalarının tüm yabancıların "Aryan kökenli" olduğunu göstermesi gerektiği ile mi ilgili olduğunu sordu.

Tolkien, yayıncısına açıkça belirtti ki böyle bir talepte bulunmayacağını ve bu "tamamen yıkıcı ve bilimsel olmayan ırk doktrinini" desteklemeyeceğini söyledi. Ayrıca birçok Yahudi arkadaşı olduğunu ve Yahudi kökeninin kendisini gurur duyması gereken bir şey olmadığını vurguladı.

Alman yayıncısının talebini reddetmek istemediğini belirtti, ancak bu durum onun haklarını ihlal ediyordu. Bu nedenle, Unwin'a iki olası cevap sundu: biri daha yumuşak, diğeri daha sert.

Tolkien'in ikinci cevabı daha sonra ünlü oldu. Cevabını profesyonel bir dilde başlattı ve Almanların "Aryan" terimini nasıl kullandıklarını anlamaya çalıştığını belirtti. Bir filolog olarak, "Aryan" kelimesinin tarihsel ve dilsel kökenlerinin İndo-İran halkları ve dilleriyle ilgili olduğunu, ancak Nazi ideolojisinin bu kavramı kullanarak kuzey Avrupa'da bir üstün ırk yaratma iddiasıyla çarpıtıldığını vurguladı.

Sonra, Almanların gerçekten ne istediğini açıkça sordu: Yahudi miydi? Cevabını şaşırtıcı bir şekilde verdi: "Görünüşe göre bu saygıdeğer kavimden soyundan gelmiyorum."

Bu cevap, Nazilerin beklentilerini tamamen tersine çevirdi. Tolkien, "Aryan" olduğunu kanıtlama çabasına girmek yerine, soruyu soranlara yöneltti.

Tolkien'in mektubunda ayrıca, 18. yüzyılda ailesinin Almanya'dan İngiltere'ye göç ettiğini ve büyük kısmının İngiliz kökenli olduğunu belirtti. Bir Britanyalı olduğunu ve bu durumun kitabının yayınlanıp yayınlanmayacağına karar verilecek bir faktör olması gerektiğini vurguladı.

Özellikle, soyadının Alman kökenli olmasına rağmen, bunu gururla taşıdığını ve hatta Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz ordusunda savaşırken bile böyle hissettiğini belirtti. Ancak, bu tür hakaretlerin yaygınlaşması durumunda, Alman adını taşımanın artık gurur verici bir şey olmadığını söyledi.

Tolkien, burada sorunun özünü vurguladı: kökeni "Hobbit"in kalitesi veya yayınlanıp yayınlanmayacağına dair hiçbir etkisi yoktu.

Ancak bu hikayenin önemli bir detayı genellikle internette anlatılan versiyonlarda atlanır. Tolkien'in mektubunun iki farklı versiyonu hazırladığı bilinmektedir. Bir arşivde daha sert olan versiyon bulundu, bu yüzden editörler, Stanley Unwin'ın Alman yayıncıya en olası olarak ikinci versiyonu gönderdiğini düşünüyorlar.

Her iki versiyonda da Tolkien, istenen "Aryan kökenli" beyanını reddettiği belirtiliyor. Bu nedenle hikayenin özünde bir değişiklik yok: Nazilerin ırkçı taleplerine karşı koyduğunda J.R.R. Tolkien'in cevabı hala en önemli belgelerden biridir.

Nazilerin ırk teorilerini sadece ahlaki olarak kabul etmedi, aynı zamanda bilimsel olarak da tamamen saçma bulduğunu vurguladı. Bu nedenle, "Hobbit" yazarının bu mektubu, Nazizmle olan ilişkisine dair en çarpıcı ve etkili belgelerden biri olmaya devam ediyor.