Sırp bilim insanları, deniz canlısı meduzaların kanserle mücadelede nasıl başarılı olduğunu anlamaya çalışıyorlar. Kalifornijski Teknolojik Enstitüsü (Caltech) araştırmacıları, hızlı hücre bölünmesinin bazı durumlarda kanser riskini artırdığı düşüncesinin aksine, meduzalar gibi bazı organizmalar için kanserle savaşmada önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koydu.

Araştırma, "PNAS" dergisinde yayınlandı ve Aniş A. Sarma, John Doyle ve Leo Goentoro tarafından yürütüldü. Araştırmacılar, hücre bölünmesi, ölümi ve mutasyonunu modelleyerek ve bu modeli canlı meduzalar üzerinde test ederek çalıştılar.

Hızlı hücre bölünmesi genellikle kanser riskini artırır çünkü her bölünme sırasında hücrelerde küçük bir olasılıkla mutasyon meydana gelebilir. Bu mutasyonlar zamanla kanserlere yol açabilir. Ancak, araştırmacılar bu modelde, hücre ölümünün hücre bölünmesiyle yakından ilişkili olduğu durumlarda, hızlı hücre bölünmesinin aksine, anormal hücrelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olabileceğini keşfettiler.

Araştırmacılar, bu süreci "yüksek akışlı düzeltme" veya "yüksek akışlı kontrol" olarak adlandırdılar. Bu süreçte, büyük sayıda yeni ve ölü hücre, sistemin kanserojen hücreleri tanımlamasında hata yapsa bile, hataları tespit etmede ve ortadan kaldırmada yardımcı olur.

Araştırmacılar bu teorilerini test etmek için "Aurelia aurita" adı verilen bir tür denizanası üzerinde çalıştılar. Bu tür, kanserle karşı koyma konusunda oldukça başarılı olduğu bilinen bir türdür. Araştırmacılar, genç denizanaslarının (efire) 8 simetrik kolunun anormal büyümeleri gözlemleyerek bu süreci inceledi.

Efirelere kansere neden olan kimyasallar uygulandığında, kanser oluşmadı. Ancak, hücrelerin doğal olarak kendilerini yok etme yeteneğini engellediklerinde, yani apoptozu bloke ettiklerinde, kanserler ortaya çıktı. Bu, denizanaslarının sağlıklı kalmak için hasarlı hücreleri uzaklaştırmaya güveniyor olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar ayrıca, kanserojenlere maruz kalan denizanaslarının hücre bölünmesini hızlandırdığını ve bu durumun kanser oluşumunu engellediğini buldular. Bu tepkiyi stres, yaralanma veya hücre çoğalmasını yavaşlatan ilaçlar gibi faktörlerle bloke etmek, kanserlerin daha sık ortaya çıkmasına neden oldu.

Hücre bölünmesini artırmak için denizanaslarına leucine adı verilen bir amino asit verildiğinde, kanser oluşumu azaldı. Bu da hızlı hücre yenilemesinin kanser direnci ile bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, bu bulguların uzun ömürlü diğer hayvanlarda (örneğin filler ve çıngıraklı fareler) düşük kanser oranlarını açıklamakta yardımcı olabileceğini ve insanlardaki kanser teşhisi veya önlenmesi için yeni stratejiler geliştirmek için potansiyel sağlayabileceğini belirtti. Özellikle yaşlanma ile birlikte, dokuların yenilenme yeteneği azaldığı için bu bulgular önemlidir.