Beslenme uzmanları, fırınlarda satılan milföy hamuru gibi işlenmiş ürünlerin beyaz ekmekten daha büyük bir sağlık tehdidi oluşturarak pankreası sessizce tükettiğini bildirdi. Günlük tüketim alışkanlığıyla birlikte rafine un ve endüstriyel trans yağlarla dolu bu hamur işlerinin, insülin direnci riskini artırarak vücudun enerji rezervlerini tükettiği vurgulandı.

Beslenme uzmanları, organlarımızın yaşlanma hızını glisemik yük indeksinin belirlediğini kaydetti. Beyaz ekmek bu listede üst sıralarda yer alsa da, sade veya dolgulu milföy hamurunun gerçek bir besin bombası olduğunu Govorise aktardı. Rafine un ve endüstriyel trans yağların (margarin) birleşimi, pankreasın işlenmesi için son derece zor bir madde oluşturuyor. Sıradan bir ekmek un, su ve maya içerirken, milföy hamuru tazeliği uzatan ve aynı zamanda insülin direnci riskini artıran katkı maddeleriyle doyurulmuştur.

Milföy hamurunun düzenli öğün yerine tüketilmesi durumunda, ani bir insülin salınımı meydana geldiği ve pankreasın beyaz undaki yüksek şeker miktarını işlemek için "fazla mesai" yaptığı belirtildi. Bu hamur işlerinden alınan yağın iç organlarda hızla biriktiği, iki saat sonra ise kan şekerindeki düşüşün enerji ve konsantrasyon kaybına neden olduğu açıklandı. Uzmanlar, beyaz ekmeğin halen beslenmenin temelini oluşturuyorsa, sağlığı koruyan daha sağlıklı alternatiflere yönelinmesini önerdi. Pankreasın bir "sıfırlama düğmesi" olmadığını vurgulayan beslenme uzmanları, organlar üzerindeki kronik yükü önlemek için tüketimin en fazla on günde bir ile sınırlandırılması gerektiğini N1info.ba aracılığıyla aktardı.