Hırvatistan merkezli Adriyatik Petrol Boru Hattı (Janaf), Macar MOL şirketine yanıt vererek Hırvatistan'ın petrol arzını reddetmediğini veya enerjiyi siyasallaştırmadığını, ancak Rus petrolü taşımacılığı söz konusu olduğunda Avrupa Birliği ve ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarına uygun hareket ettiğini bildirdi.

Janaf'tan yapılan açıklamada, Hırvatistan ve Janaf'ın AB ve ABD yaptırımlarını tutarlı bir şekilde uygulayarak tedariki düzenlemelere uygun olarak sağladığı belirtildi. Şirkete yöneltilen "ultimatomlara" tepki gösteren Janaf, sorumlu bir şekilde ve AB ile ABD'nin mevcut yaptırım rejimlerine tamamen uygun çalıştığını vurguladı. Macaristan ve Slovakya'nın tedarik güvenliğinin tehlikede olmadığını kaydeden şirket, Hırvatistan üzerinden geçen boru hattının onların ihtiyaçları için yeterli kapasiteye sahip olduğunu aktardı. Janaf, tedarik ve nakliye kararlarının baskılarla değil, yasalara ve yaptırımlara uygunluk temelinde alınması gerektiğini açıkladı.

Ortaklar ve müttefikler arasındaki görüşmelerin nezaketle, argümanlarla ve gerçeklere dayalı olarak yürütülmesinin önemli olduğu belirtildi. Macaristan'ın yakın zamana kadar bu tür bir kapasitenin var olmadığını iddia etmesine rağmen bugün Janaf üzerinden tam kapasite taşımacılık talep etmesinin, boru hattının yeterliliğini doğruladığı ifade edildi. Geçtiğimiz ve bu hafta Macar MOL'a yaptırım kısıtlamaları kapsamında olmayan önemli miktarlarda petrol taşındığı ve nisan ayı başına kadar aynı kullanıcı için yedi tankerin daha yolda olduğu bildirildi. Hırvatistan enerji altyapısının AB ve OFAC kurallarına uygun tedarikler için hazır, güvenilir ve erişilebilir olduğu belirtilirken, Sırbistan Cumhuriyeti'ndeki NIS şirketinin tedarik örneğinin, ortakların gerekli uzatmaları ve tedarik sürekliliğini sağlamak için sıkı yaptırım kriterlerini ortaklaşa nasıl yerine getirdiğini gösterdiği kaydedildi. Bu bağlamda, Macaristan ve Slovakya'ya yönelik tedarik ve nakliye kararlarının baskı veya ültimatomlarla değil, yasallık ve yaptırımlara uygunluk temelinde alınmasının beklendiği aktarıldı. Rus menşeli petrole veya Rusya ile bağlantılı kuruluşlara ilişkin taleplerin ancak AB ve OFAC'ın sıkı yaptırım kriterleri çerçevesinde, tam yasal doğrulama, açık sorumluluk ve maksimum şeffaflıkla değerlendirilebileceği vurgulandı.