Avrupa Birliği, mobil telefonları kullanma şeklimizi kökten değiştirebilecek yeni kurallar getireceğini açıkladı. Bu kuralların odağının performansın ötesinde dayanıklılık ve tamir edilebilirliğe kaydığı, nihai hedefin ise cihazların günümüzden çok daha uzun ömürlü olması olduğu belirtildi. Yeni düzenlemelerin Haziran 2025'te kısmen yürürlüğe girdiği kaydedildi. Asıl önemli değişikliğin 2027'de geleceği ve kullanıcıların bu tarihten itibaren servis ziyareti olmadan telefonlarındaki pilleri kendileri değiştirebileceği aktarıldı. Avrupa Birliği'nin, telefonların nasıl tasarlanması ve ne kadar süre dayanması gerektiğini açıkça tanımladığını bildirdi. 2025 ile 2027 yılları arasında aşamalı olarak uygulamaya konulan yönetmeliğin, dayanıklılığı ve tamir edilebilirliği önceliklendirdiği vurgulandı. Bu durumun, üreticilerin özellikle çabuk bozulan piller ve birkaç yıl sonra bulunamayan yedek parçalar konusunda mevcut yaklaşımlarını değiştirmeleri gerektiği anlamına geldiği kaydedildi. 2027 yılından itibaren telefonların, kullanıcının temel aletler kullanarak pili evde kendi başına değiştirebileceği şekilde tasarlanmak zorunda olacağı açıklandı. Yeni düzenlemenin, cihazın tasarımından bakımına kadar tüm yaşam döngüsünü kapsadığı belirtildi. Buna ek olarak, AB'deki telefonların pil ömrü, enerji verimliliği, dayanıklılık ve tamir edilebilirliği gösteren özel etiketlere sahip olacağı aktarıldı. Bu durumun, doğrudan tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyeceği de vurgulandı. Bu değişikliklerin, Apple, Samsung, Xiaomi ve OnePlus gibi önde gelen teknoloji şirketleri üzerinde büyük bir baskı oluşturduğu ve cihaz tasarımlarını bu yönde uyarlamalarını gerektirdiği belirtildi. Telefonların genellikle kapalı ve yapıştırılmış olduğu mevcut modelden uzaklaşarak, daha kolay tamir imkanı sunan ancak yine de premium görünümü koruması gereken modüler bir yaklaşıma geçişin zorunlu olduğu ifade edildi. Birçok marka için bunun, dayanıklılık ve tamir edilebilirliğin temel satış avantajları haline gelmesiyle yeni bir pazarlama fırsatı da yaratacağı kaydedildi. Tüketiciler için ise değişikliklerin açık faydalar sunacağı belirtildi. Günümüzde telefon değiştirmenin en yaygın nedeninin bir arıza değil, tüm gün dayanamayan bir pil olduğu açıklandı. Birkaç yıl sonra pilin kolayca değiştirilebilmesi durumunda, aynı cihazın beş hatta altı yıl dayanabileceği aktarıldı. Bu durumun, telefonların daha az sıklıkla değiştirilmesi nedeniyle uzun vadede daha düşük maliyetler anlamına geleceği de belirtildi. Daha kolay parça erişimi ve daha basit onarımların, yeni bir cihaz satın alma ihtiyacını daha da azaltacağı vurgulandı. Bu bir Avrupa Birliği düzenlemesi olsa da, etkisinin sadece Avrupa pazarıyla sınırlı kalmasının beklenmediği ifade edildi. Büyük üreticilerin genellikle küresel pazar için cihazlar geliştirdiğinden, sadece bir bölgeye uyum sağlamanın maliyetleri artırdığı vurgulandı. Bu nedenle, yeni kuralların dünya genelindeki telefon tasarımlarını etkilemesinin beklendiği kaydedildi. AB'nin zorunlu USB-C standardını getirmesinin ardından Apple'ın iPhone 15 modeliyle bu bağlantı noktasını küresel olarak tanıtmasıyla benzer bir senaryonun daha önce de yaşandığı aktarıldı. Ancak yeni kuralların bazı ödünleşmeleri de beraberinde getirebileceği belirtildi. Telefonların biraz daha kalınlaşabileceği ve su geçirmezlik gibi bazı özelliklerin üreticiler için zorluk teşkil edebileceği de vurgulandı. Buna rağmen, temel değişikliğin açık olduğu ve küçük arızalar veya zayıf piller nedeniyle hızla değiştirilen telefonlar döneminin yavaş yavaş sona yaklaştığı ifade edildi.