Rusya, Amerikalıların baskısı altında, Naftna Industrija Srbije (NIS) üzerindeki hisselerini Macar MOL şirketine satmayı kabul etti. Bu durumu değerlendirirken Avrupalı kaynakların endişesi ise, en büyük petrol akışının yine Rusya'dan sağlanacak olması. Hırvatistan ise, NIS'ın satışının ardından, kendi petrol boru hattı ve rafinerisi için endişe taşıyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin haberine göre, Rusya, yüzde 56,15 hissesi olan NIS’i Macar MOL'a satmayı kararlaştırdı. Yine aynı habere göre, satış fiyatı henüz bilinmese de bankacılık analistleri bu değeri 1,2 milyar euro olarak tahmin ediyor. Bu rakam, Rusların daha önce ödediği miktarın üç katından fazla.

Belgrad'dan alınan bilgilere göre, işlemler tamamlanmış durumda ancak onay için ABD Hazine Bakanlığı'nın OFAC (Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi) onayı bekleniyor. Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri şirketi ADNOC'un azınlık hissesine girmesi ve Sırbistan'ın hisselerini yüzde 34'e çıkarmasıyla ilgili spekülasyonlar da mevcuttur.

MOL'un Rusları nasıl ödeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Zira, Moskova’ya yönelik finansal yaptırımlar göz önünde bulundurulduğunda, Macar hükümetinin bu işlemi gerçekleştirmesi zor görünüyor; ancak Viktor Orban yönetiminin Kremlin ile iyi ilişkileri dikkat çekiyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung, MOL'un bu satın alımla, Orta ve Güneydoğu Avrupa enerji pazarındaki konumunu güçlendireceğini ifade etti. Gazetenin belirttiğine göre, MOL, enerji üretiminde, rafineri süreçlerinde, toptan satışta ve akaryakıt istasyonları gibi tüm aşamalarda büyük bir oyuncu konumunda.

MOL'un Gazprom ile işbirliğini artırarak rafineri operasyonlarındaki karları yükseltmesi ve olası bir kartel durumu hakkında soru işaretleri doğurması bekleniyor. Aynı zamanda, MOL'un OMV (Avusturya), Petrol (Slovenya), INA (Hırvatistan) ve bağımsız ticaret yapanlarla rekabeti artırması da muhtemel.

Frankfurter Rundschau da, Sırp hükümetinin MOL'un Pančevo'daki tek rafineriyi kapatma riskini bertaraf etmeye çalıştığını aktardı. Bu durum, Hırvatistan'da kaygıları artırıyor. MOL’un Pančevo rafinerisini kendi sistemine entegre etmesi durumunda, Rijeka rafinerisinin de kapatılması olasılığı gündeme gelebilir.

Ayrıca, Hırvatistan'daki Janaf boru hattı, gelirinin yüzde 90'ını MOL ve NIS'e satışlardan elde ediyordu. Bu durum, tüm sürecin Budapeşte'ye geçmesi halinde Hırvatistan'ın fiyat müzakerelerinde zayıflamasına yol açabilir.

Oldukça pahalı olan yeni bir Sırp-Macar petrol boru hattının inşaatı da devam ediyor. Hungary Today gazetesi, bölgenin Janaf'a bağımlılığının azaltılacağını, NIS'ın satın alınmasıyla birlikte yeni dönemin başlayacağını belirtti.

Berliner Zeitung ise Macaristan'ın, hem petrol hem de gaz konusunda Rus enerjilerine erişim sağlaması bakımından bir istisna olduğunu hatırlattı. Şu an inşa edilen petrol boru hattının, eski Sovyet Družba boru hattıyla doğrudan bağlantısı olacağı, bu sayede Rusların etkisinin devam edeceği ifade edildi.

Brüksel’in, Rus ham petrolüne yönelik muafiyetleri tamamen kaldırması halinde bu durumu değiştirebileceğine dikkat çekilirken, bunun sağlanamadığına dikkat çekiliyor. Macaristan’ın, hukuki açıdan sorun olmadığını belirtmesi, ancak siyasi olarak Avrupa Birliği'nin mantığına ters düştüğü ifade ediliyor. Son anlaşmalarla ilgili Brüksel’in yalnızca bilgilendirildiği ve resmi bir itirazda bulunmadığı da kaydedildi.

Berliner Zeitung, bu anlaşmanın Güneydoğu Avrupa'da enerji politikasının nasıl yürütüldüğünü gösterdiğini, bu süreçlerin moral prensipler ya da zirveler aracılığıyla değil, mülkiyet payları ve altyapı üzerinden geliştiğini vurguladı. Avrupa Birliği, Rus enerjilerini tamamen terk etmeyi planlarken, Macaristan ve Sırbistan kendi tedarik süreçlerini kendi kurallarına göre düzenliyor.