Baltık Denizi'ndeki Wismar açıklarında günlerdir sığlıkta mahsur kalan bir kambur balinanın uzmanların değerlendirmesine göre ölmekte olduğu belirtildi. Hayvanın zorlu durumuna son vermek için çeşitli seçenekler değerlendirilse de, hiçbir yöntemin kabul edilmediği aktarıldı. Almanya'daki Balina ve Yunus Koruma (WDC) örgütünden Bjanka Konig, balinanın gemilere tepki vermemesinin, hayvanın ciddi derecede kötüleşmiş durumda ve ölümün eşiğinde olduğunu gösterdiğini kaydetti. Bu sürecin ne kadar süreceğinin çeşitli faktörlere bağlı olduğunu, akşam bitebileceği gibi birkaç gün daha sürebileceğini de vurguladı. Uzmanlar, bir saat boyunca nefes almayı bırakmasının balinanın öldüğüne dair bir işaret olacağını belirtti. Uzmanların açıkladığına göre, temel sorunlardan birinin hayvanın büyük ağırlığı ile suyun aşırı sığ derinliğinin birleşimi olduğu belirtildi. Neredeyse tamamen "ağırlıksız" koşullarda yaşamaya adapte olan balinaların, böyle bir durumda organları üzerinde güçlü bir baskı yaşadığı kaydedildi. Konig, "Ağırlık sürekli organlara baskı yaparak organ yetmezliğine ve dolaşım çökmesine yol açıyor," ifadelerini kullanarak, sonucun kaldırma kuvveti miktarına ve hayvanın genel sağlık durumuna bağlı olduğunu aktardı. Ek bir sorunun da, sudaki düşük tuz içeriği nedeniyle çatlamış olan hasarlı deri olduğu belirtildi. Bu çatlak yerlerde martıların gagalamasıyla kabarcıklar oluştuğu, bunun da mantarların ve bakterilerin içeri girmesine olanak tanıyarak organizmanın durumunu daha da kötüleştirdiği kaydedildi. Geçtiğimiz günlerde, hayvanın ağzında hala bir balık ağı olabileceği yönünde şüphelerin de ortaya çıktığı aktarıldı. Mart başında 50 ila 70 metre uzunluğundaki ağın büyük bir kısmının çıkarılmasına rağmen, kalıntıların hala mevcut olabileceği belirtildi. Uzmanlar, talihsiz hayvanın yaşamına son vermek için uyutma, vurma ve hatta patlayıcı madde kullanımı dahil olmak üzere çeşitli olasılıkları değerlendirdiklerini açıkladı. Ancak, bu kadar büyük deniz memelilerinde sakinleştirici kullanımına ilişkin yeterince güvenilir bilgi bulunmaması nedeniyle uyutma yoluyla ötenazinin reddedildiği bildirildi. İlaç dozunun yetersiz olma riskinin bulunduğu, bunun da balinanın ölüm sürecini bilinçli olarak yaşayabileceği anlamına geleceği belirtildi. Öte yandan, aşırı dozun ek komplikasyonlara neden olabileceği kaydedildi. Bu nedenle, ağrısız ve güvenli bir sonucun garanti edilemeyeceği vurguladı. Hayvana ateş etme seçeneğinin de kabul edilmediği, çünkü isabet yerini hassas bir şekilde belirlemenin zor olduğu ve birden fazla atış riski bulunduğu belirtildi. En radikal ancak potansiyel olarak en etkili yöntem olarak balinanın başının altına patlayıcı yerleştirilmesi değerlendirildiği açıklandı. Ancak, bu seçeneğin etik nedenler ve çok sayıda gözlemcinin bulunması nedeniyle reddedildiği belirtildi. Ayrıca, böyle bir prosedürün bilimsel araştırmalar için gerekli örnekleri yok edebileceği de vurgulandı. Son olarak, tüm aktif öldürme seçeneklerinin hariç tutularak hayvanın doğal yollardan ölmesine izin verilmesine karar verildiği bildirildi. Uzmanlar ayrıca, balinanın kurtarılamayacağını veya sudan çıkarılamayacağını ve kendi başına kurtulabilecek durumda olmadığını da kaydetti. Örneğin, bantlar veya halatlar kullanılarak yapılacak kurtarma girişimlerinin derisine daha fazla zarar verebileceği ve durumunu kötüleştirebileceği belirtildi. Uzmanların değerlendirmesine göre, hayvanın ağır iş makineleriyle kaldırılmasının çok riskli ve muhtemelen ölümcül olacağı açıklandı.