İsveçli denizci Karl Emil Peterson, 1904 yılında Papua Yeni Gine açıklarında gemisinin batması sonucu Bismarck Takımadaları'ndaki Tabar Adası'na esir düştü. Yamyam kabile tarafından yenilmek üzereyken Kral Lami'nin kızı Prenses Singdo'ya aşık olan Peterson, onunla evlenerek hem hayatını kurtardı hem de adanın kralı oldu. Bu sıra dışı hikaye, Peterson'ın altın yataklarını keşfetmesiyle daha da derinleştiği aktarıldı.

N1 haber portalında yer alan bilgilere göre, 1875 doğumlu Peterson, 17 yaşında denize açılmadan önce zorlu günler geçirdi. Babası, eşini ve altı çocuğunu terk etmişti. Peterson'ın, İrlanda'dan başlayıp onu yamyam adası krallığına götüren yolculuğunun hikayesi, İsveç ve dünya tarihindeki yerini altın harflerle yazdı. 1904 yılında gemisi Papura Yeni Gine açıklarında mürettebatıyla birlikte batan Peterson ve arkadaşları denize atıldı. Bölgedeki Tabar Adası sakinleri tarafından kurtarıldıklarını düşünen denizciler, aslında yamyam kabile tarafından esir alınmıştı. Ancak Peterson'ın kaderi arkadaşlarından farklı bir şekilde ilerledi. Yamyam adasının Kralı Lami'nin genç kızı Prenses Singdo, adaya esir olarak gelen Peterson'a aşık oldu. Genç denizcinin prensesle evlenmesinin onu esaretten kurtaracağına inanılıyordu ve öyle de oldu. Peterson ile Singdo evlendi. Bu evlilik sayesinde diğer esir alınan denizciler de kurtarıldı. Tabar kabilesi kralının ölümünün ardından, yerel halk arasında saygınlık kazanan Peterson beklenmedik bir şekilde iktidara geldi, kabilenin liderliğini üstlenerek adanın kralı oldu.

Kral Lami'nin kızı Prenses Singdo ile evlenen Peterson, dokuz çocuk babası oldu; ancak çocuklarından biri bebekken vefat etti. Peterson ailesi kısa süre sonra başka bir trajediyle karşılaştı. Kendisini yamyamlardan kurtaran Prenses Singdo, 1921 yılında doğum ateşi nedeniyle hayatını kaybetti. Peterson, 1922'de çocuklarına bakacak yeni bir eş bulmak için İsveç'e gitti. Bir süre sonra Britanya-İsveç kökenli Jessie Louisa Simpson ile tanıştı. Çift, 1923'te evlenerek Tabar Adası'na döndü. Ancak hem Peterson hem de eşi sıtma hastalığına yakalandı. Jessie'nin durumu sıtma ve kanser nedeniyle kötüleşti ve genç kadın 19 Mayıs 1935'te Stockholm'de vefat etti. Peterson, bu sıralarda yıllarca sır olarak saklanan Simberi Adası'ndaki altın yatağını keşfetti. Bu keşif, Tabar adalarını günümüzde dünyanın önemli altın yataklarından biri haline getirdi.

İkinci eşini kaybetmesinin ardından gelen bu zorlu günlerde, dünyanın en büyük altın keşiflerinden birini yapmış olması Peterson için özel bir anlam ifade etmiyordu. Eşinin ölümünden sonra Tabar'da kalmak istemeyen Peterson, tarih yazacak bir kral olarak altınla dolu adadan ayrılmaya karar verdi. Kaderini değiştiren adadan ayrılma zamanı gelmiş olsa da, Peterson'ın sonraki günleri yine talihsizliklerle doluydu. Hayatındaki her zorluğun ardından mutlu anlar yaşamayı başaran Peterson, bu kez yolun sonuna geldi. 23 Ekim 1875'te doğan denizci, 12 Mayıs 1937'de 61 yaşında hayatını kaybetti. Ünlü denizci, 1935'te terk ettiği Tabar'dan İsveç'e asla geri dönmedi. Macera dolu yaşamının son günlerini geçirdiği Avustralya'nın Sidney kentinde kalp krizi sonucu vefat etti. Günümüzde Karl Emil Peterson, İsveç medyasında popüler bir figür olmaya devam ediyor. Hayatı, ölümünden sonra da sayısız makale ve karikatüre konu oldu.