Uçuş görevlilerinin kullandığı belirgin makyaj ve özellikle kırmızı rujun yalnızca estetik bir işlevi olmadığı, aynı zamanda pratik bir amaca hizmet ettiği bildirildi. Acil durumlarda mürettebat üyelerinin uçakta, zorlu ışık koşullarında bile daha kolay fark edilmesini sağlayan bu uygulamanın, tahliye veya ilk yardım sağlanması sırasında önem taşıyabileceği kaydedildi. Yirmi yıllık deneyime sahip eski uçuş görevlisi Heather Poole, “Cruising Attitude” adlı kitabında, dudakların yoğun renginin bir zamanlar uçuş güvenliği için kilit bir rol oynadığını açıkladı. Kabinde gürültü ve kaosun hakim olduğu acil durumlarda, yolcuların çoğu zaman mürettebatın talimatlarını duyamadığını vurgulayan Poole, parlak kırmızı rujun yolcuların uçuş görevlilerinin dudaklarından mesajları okumasını kolaylaştırdığını belirtti. Bunun, yolcuların acil çıkışlara veya kurtarma ekipmanlarına yönlendirilmesi için hayati olabileceğini aktardı. Uçuş görevlisi ayrıca, kırmızı rujun sadece pratik değil, aynı zamanda sembolik bir rolü olduğunu da kaydetti. Bu uygulamanın, mürettebatın otoritesini vurgulaması ve yolcu güvenliğinden sorumlu kişiler olarak konumlarını güçlendirmesi gerektiğini belirtti. Uçuş görevlileri, kırmızı rujun, havayolu şirketleri tarafından katı bir şekilde düzenlenen imajın yalnızca bir parçası olduğunu aktardı. Ancak, 20 yıldan fazla deneyime sahip Sydney Aniston, kırmızı rujun öncelikle bir stil meselesi olduğunu, bir güvenlik gerekliliği olmadığını belirtti. Reader’s Digest'a verdiği bir röportajda, “Bunu bu nedenle kullandığımızı söyleyen kimseyi duymadım” diye aktardı. Kristine Eksteine-Nizka da benzer bir görüşü paylaştığını, Emirates gibi şirketlerde kırmızı rujun üniformalı görünümün bir parçası olduğunu kaydetti. Eksteine-Nizka, Emirates’in uçuş görevlileri için belirlenen görünüm standartlarını karşılamak amacıyla makyaj eğitimleri bile düzenlediğini vurguladı.