Sırp Ortodoks Kilisesi ve inananları, bugün, 20 Ocak'ta, İsa Mesih'i Ürdün Nehri'nde vaftiz eden ve onun gelişini müjdeleyen aziz ve peygamber olan Sveti Jovan Krstitelj'i kutlamaktadır. Bu kutlama, boğazdan geçiş ve pek çok Hristiyan geleneği ile dolu bir gün olarak ön plana çıkmaktadır.

Sveti Jovan, dini inançlara göre, İsa Mesih'i vaftiz etmiş bir figür olup, "Preteča" (Öncü) sıfatıyla da bilinir. Kutlaması, Epifani'nin hemen sonrasında, Krstovdan'dan iki gün sonra gerçekleşmektedir. Flürafa, Jovan’ın vaftiz törenlerinde günahlardan arınmak için gelen herkesi kabul ettiğini belirtmektedir. Sveti Jovan’ın adında işaret edilen "Birbirinizi sevin" ifadesi de Hristiyanlığın temel prensipleri arasında yer almaktadır.

Efsanelere göre, Sveti Jovan, Hrod’un emriyle idam edilmiştir. Efsane, Saloma'nın annesi Hrodiyade'nin etkisiyle Jovan’ın başının kesilmesini talep ettiğini anlatmaktadır. Bu olay, "Sveti Jovan Krstitelj'in Başının Kesilmesi" adıyla anılan özel bir kutlama ile anılmaktadır.

Sveti Jovan, adalet ve erdemin simgesi olarak kabul edilmektedir. Sırplar arasında, "Tanrı ve Sveti Jovan'dan" kardeşleşme geleneği yaygındır. Sveti Jovan’ı kutlayanlar, onu en çok saygı gören azizlerden biri olarak tanımlamaktadır.

Sırplar, Sveti Jovan'ın özel bir gün olduğuna inanarak çeşitli gelenekler geliştirmişlerdir. Kutlama sırasında inananlar, mümkünse bıçak kullanmamaya özen göstermektedir; bu davranış, Sveti Jovan'a yapılan bir saygı ifadesidir. Ayrıca, bu günde, çocuklara kırmızı renkli yiyecekler verilmez, zira bu renk, azizin masum kanını sembolize etmektedir.

Gelenekler arasında, kadınların iplik, makas veya iğneye dokunmaması gerektiği inancı da mevcuttur; bu, "farelerin giysileri kemirmesin" anlayışına dayanmaktadır. Diğer taraftan, bu gün, planlanan bir yolculuğa çıkmak için uygun bir gün kabul edilmektedir; zira Sveti Jovan'ın koruyucu bereketine inanılmaktadır.

Ayrıca, halk arasında bu günde insanlar kardeşlik ve anahtar ilişkisi kurma geleneğini sürdürmektedir. Sveti Jovan, birçok meslek grubunun koruyucu azizi olarak kabul edilir; şarkıcılar, müzisyenler, terziler, deri işleyenler, döşemeciler, hapisteki insanlar gibi pek çok kesim tarafından saygıyla anılmaktadır.