Hızlıca ayağa kalkarken veya eğilirken hissedilen hafif baş dönmesi ve kalp atışındaki değişimler, bazen normal kabul edilse de, bir sağlık sorununun işareti olabileceği belirtildi. Uzmanlar, bu durumun özellikle yatarken veya otururken ayağa kalkma anında kan akışındaki değişikliklerle ortaya çıkan Postural Ortostatik Taşikardi Sendromu (POTS) gibi durumlarla ilişkili olabileceğini vurguladı. Postural Ortostatik Taşikardi Sendromu (POTS), oturma veya yatma pozisyonundan ayakta durma pozisyonuna geçildiğinde kalbin normalden daha hızlı atmasına neden olan bir durum olarak tanımlanıyor. Bu, kalbe daha az kanın geri dönmesiyle oluşan ve başlıca belirtisi baş dönmesi veya bayılma olan bir bozukluk grubu olarak kaydedildi. POTS, genellikle ayağa kalktıktan sonraki 10 dakika içinde kalp atış hızının dakikada 30 atımdan fazla artması veya dakikada 120 atımı aşmasıyla kendini gösterebilir. Normalde, ayağa kalkıldığında kanın bir kısmı karın, bacaklar ve kollara gider ve bu da beyne daha az kan gitmesine neden olarak baş dönmesine yol açar. Vücut, kan damarlarını daraltarak ve kalbi daha hızlı atarak bu durumu telafi eder. Ancak POTS hastalarında, kan damarları bu hormonlara normal tepki vermez, bu da baş dönmesi, bayılma ve yorgunluk gibi belirtilere neden olabilir. POTS dışında, eğilme veya ayağa kalkma sırasında yaşanan kalp çarpıntılarının başka kardiyovasküler sorunların, örneğin aritmi veya kalp çarpıntılarının bir sonucu olabileceği de aktarıldı. Duke Üniversitesi Tıp Merkezi'nden klinik kardiyolojik elektrofizyolog Dr. Jonathan Piccini, her pozisyon değişiminde kanın vücutta yeniden dağıldığını, bunun kalbin sağ tarafındaki kan akışını değiştirerek kalp odacıklarında gerilime ve ek atışlara yol açabileceğini açıkladı. Bu ek atışlar, yani çarpıntılar, kişiden kişiye farklı hissedilebilir. Örneğin, atriyal fibrilasyonu olan bir kişi kalbinin hızla çarptığını hissederken, başkası hafif bir çırpınma hissi yaşayabilir. Genel olarak çarpıntılar, kalbin hızla çarptığını, atım kaçırdığını veya düzensiz attığını hissettirebilir. Durumun nedenini belirlemek için doktorlar çeşitli testler yapar. Dr. Piccini, neredeyse herkesin birkaç ekstra kalp atışına sahip olduğunu ve eğer kalp genel olarak sağlıklıysa, çoğu zaman özel bir tedaviye gerek kalmayabileceğini belirtti. Johns Hopkins Hastanesi'nden Dr. Joseph Marin, kalp çarpıntılarının 'öznel bir his', aritminin ise 'muayene sırasında tespit edilebilen nesnel bir bulgu' olduğunu kaydetti. Eğer doktor, eğilme sırasında kalbin düzensiz attığını tespit ederse, tanı testleri aritmi gibi altta yatan nedeni ortaya çıkarabilir. Aritmilerin tedavisi yaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar, kalp pilleri veya defibrilatörler gibi cihazların yerleştirilmesi, kateter ablasyonu veya kardiyoversiyon gibi cerrahi prosedürleri içerebilir. Ayrıca, tiroid bezinin azalmış aktivitesi gibi aritminin temel nedeninin tedavi edilmesi de kalp atışlarını düzeltebilir. Kalp çarpıntıları genellikle endişe verici değildir, özellikle nadir veya alışılmadık durumlarda ve kişi tamamen sağlıklıyken. Ancak Dr. Eric Braunstein, çarpıntıların sıklaşması veya çok rahatsız edici hale gelmesi durumunda her zaman değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle kalp sorunları geçmişi olan kişilerin veya her eğildiğinde çarpıntı hissedenlerin doktorlarına başvurması gerektiğini bildirdi. Bazen kalp çarpıntıları, kalp durması veya felç gibi acil bir tıbbi durumun belirtisi olabilir. Kalp çarpıntılarına nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma, konfüzyon, görme değişiklikleri, konuşma bozukluğu veya ani zayıflık gibi belirtiler eşlik ediyorsa derhal tıbbi yardım alınması gerektiği açıklandı. Dr. Braunstein, çarpıntıların temel nedeninin 'hiçbir şeyden çok tehlikeli bir aritmiye kadar çok değişken olabileceğini' kaydetti.