Günümüzde takviye edici gıdalar her zamankinden daha popüler hale gelirken, glukozamin de son zamanlarda dikkat çekenler arasında yer alıyor. Milyonlarca yetişkin, eklem sağlığını iyileştirmek ve osteoartrit semptomlarını hafifletmek amacıyla her yıl glukozamin kullanıyor. Ancak yeni bir çalışma, bu takviyenin bazı kişilerde hızlanmış demans ile ilişkili olabileceğini kaydetti. Nature Metabolism dergisinde 9 Haziran 2026'da yayımlanan bu bulgu, uzmanlara göre glukozamin kullanımını tamamen bırakmak için kesin bir neden teşkil etmiyor. Ancak, potansiyel risklerinin faydalarını aşıp aşmadığına dair soruları gündeme getirdiği belirtildi. Glukozamin, vücutta doğal olarak bulunan bir amino şeker olup eklemler üzerindeki baskıyı hafifleten kıkırdağın oluşumunu ve yenilenmesini uyarıyor. Kıkırdağın yaşla birlikte yıpranma eğilimi göstermesi ve glukozaminin gıdalarda önemli miktarlarda bulunmaması nedeniyle birçok kişi, eklem sağlığını desteklemek umuduyla takviyelere yöneliyor. Üreticiler, glukozamini genellikle kabuklu deniz ürünlerinden veya laboratuvar ortamında elde ederek mağaza raflarına sunuyor. Bu takviye genellikle kıkırdakta bulunan başka bir madde olan kondroitin sülfat ile birleştirilerek tablet veya kapsül şeklinde satılıyor. Ürün etiketlerinde, bu takviyelerin eklem sağlığını desteklediği veya konfor ile hareketliliği artırdığı belirtiliyor. NYU Langone Ortopedi Merkezi'nde ortopedi cerrahı ve NYU Grossman Tıp Fakültesi'nde ortopedi cerrahisi profesörü olan Dr. Claudette Lajam, glukozamin ve kondroitin sülfat kombinasyonunun bazı artrit hastalarına yardımcı olduğunu gözlemlediğini aktardı. Vermont Üniversitesi Larner Tıp Fakültesi'nde ortopedi ve rehabilitasyon doçenti olan Dr. Nathan K. Endres ise bazı bireylere yardımcı olabilse de glukozaminin faydalarına yönelik bilimsel desteğin en iyi ihtimalle oldukça zayıf olduğunu belirtti. Glukozaminin diz dışındaki eklemler üzerindeki etkilerini yalnızca az sayıda çalışma incelemiş olup, ağrı veya eklem yapısını iyileştirdiğine dair sınırlı kanıtlar bulunuyor. Bu arada araştırmaların büyük bir kısmı diz osteoartritine odaklanmış olsa da, sonuçların karışık olduğu kaydedildi. Örneğin, 2008 yılında yapılan bir çalışma, plasebo ile karşılaştırıldığında glukozamin ve kondroitin sülfatın, eklem sağlığının bir ölçüsü olan eklem boşluğu genişliğinde klinik olarak önemli bir fark yaratmada başarısız olduğunu bildirdi. 2016 yılındaki bir başka çalışma ise plasebonun diz ağrısını azaltmada takviyelerden aslında daha etkili olduğunu belirtti. Aynı zamanda, 2022 yılında yapılan bir meta-analiz, plaseboyla karşılaştırıldığında bu takviye kombinasyonunu alan diz osteoartritli yetişkinlerin, semptomları değerlendirmek için kullanılan hasta tarafından doldurulan bir ankette istatistiksel olarak anlamlı bir avantaja sahip olduğunu açıkladı. Dr. Endres, Health'e yaptığı açıklamada, fayda gösteren çalışmalarda bile bunun büyük bir fark anlamına gelmediğini belirtti. Glukozaminin etkinliğine dair kanıtlar zayıf olsa da, çoğu kişi için genellikle güvenli kabul edildiği vurgulandı. Bilinen yan etkileri nispeten hafiftir; baş ağrısı, mide bulantısı ve kabızlık gibi gastrointestinal semptomları içerdiği bildirildi. Yeni çalışmada araştırmacılar, glukozamin kullanımı ile hafif bilişsel semptomları olan kişilerde daha hızlı bilişsel gerileme arasında bir bağlantı, ayrıca Alzheimer hastalığı olan hastalarda beş yıl içinde daha yüksek ölüm riski bulduklarını aktardı. Ancak araştırma, glukozamin ile bu sonuçlar arasında yalnızca bir bağlantı olduğunu, sebep-sonuç ilişkisi olmadığını açıkladı. Dr. Lajam, daha az hareket eden kişilerin, yani glukozamin kullanan popülasyonun, zaten daha yüksek demans riski altında olduğunu, bu nedenle bu bağlantıyı tetikleyenin takviyenin kendisi değil, azalmış hareketlilik olabileceğini açıkladı. Glukozamin ve demans arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Bununla birlikte, glukozaminin bazı belirlenmiş riskleri de bulunuyor. Varfarin gibi kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde kanama riskini artırabileceği, glukozaminin asetaminofen (parasetamol) ile birleştirilmesinin ise her iki ilacın da etkinliğini azaltabileceği belirtildi. Ayrıca, glukozamin gibi takviyelerin Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından düzenlenmediği de aktarıldı. Dr. Endres, bu nedenle doğru içerik ve dozaj söz konusu olduğunda tam olarak ne satın alındığının bilinmediğini kaydetti. Dr. Lajam, glukozamin almadan önce bir doktorla konuşulmasını, ayrıca takviye denemeden önce ve 30 gün sonra ağrının takip edilerek faydalı olup olmadığının anlaşılmasını tavsiye ettiğini bildirdi.