Birçok vatandaş, aile içinde bir ölüm yaşandığında, ev, araba, hesaplardaki para ve diğer varlıklar hakkında nelerin olduğunu düşünmeye başlar.
Ancak, vasiyet tek mirasın belirlenmesinin tek yolu değildir. Bir kişi vasiyetsiz olarak ölmüşse, yasal miras devri uygulanır ve Miras Kanunu, kimin öncelikli olduğu ve mirası ne kadar alacağı konusunda kesin bir şekilde belirler.
Miras süreci, mirasçılar kimler, mirasın içeriği ve mirasçılara ait haklar neler olduğunun belirlenmesini içerir. Sırbistan'da, miras için büyük bir sayıda durumda, özel noter olarak mahkeme temsilcisi görev yapar.
Bir kişi ölmüşse ve eşi ve çocukları varsa, ilk miras sırası bu kişilerdir. Çocuklar ve eş, eşit paylarla miras alırlar. Örneğin, ölen kişinin eşi ve iki çocuğu varsa, miras üç eşit parçaya bölünür. Üç çocuk ve bir eş varsa, her biri mirasa dörtte bir oranında sahip olur. Ancak, evlilik malı ile mirasın kişiye ait olan varlıklar arasında ayrım yapmak önemlidir.
Örneğin, evlilik sırasında edinilen bir ev ortak mülk olarak kabul edilmişse, öncelikle eşi için ortak mülke dayalı hakların belirlenmesi gerekir ve ancak o zaman ölen kişinin payı mirasçılar arasında paylaştırılır. Bu nedenle, örneğin eşin ve iki çocuğun üçte biri oranında evi alacağı varsayımı doğru değildir. Öncelikle, ölen kişinin mal varlığı ve mirasa dahil olanlar belirlenmelidir.
Ölen kişinin çocuğu miras alamaz veya miras almayı reddederse, çocukların miras hakkı, yasalar tarafından belirlenen koşullar altında, ölen kişinin torunları (yani ölen kişinin torunları) eşit paylarla miras alırlar.
Başka bir deyişle, aile ağacı, sonunda ev, araba veya para gibi varlıklara kimin sahip olacağını belirlemede önemli bir rol oynayabilir. Kanun, temsil hakkı yoluyla mirasın sonraki nesillere kadar devam edebileceğini öngörür.
Ölen kişiye torunları yoksa, ikinci miras sırası devreye girer. Bu sırada, eş ve ebeveynler yer alır; kanun belirli durumlarda ebeveynlerin de miras hakkına sahip olabileceği durumları öngörür. Eş o zaman mirasa yarım oranında sahip olurken, diğer yarım oranı ebeveynler eşit paylarla alırlar.
Bir ebeveyni miras alamaz veya miras almayı reddederse, miras hakları, yasalar tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde, ölen kişinin kardeşleri ve onların torunları tarafından alınır. Eğer ebeveynler torunları yoksa ve miras alamayacaklarsa, bazı durumlarda eş tüm mirası alabilir.
Para ve tasarruflar da mirasın bir parçası olabilir. Ev, araba, para hesabı veya başka bir varlık olsun; eğer ölen kişiye aitse, miras kapsamına girer ve mirasçılar yasalar çerçevesinde bunu alırlar.
Bir kişinin yıllarca belirli bir miktar para kullanması veya saklaması, o paranın ölümünden sonra o kişiye ait olduğunu göstermez. Miras süreci, mirasa dahil olanların neler olduğunu ve kimin miras hakkına sahip olduğunu belirler.
Mirasçılar çevresi genişleyebilir. Kanun birçok miras sırası tanımlar. İlk ve ikinci miras sıralarından sonra, dedeler, büyükanneler ve onların torunları devreye girer; kanun ayrıca daha sonraki miras sıraları için de kurallar belirtir. Bu nedenle, ölümden sonra "eş ev alacak" veya "çocuklar her şeyi alacak" gibi ifadeler doğru değildir.
Mirasçı kimler, varlık ne ve mirasa dahil olanların ne kadarının olduğunu bilmek gerekir. Miras olmadan bir mülkün nasıl bölüneceği konusunda yaygın yanılgılar vardır. Kanun miras sıralarını belirler; ilk miras sırası çocukları ve eşleri kapsar ve eşit paylarla miras alırlar. Torunlar yoksa, ikinci miras sırası devreye girer, ardından daha sonraki miras sıraları gelir.
Bu nedenle, "eş ev alacak" veya "çocuklar her şeyi alacak" gibi ifadelerden önce, mirasçı kimler, varlık ne ve mirasa dahil olanların ne kadarının olduğunu bilmek gerekir.