Almanya ve Avrupa genelinde araç hırsızlıkları artış gösterirken, elektrikli otomobillerin bu durumdan çok daha az etkilendiği ve hırsızlar tarafından çoğunlukla tercih edilmediği bildirildi. Güvenlik birimlerinin değerlendirmelerine göre, hırsızlar şimdilik bu araçlardan genellikle kaçınıyor.

Saksonya Kriminal Polis Müdürlüğü Araç Hırsızlığı Departmanı Başkanı Henning Hausvald, hırsızlıkların büyük bir kısmının Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya ve Litvanya gibi Doğu Avrupa ülkelerinden gelen organize suç grupları tarafından işlendiğini açıkladı. Çalınan araçların Almanya'dan çıkarılarak menşe ülkelerinde parçalandığı ve yedek parçaların gri piyasada satıldığı kaydedildi. Ancak elektrikli araçlar söz konusu olduğunda durumun farklı olduğu belirtildi. Doğu Avrupa'daki birçok ülkede elektrikli otomobiller için şarj altyapısının yetersiz olduğu ve ikinci el elektrikli araçlara talebin düşük seyrettiği vurgulandı. Bu durumun, benzinli veya dizel motorlu, pahalı SUV modellerine kıyasla elektrikli araçları suç grupları için daha az cazip hale getirdiği ifade edildi. Özellikle yüksek talep gören SUV modellerinin istikrarlı bir ikinci el piyasasına sahip olduğu aktarıldı.

Hessen veya Aşağı Saksonya'da çalınan bir elektrikli otomobilin, sürüş stiline ve hava koşullarına bağlı olarak özellikle uzun mesafelerde Polonya sınırına ulaşmadan bataryasının bitebileceği riski bulunduğu belirtildi. Lojistik engellerin yanı sıra, elektrikli otomobillerin daha az tercih edilmesinin teknik nedenleri de olduğu açıklandı. Karmaşık ve dijital olarak entegre teknolojileri sayesinde elektrikli araçların takip edilmesinin daha kolay olduğu kaydedildi. Her kamu şarj istasyonuna bağlandıklarında dijital bir iz bıraktıkları, ayrıca modern elektrikli araç modellerinin çoğunun sahibinin akıllı telefonuyla uygulama üzerinden bağlantılı olduğu ve konum, batarya durumu gibi parametrelerin gerçek zamanlı olarak takip edilebildiği vurguladı. Klasik içten yanmalı motorlu araçlarda hırsızlığın genellikle mekanik beceri ve elektronik 'kilit açma' meselesi olduğu belirtilirken, elektrikli otomobillerde teknik engellerin daha büyük ve karmaşık olduğu aktarıldı. Organize suç gruplarının her hırsızlığın riskini ve karlılığını değerlendirdiği ifade edildi. Elektrikli araçlarda düşük talep, lojistik kısıtlamalar ve dijital izlenebilirlik kombinasyonunun, onların cazibesini önemli ölçüde azalttığına dikkat çekildi. Avrupa'daki toplam araç hırsızlığı sayısındaki artışa rağmen, elektrikli modellerin şimdilik suç şebekelerinin ilgi alanının dışında kaldığı kaydedildi. Bakım maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle sahipleri için potansiyel bir risk olarak gösterilen teknolojik karmaşıklığın, bu durumda bir tür güvenlik kalkanı işlevi gördüğü belirtildi. Hırsızların saklaması, yeniden satması veya sınırlar arası taşıması daha zor olan araçlarla zaman kaybetmek istemediği aktarıldı. Bu nedenle, Revija HAK'ın bildirdiğine göre, elektrikli otomobillerin en azından şimdilik beklenmedik bir avantaja sahip olduğu, yani hırsızlık hedefi olma olasılıklarının daha düşük olduğu vurgulandı.