Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman, İran'daki çatışmanın petrol piyasasında istikrarsızlığa yol açtığını ve bunun alternatif enerji kaynakları arayışını hızlandırdığını belirtti. Krugman, bu durumun Çin'i yenilenebilir enerji teknolojileri üretiminde lider konuma getirerek avantajlı bir duruma soktuğunu vurguladı. Krugman, İran'daki savaşın başlangıcından bu yana küresel ekonomi üzerindeki etkisini şüpheyle değerlendirdiğini ve uzun süreli bir çatışma durumunda stagflasyon yaşanabileceğini kaydetti. Nobel ödüllü ekonomist kendi blogunda, Körfez bölgesindeki mevcut gelişmelerden Çin'in önemli ölçüde fayda sağlayabileceğini aktardı. Krugman, Çin'in yenilenebilir enerji altyapısının üretimindeki egemenliğinin, fosil yakıtlara bağımlılıktan kurtulmak isteyen ülkelerin artan temiz enerji talebini karşılamasını sağladığını açıkladı. Krugman, Trump'ın enerji devrimine karşı durmasının en büyük jeopolitik kazananının yenilenebilir enerji altyapısı üretiminde hakim olan Çin olacağını vurguladı. Ayrıca, Çin'in şekillendirdiği enerji geleceğinin, İran'daki mevcut durum sebebiyle daha hızlı ortaya çıkacağını da belirtti. İran ile yaşanan savaş ve petrol için kilit bir ulaşım yolu olan Hürmüz Boğazı'nın abluka altına alınması, enerji fiyatlarında keskin bir artışa yol açtı. Uzmanlar, bu gelişmelerin enerji geçişini hızlandıracağını ve devletleri yenilenebilir enerji kaynaklarına daha yoğun yatırım yapmaya zorlayacağını kaydetti. Krugman, güneş ve rüzgar enerjisi ile batarya depolama teknolojilerine yönelik artan ilgiyi aktardı. Onun ifadelerine göre, Çin'in tutarlı endüstriyel politikaları sayesinde bu alanlarda bir üretim gücüne dönüştüğünü ve lider konumda olduğunu vurguladı. Nobel ödüllü ekonomist, Çin'in birçok sektörde güçlü olmasına rağmen, güneş panelleri, rüzgar türbinleri, bataryalar ve elektrikli araçlar gibi enerji devriminin çekirdeğini oluşturan elektroteknik alanında neredeyse rakipsiz bir konuma sahip olduğunu belirtti. Krugman ayrıca, Çin'in yenilenebilir enerji alanındaki yeni teknolojileri uygulama konusundaki etkinliğini vurguladı ve bunun yerel şirketlere küresel pazarda avantaj sağladığını belirtti. Çin'in sadece teknoloji üretip ihraç ettiği iddialarına karşılık, ülkedeki temiz enerji tüketiminin güçlü bir şekilde arttığını da kaydetti. Krugman, elektroteknikteki mevcut egemenliği sayesinde Çin'in deneyim ve bilgi kazandığını, bu alanda şu anda başka hiçbir ülkenin onunla rekabet edemediğini belirtti. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ABD'nin dünya genelinde Çin'in önünde lider ekonomik konumunu koruması gerektiğini defalarca vurguladı. Ancak Krugman, İran ile yaşanan savaşın tam tersi bir etki yaratabileceğini, ABD'ye olan güveni zayıflatıp uluslararası ortakları Çin pazarına yönlendirebileceğini belirtti. Ekonomi Nobel Ödülü sahibi Krugman, Amerika'nın fosil yakıt takıntısından kurtulması durumunda, Çin'in yenilenebilir enerji üretimindeki avantajının zaten telafi edilemez hale geleceğini kaydetti.