Pankreas kanseri, tıpta en sinsi ve teşhisi güç olan tümörlerden biri olarak biliniyor. Ancak, Funda Ajate'nin yaşam mücadelesi, hastalığın getirdiği zorlukları aşmanın ve modern tıbbın sunduğu kalıcı iyileşme fırsatlarının bir kanıtı olarak öne çıkıyor. Altı şes yıl önce Funda Ajate'ye pankreas kanseri tanısı konulmuş olup, o, doğru zamanda aldığı uzman bakım sayesinde bu ağır savaştan zaferle çıkmayı başarmıştır.

Funda Ajate'nin hastalığı 34 yaşında, karın ve sırtında hissettiği yoğun ağrılar ve gece terlemeleri ile başladı. Uzun süren doktora ziyaretlerine rağmen, Almanya'daki ultrason ve diğer testler herhangi bir sorun göstermedi. Bir yıl boyunca "Her şey yolunda" cevabını aldı ve hatta bir psikiyatri uzmanına yönlendirildi. Vücudunun açıkça gönderdiği sinyaller dikkate alınmadığı için süreç oldukça zorlu geçti. Bir yıllık belirsizliğin ardından Türiye'ye geri dönme kararı, yaşamındaki dönüm noktası oldu.

Türkiye'ye döndüğünde, Bursa'daki iç hastalıkları uzmanına yönlendirilen Ajate, iki gün içinde doğru teşhisi aldı. Almanya'daki birçok testin ardından, sorununu belirleyen Türk doktorun dikkatli değerlendirmesi sayesinde kanser teşhisi konuldu.

Pankreas kanseri, teşhisi en zor olan tümörlerden birisidir. İlk başta belirgin semptomlar göstermeyebilir ve görüntüleme yöntemleri tümörü gözden kaçırabilir. Ne yazık ki, Ajate'nin yaşadığı belirtiler bu hastalığın karakteristik özellikleriyle uyumluydu. Ancak, teşhisin gecikmesi fiziksel ve psikolojik olarak kendisi için zorlu bir mücadele oldu.

Aldığı teşhisin ardından ameliyat için Almanya'ya dönen Ajate, 2009 yılında bir Türk cerrah tarafından operasyona alındı. Ajate, pankreas bölgesindeki tümörler için sıklıkla uygulanan "Whipple prosedürü" adındaki karmaşık bir işlemeden geçmiştir. Ancak, ameliyat sırasında cerrahların karşılaştığı durum, beklenenden daha ciddiydi ve tümörün tamamen kaldırılması için pankreasın tamamen çıkarılması gerekti. Bu radikal karar, Funda Ajate'nin yaşamını sadece o gün değil, gelecekteki yılları da etkiledi.

Bu operasyon, cerrah için de özel bir anlam taşımaktaydı. Funda Ajate, pankreas kanseri yaşayan ve işlem gerçekleştiren Türk cerrah tarafından operasyon yapılan ilk hastaydı. Bu detay, cerrah ve Ajate arasında özel bir bağ oluşmasına neden oldu.

Ajate, ameliyat sonrası tedavisini başarıyla tamamlayarak, pankreas olmadan 16 yıldır yaşamaktadır. Ancak, bu durum ona diyabetle başa çıkma zorluğu getiriyor ve zaman zaman bazı sıkıntılarla karşılaşmasına neden oluyor. Yine de, kararlılığı ve enerjisi, onun gücü ve direncinin net bir göstergesidir.

Son yıllarda pankreas kanserinin tedavi başarısı önemli ölçüde artmıştır. Bilim insanları, bu alandaki araştırmalarını yoğunlaştırmış ve daha etkili tedavi seçenekleri geliştirmiştir. Tümör cerrahi olarak tamamen çıkarılabilir ve hasta etkili bir kemoterapi sürecinden geçerse, kalıcı iyileşme oranı yüzde 25'tir. Bu, dört hastadan birinin tümörü yenebileceği anlamına gelmektedir. Bu oran, geçmişte çok daha düşüktü. Dolayısıyla, tıptaki bu ilerleme bugün birçok hasta için gerçek bir umut taşımaktadır.

Funda Ajate'nin hikayesi sadece bir ameliyat hikayesi değil. Aynı zamanda, profesör Dr. Mert Erkan gibi pankreas cerrahisinde uluslararası alanda en deneyimli uzmanlardan birinin katkısıyla gerçekleşen kapsamlı bir sağlık yolculuğunu temsil etmektedir. Dr. Erkan, bilgi ve uzmanlığını Avrupa'nın önde gelen merkezlerinde, özellikle Heidelberg ve Münih'te edinmiştir. 2021'de Acıbadem Sağlık Grubu ile işbirliği yaptıktan sonra, Erkan, pankreas, karaciğer ve safra yolları cerrahisinde dünyanın en etkili bilim insanlarından biri olarak tanınmıştır.

Deneyimini hatırlayan Funda Ajate, başarılı bir sonucun üç temel noktası olduğunu vurgulamaktadır: erken teşhis hayat kurtarır, doğru doktor bulmak tedavi sürecini değiştirir ve güçlü motivasyon iyileşmede başat rol oynar. Teşhis konulmadan geçen bir yıl, ileri teknolojinin ve uzman ekiplerin erken teşhis koymadaki önemini vurgulamaktadır. Diğer yandan, Türkiye'deki doğru teşhis ve Türk cerrah tarafından yapılan başarılı operasyon, doğru doktor seçimindeki önemi ortaya koymaktadır. Acıbadem Sağlık Grubu, onkoloji merkezlerinde gelişmiş görüntüleme yöntemleri, uluslararası deneyime sahip doktorlar ve psikososyal destek ile hastaları bu mücadeleye hazırlamaktadır.

Funda Ajate'nin on altı yıllık yaşam mücadelesi ve kalıcı iyileşmesi, Acıbadem Sağlık Grubu'nun uzman cerrah ve onkologlar ile multidisipliner yaklaşımının ve teknolojik alt yapısının gerçek bir umut sunabileceğinin en güzel göstergesidir. Bu zorlu hastalıktan kurtulmak mümkün. Funda Ajate’nin mesajı: "Ben yaşıyorum," bu da doğru yerden başlanan tedavinin gücünü ortaya koymaktadır.