Proteklih godina, dünyada ve bizim ülkemizde de "coming of age" temalı filmler artıyor. Bu filmler, gençlerin karşılaştığı kimlik sorunları ve sosyal zorluklar üzerine odaklanıyor. Genç yönetmenler, özellikle kadın yönetmenler, içsel savaşlar, anksiyete ve perspektif arayışını konu alan kişisel hikayeler sunuyor.

Geçtiğimiz yılın Herceg Novi Film Festivali'nde, ergenlik ve olgunluk sorunlarıyla ilgilenen filmler öne çıktı: "Vidra" Srđan Vuletić'in filmi, "Dobre devojke" Urška Djukić'in filmi ve Georgija M. Unkovski'nin "DJ Ahmet" filmi. Bu yıl da bu trend devam ediyor ve yarışma bölümünde seçilen 10 filmden yarısı gençlere odaklanıyor.

Slovenya yapımı "Sve što s tobom nije u redu" Urška Menart, depresyon, güvensizlik ve insanların internette gerçek olmayan bir imaj sunması gibi konuları ele alıyor. İki genç kızın yalnızlıklarını, önce sanal sonra da gerçek arkadaşlıklar aracılığıyla aşmaya çalıştıklarını konu alan film, yavaş tempolu bir drama olarak izleyiciye kişisel gelişim yolculuğu sunuyor. Maruša (Anusa Kodelja), annesinin ölümünden sonra sosyal medya ve sanal iletişim yoluyla teselli ararken, influencer Aljo (Klara Kuk) ile tanışması ona aitlik, kişilik bütünlüğü ve özgüven gibi konular hakkında sorular yöneltmesine yol açıyor.

Kuzey Makedonya'dan iki film de kızların sorunlarına odaklanıyor: Kosare Mitić'in "17" filmi, Berlinalde gösterilen ve bir genç kızın gizliliğini sürdürmeye çalıştığı bir grup tur gezisinde yaşadığı zorlukları konu alıyor. Dinema Düme'nin "Skatebording nije za devojčice" filmi ise Rom topluluğunda yaşayan küçük kızların evlilik ve satışı planlanan bir kız kardeşin hikayesini anlatıyor.

Sırp yapımı "3 nedelje posle" Miroslav Terzić, gençlerin birbirleri üzerinde uyguladıkları şiddetin sonuçlarına odaklanıyor. Jovan Ginić (Vladimir Perišić), "Lost Country" filminde olduğu gibi hassas ve çekingen bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Terzić'in filmi, öğrencilerin yaşadığı acı ve travmaları gösteren bir sociolojik çalışma sunuyor.

Maja Milošević'in "Pukotina u ledu" filmi ise 2012 yılında "Klip" filminde başlattığı gençlerin cinselliğine dair sorgulamayı sürdürüyor. Film, orta sınıf bir öğrencinin annesinin ölümünden sonra babasıyla yaşayan ve aşırı seks sahneleriyle dikkat çeken bir karakteri konu alıyor. Milošević'in filmi, Pepeljuz hikayesini modern bir yorumla sunarak gençlerin yaşadığı tehditleri gösteriyor.

Takım yarışması bölümünde de beş film yer aldı: Igor Jelinović'in "Koke" filmi, iki kız kardeşin Hvar'daki aile evlerini miras almalarıyla ortaya çıkan ailevi çatışmaları konu alıyor. Miha Hočevar'ın "Skriveni ljudi" filmi ise bir ailenin kayıp hafızasına sahip bir yabancıya karşı gösterdiği tepkileri anlatıyor. Teona Strugar Mitevska'nın "Majka" filmi, Vatikan'dan izin almak için bekleyen ve kendi dini düzenini kurmak isteyen bir rahibe olan Tereza'nın (Noomi Rapace) hikayesini anlatıyor.

En iyi filmler arasında geçen yıl Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gösterilen Goran Stanković'in "Oče naši" filmi ve Bojan Stijović'in "Crna truba" filmi bulunuyor.

Her iki film de gençlerin yaşadığı zorlukları, aile ilişkilerini ve toplumun baskısını ele alıyor.

Film festivali hakkında yapılan yorumlar, filmlerde görülen dramatik temaların günlük hayatta da yaşanması üzerine odaklanıyor.