Binlerce insanın yıllardır uygun fiyatlı konut beklediği Hollanda'nın Schiedam kentinde, kendi evinde eşi ve çocuklarıyla yaşamasına rağmen sosyal konutu kişisel kaçış alanı olarak kullanan bir erkek mahkeme tarafından cezalandırıldı.

Holladna'nın Schiedam şehrinde, kamuoyunda büyük tepki ve öfke uyandıran bir olay ortaya çıktı. Ailesiyle birlikte sürekli olarak kendi evinde ikamet eden bir erkeğin, sübvanse edilmiş sosyal konutu utanmazca elinde tuttuğu belirlendi. Bu erkek, kendi ifadesiyle, “kendine özel bir yer” olarak kullandığı bu konutu, aile ortamındaki gerginliklerden ara sıra kaçmak için ihtiyaç duyduğunu savundu. Ancak mahkeme, bu tuhaf açıklamayı kabul etmedi. Sosyal konutların, konut sorununu zaten çözmüş olanlar için özel sığınaklar veya ek lüksler olarak tasarlanmadığına hükmedildi. Woonplus konut şirketi, komşular ve yetkili mercilerin erkeğin sürekli olarak kendi satın aldığı evde yaşadığını, sosyal konutu ise sadece ara sıra kullandığını tespit etmesinin ardından yasal süreç başlattı. Mahkeme, sübvanse edilmiş konutların yalnızca piyasa fiyatlarıyla barınma imkanı olmayan kişilere yönelik olduğunu vurgulayarak, bunun sistemin ağır bir şekilde kötüye kullanılması olduğuna karar verdi.

Mahkeme kararıyla, erkeğin sosyal konutu 14 gün içinde boşaltması emredildi. Schiedam'da sosyal konut için ortalama bekleme süresinin dört buçuk yıldan fazla olması nedeniyle bu olay, kamuoyundaki öfkeyi daha da artırdı. Birçok aile ve bekarlar yıllarca belirsizlik içinde yaşarken, bir daire fiilen birinin ikinci tatil evi olarak hizmet etmişti. Benzer sorunlar Avrupa'nın diğer bölgelerinde de yaşanmaktadır. Örneğin, Almanya'da şu anda başta sosyal konut sektörü olmak üzere yaklaşık 1,4 milyon uygun fiyatlı konut açığı olduğu tahmin edilmektedir. Bu durum, vatandaşların bu tür suiistimallere ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.