Su ısıtıcılarında çay veya kahve suyunun giderek daha yavaş ısınması ve fincanın dibinde beyazımsı bir tortu kalması, cihazın kireçle dolu olduğunun açık bir işareti olarak kaydedildi. Bu birikintilerin ısıtıcı verimliliğini azalttığı, ısınma süresini uzattığı ve cihaz arızalarına yol açabileceği belirtildi. Kirecin, sudaki minerallerin, özellikle kalsiyum karbonatın çökeltilmesiyle oluştuğu aktarıldı. Bu minerallerin ısıtıcı etrafında sert bir tabaka oluşturduğu, bu tabakanın bir yalıtkan görevi gördüğü ve cihazın daha fazla elektrik tüketerek suyu daha yavaş ısıttığı vurgulandı. Bu durumun hem elektrik faturalarını artırdığı hem de su ısıtıcısına yük bindirdiği ifade edildi. Kireç temizliği için pahalı ürünlere gerek olmadığı, bunun yerine sıradan beyaz sirkenin yeterli olduğu açıklandı. Sirkenin içerdiği asit sayesinde, kireç birikintilerini etkili bir şekilde çözerek cihazın işlevselliğini geri kazandırdığı belirtildi. Su ısıtıcısının malzemesinin de kireçlenmede önemli rol oynadığına dikkat çekildi. Paslanmaz çelik su ısıtıcılarının daha yavaş kireçlendiği, alüminyum olanlarda ise birikintilerin daha hızlı oluştuğu ve bu tür cihazların daha sık temizlik gerektirdiği kaydetti. Su sertliğinin de kireç oluşum hızını etkilediği vurgulandı. Kireç temizleme prosedürünün basit olduğu ifade edildi. Su ısıtıcısının eşit oranlarda su ve sirke karışımıyla doldurulması, kaynatılması ve ardından yaklaşık yarım saat bekletilmesi önerildi. Bu sürenin sonunda sıvının dökülmesi ve cihazın iyice durulanması gerektiği açıklandı. Sirke kokusunu gidermek için ise bir kez daha temiz su kaynatılması gerektiği belirtildi. Daha hafif bir alternatif olarak limon tuzu veya limonun da kullanılabileceği ancak inatçı kireç birikintileri için sirkenin daha etkili olduğu vurgulandı. Yılda birkaç kez düzenli temizlik yaparak su ısıtıcısının ömrünün uzatılacağı ve gereksiz maliyetlerden kaçınılacağı kaydedildi.