Warner Bros. Discovery hissedarları, Paramount ile önerilen birleşmeyi onayladıklarını bildirdi. Medya sektöründeki en çok takip edilen anlaşmalardan biri bu kararla son aşamaya girdi. Karar ön oylamada alındı ve işlem, CNBC'nin aktardığına göre, önümüzdeki aylarda tamamlanmak üzere düzenleyici onayları bekliyor. Paramount, CNN, TNT ve Discovery Channel gibi kablo ağlarının yanı sıra HBO Max yayın hizmetini ve Warner Bros film stüdyosunu içeren Warner Bros Discovery şirketinin tamamı için hisse başına 31 dolar teklif ettiğini belirtti. Bu teklif, Netflix ve Comcast'in de katıldığı aylarca süren bir rekabetin ardından geldiğini kaydetti. Şubat sonunda Paramount'un artan teklifi, Netflix'in Warner Bros Discovery'nin işlerinin bir kısmı için kendi teklifinden vazgeçmesine neden olduğunu bildirdi. Teklif, anlaşmanın düzenleyici onay alamaması durumunda koruyucu mekanizmalar da içerdiğini vurguladı. Paramount, 7 milyar dolarlık bir fesih ücreti öngörürken, Warner Bros Discovery'nin önceki anlaşmanın feshedilmesi sonrası Netflix'e borçlu olduğu 2,8 milyar doları da ödemeyi kabul ettiğini açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada, hissedar onayının "yeni nesil bir medya ve eğlence şirketi" oluşturma yolunda önemli bir adım olduğu belirtildi. Plana göre, düzenleyici kurumların yeşil ışık yakması koşuluyla işlemin üçüncü çeyrekte tamamlanmasının beklendiği aktarıldı. Warner Bros Discovery Genel Müdürü David Zaslav, şirketin son dört yılda bir dönüşüm geçirdiğini ve bu anlaşmanın hissedarlara ek değer sağlayacağını kaydetti. Hissedarlar birleşmeyi ezici bir çoğunlukla desteklese de, yönetime yapılacak ödemeleri desteklemediğini belirtti. Özellikle Zaslav ve diğer yöneticiler için toplamda 800 milyon doları aşan planlı kıdem tazminatlarının öne çıktığı vurgulandı. Zaslav'ın paketinin, satın alma ile ilgili yüz milyonlarca dolarlık kıdem tazminatları ve hisse senedi ödülleri içerdiği de aktarıldı. Institutional Shareholder Services dahil olmak üzere yatırımcı danışmanlık firmaları, daha önce işlemin kendisinin desteklenmesini, ancak "altın paraşüt" olarak adlandırılan ödemelerin desteklenmemesini tavsiye ettiğini bildirdi. Yöneticilere yapılan büyük ödemelerin, özellikle "altın paraşüt" vergisi olarak bilinen bu tür bonusların ek vergilendirilmesi konusuyla birlikte ABD'deki vergi kurallarını da gündeme getirdiğini belirtti. Bu mekanizmanın, şirket satışlarında yöneticilere yapılan aşırı ödemeleri sınırlamak amacıyla seksenli yıllarda uygulamaya konulduğu, ancak pratikte hala çok yüksek tazminatlara olanak sağladığı kaydedildi. Bu anlaşmanın, nihayete ermesi durumunda, küresel medya sahnesini önemli ölçüde değiştirebileceği ve yayın platformlarının güçlü baskısıyla ve izleyici alışkanlıklarındaki değişimlerle zaten karşı karşıya olan sektörün konsolidasyonunu hızlandırabileceği vurgulandı.