Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in doktoru olan Dr. Pautov, 40 yaşına geldikten sonra vücudun beslenmeye farklı tepki verdiğini belirtiyor. Bu nedenle kalp, kan damarları ve tüm organizmanın sağlığı için beslenme planında değişiklik yapılması gerektiğini vurguluyor.
Dr. Pautov'a göre, en çok kaçınılması gereken yiyecekler arasında işlenmiş et ürünleri yer alıyor. Kobasal, sosis, salam ve endüstriyel olarak üretilen pastırma gibi ürünlerin uzun vadeli sağlık için büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor.
Doktor, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 2015 yılında işlenmiş eti 1. grup kanserojen madde olarak sınıflandırdığını hatırlatıyor. Bu durumun, işlenmiş et tüketiminin insanlarda kanser riskini artırdığına dair kesin bilimsel kanıtlar olduğunu gösterdiğini ifade ediyor.
"Duman, konserveler ve nitritler vücutta hasara yol açabilen bileşikler oluşturur. Bu bir zaman bombası gibidir," diye uyarıyor doktor.
Dr. Pautov'un iddialarını destekleyen bilimsel araştırmalar da var. Harvard Üniversitesi 2023 tarihli bir çalışması, günde sadece 30 gram işlenmiş et (yaklaşık olarak bir dilim pastırma) tüketildiğinde kalın bağırsak kanseri riskini %15 oranında artırabileceğini gösterdi.
Oxford Üniversitesi'ndeki araştırmacılar da işlenmiş et ürünleri tüketiminin mide ve pankreas kanserleri riskini artırdığına dair sonuçlar elde etti.
"Etten yanayım ama bir ürün aylarca rafta durabilir ve neredeyse plastik gibi görünüyorsa, artık gıda değil, kimyasal bir deneydir," diyor Dr. Pautov.
İşlenmiş et dışında doktor, rafine edilmiş şeker tüketimini de aşırıya kaçırma konusunda uyarıyor.
Dr. Pautov, şeker kendisinde sorun olmadığını ancak ölçülü ve doğal haliyle tüketildiğinde belirtiyor. Ancak beyaz şeker ve endüstriyel tatlıların büyük miktarlarda tüketimi ciddi bir sorun teşkil ediyor.
"Şeker o zaman iltihaplanma süreçleri için yakıt haline gelir ve kanser gelişimine katkıda bulunabilir," diyor.
Kan şekerindeki ani artışlar, pankreasa yük bindirir ve daha fazla insülin üretilmesini gerektirir. Bu hormonun aşırı seviyesi bazı hücrelerin büyümesine, özellikle de belirli değişikliklerden geçen hücrelere yol açabilir.
2022 yılında Nature dergisinde yayınlanan bir çalışma, kan şekerindeki yüksek seviyenin menopoz sonrası kadınlarda meme kanseri riskini artırdığına dair bağlantıyı ortaya koydu.
Dr. Pautov ayrıca aşırı şeker tüketiminin bağışıklık sisteminin işlevini geçici olarak zayıflatabileceğini belirtiyor.
"Beyaz kan hücreleri o zaman glikozla daha çok ilgilenir, organizmayı enfeksiyonlar ve hasarlardan korumak yerine," diyor.
Bilim topluluğu genellikle işlenmiş et tüketimini sınırlandırmanın gerektiğine katılıyor çünkü bu ürünlerin sık tüketilmesinin belirli kanser türleri riskini artırdığına dair ikna edici kanıtlar var, özellikle kalın bağırsak kanseri riski.
Şeker konusunda durum biraz daha karmaşık. Şeker doğrudan kanser sebebi değil ancak aşırı tüketimi obezite, insülin direnci ve kronik inflamatuar süreçlere katkıda bulunabilir, bu da birçok ciddi hastalığın riskini artırır.
Bu nedenle uzmanlar ölçülü şeker tüketimini ve işlenmiş gıdalardan uzak durarak meyve, sebze, baklagiller ve kaliteli protein kaynakları ağırlıklı beslenme planını öneriyor.