Sırp geoloji uzmanı Nensi Rajns, ağır bir bisiklet kazası sonrasında yaşadığı klinik ölüm deneyimini anlatıyor. 46 yaşındayken geçirdiği kaza sonucunda ciddi boyun ve sırt yaralanmaları nedeniyle karmaşık bir operasyona girdi. Operasyon sırasında kalbi iki dakika boyunca durduğunu belirten Rajns, bu süreçte ölümden döndüğünü ve "bir dağ yamacında ayakta durduğunu" hissettiğini söylüyor.
Rajns, Katolik bir ailenin çocuğu olarak büyümüş ancak genç yaşlarda dinsel inançlarından uzaklaşmaya başlamıştı. 17 yaşında Tanrı'nın olmadığına inandığını ve neredeyse iki on yıl boyunca bilim dünyasında çalışarak mantıklı düşünceye ve gerçeklere dayalı bir yaşam sürdürdüğünü ifade ediyor. Ancak ağır kaza sonrasında yaşadığı klinik ölüm deneyimi, onun inanç sistemini kökten değiştirmiş.
Rajns, kazada ciddi yaralanmalar geçirdikten sonra operasyon öncesi hayatta kalma ihtimali hakkında endişeli olduğunu söylüyor. Operasyon sırasında kalp atışının durduğunu ve "ölümden döndüğünü" hissettiğini anlatıyor.
Bu deneyimle ilgili olarak Rajns, "Bir dağ yamacında ayakta buldum kendimi" dedi. Sıcaklık, huzur ve güçlü bir güven duygusu yaşadığını belirtiyor. Bir an için operasyon masası üzerinde öldüğüne inandığını söylüyor.
Rajns, bu olayı mantıklı olarak açıklamak için çabaladığını ancak o sırada kendisine "bulunduğu yerin gerçek evi" olduğunu söyleyen bir mesaj aldığını ifade ediyor. Bu deneyimle birlikte geride bıraktığı dünyayı farklı bir şekilde algılamaya başladığını söylüyor. Dünyasal yaşam, sanki uzak ve belirsiz bir hayal gibi hissetmeye başlamışken, yaşadığı bu deneyim daha gerçekçi ve anlamlı gelmişti.
Rajns ayrıca, sisin içinde beliren bir figür gördüğünü de anlatıyor. Bu figürle karşılaşması, kendisinin "öğrenme yeri" olduğunu öğrendiği bir mekanda bulunduğunu gösteriyordu. Burada bazı hayati dersleri öğrenmesi gerektiğini hissettiğini söylüyor.
Rajns'in en dikkat çekici ifadelerinden biri, kendi hayatının haritasını gördüğünü anlatması. Farklı yolların kendisine sunulduğunu, bazıları ayrılıp tekrar birleştiğini ancak hepsinin sonunda aynı noktaya vardığını belirtiyor. Bu deneyimle birlikte yaşamda tek "doğru" yol olmadığını anladığını söylüyor. Ayrıca, hayatını henüz doğmadan önce seçtiği hissine kapıldığını da ifade ediyor.