Araştırmacılar, 19 Mart 2026 tarihinde Nature Metabolism dergisinde yayınlanan çalışmalarında, obez farelerde iştahı başarıyla bastıran ve GLP-1 ilaçlarında görülen yan etkileri göstermeyen bir yılan metaboliti keşfettiklerini bildirdi. Bu yeni buluş, obezite tedavisinde yeni bir ilaç sınıfının yolunu açabileceği şeklinde değerlendirildi. Pitonlar, en sıkı diyetlerden birini uygulamaktadır. Tek bir öğünde bir antilop yuttuklarında, aylarca hiçbir şey tüketmemektedir. Bilim insanları şimdi, bu metabolik başarının anahtarı gibi görünen bir molekül keşfetti ve bu molekülün, obeziteye karşı yeni bir ilaç sınıfının önünü açabileceğini belirtti. Yılan metaboliti olan pTOS'un, yemek sonrası kandaki konsantrasyonunun arttığı gözlemlendi. Bu metabolit, obez farelere verildiğinde, farelerin yemekten kaçındığı ve hızla kilo verdiği kaydedildi. Bilim insanları, molekülün vegovi gibi ilaçlara benzer bir etki gösterebileceğini vurguladı. Stanford Üniversitesi Patoloji Doçenti ve araştırmanın ortak yazarı Dr. Jonathan Long, "Açıkçası biz yılan değiliz" açıklamasını yaptı. Long, "Ancak bu hayvanları inceleyerek, insan metabolizmasını da etkileyen molekülleri veya metabolik yolları tanımlayabiliriz" açıklamasını aktardı. Birmanya pitonları, beş metreden fazla uzunluğa ve yüze yakın kilogram ağırlığa ulaşabilmektedir. Doğada, bu yılanlar kendi vücut ağırlıklarının yüzde 100'üne varan avları tüketebilmektedir. Piton avını yuttuktan sonraki saatlerde, kalbi yüzde 25 oranında genişlemekte ve metabolizması, yemeği sindirmeye yardımcı olmak için 4.000 kat hızlanmaktadır. Ardından, görünürde çok az olumsuz sonuçla 12 ila 18 ay boyunca yemeksiz kalabilmektedir. İlk olarak bilim insanları, pitonların beslenmesinin ardından kalbin ani büyümesinde rol oynayan metabolitleri keşfetmeye başladı. Yaklaşık bir buçuk ila iki buçuk kilogram ağırlığındaki genç Birmanya pitonlarının kanlarını, vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde 25'ini oluşturan bir öğünden önce ve sonra incelediler. Laboratuvar yılanları, beslenmeden önce 28 gün boyunca aç bırakıldı. Bilim insanları, yemekten sonraki birkaç saat içinde pitonun kanında önemli ölçüde artan 200'den fazla molekül ve binden fazla artan bir molekül tespit etti. pTOS olarak adlandırılan bu molekül, yılanın bağırsak bakterileri tarafından üretilmektedir ve insan idrarında da düşük seviyelerde bulunduğu bilinmektedir. Ancak, pTOS laboratuvar farelerine uygulandığında, enerji tüketimi veya organ büyüklüğü üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı gözlemlendi. Guardian'ın aktardığına göre Long, "Düzenlediği şey, farelerin iştahı ve yemekle ilgili davranışları oldu" ifadelerini aktardı. pTOS verilen obez fareler, kontrol grubundaki farelerden belirgin şekilde daha az yemek yedi ve 28 gün sonra vücut ağırlıklarının yüzde dokuzunu kaybetti. Molekülün, kısmen mide boşalmasını yavaşlatarak insanların daha uzun süre tok hissetmesini sağlayan ve aynı zamanda mide bulantısı, kabızlık ve karın ağrısı ile ilişkilendirilen vegovi gibi GLP-1 ilaçlarından farklı çalıştığı kaydedildi. Bunun yerine, pTOS'un iştahı düzenlediği bilinen beynin hipotalamus bölgesini etkilediği görüldü. Colorado Üniversitesi Boulder'dan biyolog ve iki yıldır pitonları inceleyen araştırmanın ortak yazarı Profesör Leslie Leinwand, temel olarak GLP-1 ilaçlarının bazı yan etkileri olmadan farelerde etkili olan bir iştah bastırıcı keşfettiklerini aktardı. Prof. Leinwand, bulguların klinik olarak uygulanabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulacağını belirtti ancak pTOS'un insanlarda da doğal olarak bulunduğundan güvenli olmasının beklendiğini vurguladı.