Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, Çin Seddi'nin restorasyon çalışmaları sırasında yapılan arkeolojik kazıların sonuçlarını açıkladı. 2022 sonlarında gerçekleştirilen kazılar, Çin Seddi'nin zengin tarihini daha iyi anlamamıza yardımcı oldu. Peking yakınlarındaki Dağ bölgesindeki Dijankou bölümünde üç gözlem kulesi ve onları birbirine bağlayan duvarlar keşfedildi. Bu alanlarda bulunan kalıntılar hem askeri hem de günlük yaşam hakkında bilgi sağlıyor.

Pekin Arkeoloji Enstitüsü'nden bilim insanı Şang Heng, en önemli keşiflerin arasında Ming Hanedanlığı dönemine ait bir top olduğunu belirtti. Top muhtemelen 1632 yılında üretilmiştir. Üzerindeki iyi korunmuş yazı sayesinde uzmanlar o dönemdeki üretim yöntemleri ve askeri teknolojileri daha detaylı inceleyebilirler.

Top yaklaşık 89 santimetre uzunluğunda ve yaklaşık 112 kilogram ağırlığında. Üzerinde "Çingdjenin beşinci yılı" yazısı bulunuyor, bu da günümüz hesaplarına göre 1632 yılına karşılık geliyor.

Bu silah o dönemin Avrupa'daki top türleriyle bazı benzerlikler gösteriyor, özellikle de borunun büyüklüğü açısından. Topun boyutları Çin Seddi üzerinde bulunan artileri platformlarıyla örtüşüyor, bu da bu tip ve büyüklükte silahların gözlem kulelerinde yaygın olarak kullanıldığını gösteriyor.

Heng, "Bu, Çin ile Batı arasında askeri teknolojilerin alışverişinin önemli bir kanıtıdır" dedi. Arkeologlar sadece silah değil, duvarlarda görev yapan askerlerin kullandıkları alanları da araştırdı. 118 numaralı gözlem kulesinde ısıtma sistemi ve fırınla donatılmış taş yatahlar bulundu. Bu bulgular, o dönemdeki askerlerin günlük yaşamı hakkında bilgi veriyor.

117 numaralı gözlem kulesinde ise 1573 tarihli bir anıt bulunmuştur. Bu anıt sayesinde o bölgenin duvarının inşa edildiği zaman daha kesin olarak belirlenebilir. Üç ayrı çivi de önemli bilgiler sağlıyor. İki çivinin üzerinde üretim ağırlığıyla ilgili yazılar bulunuyor, bu da Ming Hanedanlığı döneminde çini fabrikalarının nasıl çalıştığına dair bazı eski yorumları sorgulamaktadır.

Malzeme analizi, yüksek magnezyum içeriğine sahip kilin bitki lifleriyle karıştırıldığını gösterdi. Bu keşif, Ming Hanedanlığı döneminde kullanılan inşaat teknikleri hakkında daha fazla bilgi veriyor.

Üçüncü çivi ise bambaşka bir hikaye anlatıyor. İnşaat bilgisi yerine, zor yaşam koşullarını ve çalışmanın ağırlığını anlatan bir mesaj içeriyor.

Mesaj şu şekilde tercüme ediliyor: "Alkol veya endişe dışında hiçbir şey yok, üç yıl boyunca yorucu çalışma saçımı beyazlattı." Bu mesaj muhtemelen duvarın inşaatçılarından biri tarafından yazılmış olabilir.

Heng, "Bu keşifler Çin Seddi'ni soğuk bir askeri yapıdan, savunma, kültürel alışveriş ve günlük yaşamı bir araya getiren canlı bir tarihi manzaraya dönüştürüyor" dedi.

Arkeologlar ayrıca bitki kalıntıları ve ilaç bitkileri buldular. Bu bulgular, o dönemdeki insanların beslenme alışkanlıkları ve tıbbi bilgileri hakkında bilgi sağlayabilir. Hayvan kemikleri de incelendi. Bu kemikler, hem evcil hem de vahşi hayvanların bu bölgede yaşadığını gösteriyor. Ayrıca, hayvanların kesilmesi ve işlenmesiyle ilgili izler de bulunmuştur.

Kazılar, Çin Seddi'nin askeri yapısıyla doğrudan ilişkili olmayan bazı bulgular da ortaya çıkardı. People's Daily listesine göre arkeologlar 28 turkuaz eşyası keşfettiler.

Detaylı incelemeler, bu materyalin muhtemelen Hubei, Henan ve Şansi eyaletlerindeki madenlerden geldiğini gösterdi. Bu da Çin'in kuzeyindeki ticaret yolları ve malların hareketini anlamamıza yardımcı oluyor.

Çin Seddi'nin en ünlü savunma yapılarından biri olan bu alanda, birkaç yüzyıl önce yaşamış ve çalışmış insanların izleri bir araya geldi. Gelecekteki arkeolojik çalışmalar, onların hayatları hakkında daha fazla bilgi sağlayabilir.

"Çin Seddi'nin manzarası ve coğrafyası neredeyse hiç değişmedi, bu da zaman yolculuğu gibi bir rekonstrüksiyon araştırmaları için ideal bir ortam oluşturuyor" diye sonlandırdı Heng.