Harvard Üniversitesi'nden kamu sağlığı uzmanlarının öncülük ettiği yeni bir araştırma, kalp sağlığı için anahtarın beslenmeden makarnayı veya patatesi çıkarmak ya da düşük yağlı diyet uygulamak olmadığını belirtti. Yaklaşık 30 yıl boyunca Amerika Birleşik Devletleri'nde 200 bine yakın kadın ve erkeğin takip edildiği çalışma, beslenmenin odak noktasının çıkarılan gıdalardan ziyade, alınan gıdaların kalitesine verilmesi gerektiğini kaydetti. "Science Alert" kaynaklı habere göre, çalışmanın temel bulgusu, karbonhidrat veya yağ miktarından ziyade gıdanın kalitesinde saklıdır. Araştırmacılar, düşük karbonhidratlı veya düşük yağlı olduğu kabul edilen diyetlerin bile, eğer çok fazla işlenmiş gıda, hayvansal protein veya yağ içeriyorsa ya da yeterli sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağlardan yoksunsa, uzun vadede kardiyovasküler sağlığa önemli faydalar sağlamayabileceğini vurguladı. Araştırmaya liderlik eden Harvard epidemiyologu Jiyuan Wu, Şubat ayında yayımlanan bulguları açıklarken, "Elde ettiğimiz sonuçlar, meselenin sadece karbonhidratları veya yağları azaltmakla ilgili olmadığını, insanların bu tür bir beslenme şeklini oluşturmak için seçtikleri gıdaların kalitesiyle ilgili olduğunu gösterdi" ifadelerini kullandı. Wu, "Sadece besin içeriğine odaklanıp gıda kalitesine dikkat etmemek, sağlık açısından fayda sağlamayabilir" diye kaydetti. Çalışmaya katılan ve sağlıklı, çeşitli gıdalarla yeterli makro besin alımı yapan katılımcıların, kanda "iyi kolesterol" seviyelerinin daha yüksek olduğu, ayrıca yağ ve iltihaplanma belirteçlerinin daha düşük olduğu tespit edildi. Bu kişilerin, kalp krizi nedenlerinin başında gelen koroner kalp hastalığına yakalanma riskinin de önemli ölçüde daha az olduğu belirtildi. Wu, "Bu sonuçlar, sağlıklı düşük karbonhidratlı ve düşük yağlı diyetlerin, kardiyovasküler sağlığı iyileştiren ortak biyolojik yolları paylaşabileceğini gösteriyor" açıklamasında bulundu. Wu ayrıca, "Genel diyet kalitesine odaklanmak, bireylerin kendi tercihlerine uygun beslenme düzenlerini seçerken kalp sağlığını desteklemeye devam etmelerine esneklik sağlayabilir" diye ekledi. Bulguların, katılımcıların kendileri tarafından bildirilen diyet verilerine dayanması ve tüm katılımcıların sağlık profesyonelleri olması nedeniyle, genel popülasyona göre daha yüksek bir sağlık bilincine ve sağlık hizmetlerine erişime sahip olabilecekleri belirtildi. Bu durum bir sınırlama oluştursa da, çalışmanın 5,2 milyondan fazla kişi-yılı içeren etkileyici takip süresi önem arz ettiğini kaydetti. Bu bulgular, daha az işlenmiş gıda ve daha fazla tam tahıl ve sebze tüketmenin genel sağlık sonuçları için en iyisi olduğunu öne süren artan kanıtlar arasına katıldı. Kalori, karbonhidrat veya yağ sayan katı diyetlerin her zaman gerekli olmayabileceği ifade edildi. Yale Üniversitesi kardiyologu ve Journal of the American College of Cardiology dergisinin baş editörü Harlan Krumholz, "Bu çalışma, uzun süredir devam eden düşük karbonhidratlı diyetler ve düşük yağlı diyetler arasındaki tartışmayı ileriye taşımaya yardımcı oluyor" açıklamasında bulundu. Krumholz, "Bulgular, kalp sağlığı için en önemli şeyin insanların yediği gıdaların kalitesi olduğunu gösteriyor. Bir diyetin karbonhidratı mı yoksa yağı mı daha az olursa olsun, bitkisel gıdalara, tam tahıllara ve sağlıklı yağlara odaklanmak daha iyi kardiyovasküler sonuçlarla ilişkilidir" diye belirtti. Çalışma, Journal of the American College of Cardiology dergisinde yayımlandı.