Çin devlet televizyonu CCTV, Halk Kurtuluş Ordusu'nun kuruluşunun 99. yıldönümü vesilesiyle yayımlanan bir belgeselde, batı Çin'in çöl bölgelerinde yıllar süren bir inşaat projesinden söz eden bir askeri mühendisi ekrana getirdi. Mühendis, bu yapıları "füze evleri" olarak tanımladı.
Çin ordusu Füze Kuvvetleri'ne bağlı ismi açıklanmayan bir tugayda görev yapan mühendis Cui Daohu, projenin belirlenen sürede tamamlanması üzerindeki büyük baskıyı anlattı. Çin devletiyle doğrudan bağlantılı bir kaynağın, büyük ölçekli füze silosu inşaat programı hakkında kamuoyu önünde konuşması bu vesileyle ilk kez gerçekleşti.
Projenin boyutları, birkaç yıl önce ticari uydu görüntüleri sayesinde ortaya çıkmıştı. Araştırmacılar, batı Çin'de toplamda yaklaşık 320 kıtalararası balistik füze silosunun bulunduğu üç büyük alan ile Jilantai yakınlarındaki bağlantılı bir eğitim sahası tespit etmişti.
Bu keşif, Pekin'in uzun yıllardır sürdürdüğü nükleer stratejisini değiştirip değiştirmediği ve "nükleer silahı ilk kullanan taraf olmayacağı" politikasından vazgeçip geçmediği sorusunu gündeme getirmişti.
Çin makamları bu tür yorumları reddetmişti. Pekin, 2025 tarihli silah kontrolü belgesinde nükleer cephaneliğini "ulusal güvenlik için gereken asgari düzeyde" tuttuğunu iddia etmiş, ancak silo alanları hakkında yıllarca kamuoyuna açıklama yapmaktan kaçınmıştı.
Cui, Çin liderliğinin projenin zamanında tamamlanmasına büyük önem verdiğini anlattı. Batı Çin'in ücra bölgelerindeki şantiyelerde çalışırken Pekin'deki Ulusal Halk Kongresi oturumlarına katıldığını belirten Cui, kendisine sürekli aynı sorunun yöneltildiğini, yani projenin süresinde bitirilip bitirilemeyeceğinin sorulduğunu kaydetti.
Ekipleri bu nedenle silo inşaatını hızlandırmak amacıyla yeni bir yapım yöntemi geliştirmişti.
Cui, projenin amacının Çin'in kritik bir anda "stratejik kozunu" kullanabilmesini sağlamak olduğunu belirtti; bu ifade Çin askeri söyleminde stratejik nükleer füzelerle ilişkilendiriliyor.
Çin nükleer politikası analisti Robert Rust, projenin tanıtım biçiminin Pekin'in devasa silo alanlarını öncelikle "ikinci vuruş" kapasitesini güvence altına alma aracı olarak sunma niyetine işaret edebileceğini değerlendirdi.
Bu, Çin'in daha önce kendisi nükleer saldırıya uğramış olsa bile nükleer silahla karşılık verebilecek durumda olması gerektiği anlamına geliyor.
Bu tür bir açıklama, yeni siloların sayıca çokluğunun otomatik olarak Çin'in daha saldırgan bir nükleer doktrine geçtiği varsayımından farklı bir çerçeve sunuyor.
Rust, Çin'in nükleer güçlenmesinin hızlanmasının bir nedeninin de ABD'nin füze savunma sistemleri, özellikle Donald Trump yönetiminin "Golden Dome" projesi olabileceğini belirtti. Mantık şu: ABD'nin füze önleme kapasitesi ne kadar artarsa, Çin'in ilk vuruşta hayatta kalacak ve misilleme yapacak kadar füzenin kalmasını güvence altına almak için daha kalabalık ve dayanıklı bir cephaneliğe sahip olması gerekir. Rust, bunun analitik bir yorum olduğunu, Pekin'in resmi açıklaması olmadığını vurguladı.
Cui daha önce de Çin askeri medyasında yer almış, ancak çalışmaları stratejik füze silolarıyla doğrudan ilişkilendirilmemişti. CCTV'nin artık Cui'nin görevini açıkça stratejik füzelerle ilişkilendirmesinin, Rust'a göre, büyük silo alanlarının inşasının tamamlandığına ya da tamamlanmaya yaklaştığına dair bir sinyal olabileceği değerlendiriliyor.
Çin devlet televizyonu aynı zamanda diğer stratejik sistemlere ait nadir görüntüler de yayımladı; bunlar arasında DF-17 hipersonik füzesi ve nükleer savaş başlığı taşıyabilen bir füzeyle donatılmış H-6N bombardıman uçağı da yer aldı.
En büyük sorulardan biri, Pekin'in nükleer cephaneliğini ne ölçüde genişletmeyi planladığı olmaya devam ediyor.
ABD Savunma Bakanlığı ve bazı bağımsız araştırmacılar daha önce Çin'in 2030'a kadar 1.000 veya daha fazla nükleer savaş başlığına sahip olabileceğini tahmin etmişti. Diğer bağımsız değerlendirmeler, Çin'in muhtemelen 800 ile 1.000 savaş başlığı üretmeye yetecek plütonyuma sahip olduğunu öne sürüyor; ancak Çin'in nükleer genişlemesinin gerçek hızı ve nihai kapsamı tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Yüzlerce silonun batılı uydu görüntülerinde yıllardır görünür olmasının ardından Pekin, bu devasa projenin ardında yatanların bir kısmını kamuoyuna ilk kez gösterme kararı aldı.